"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Maneviyat için açlık şart!

Cenk ÇALIK
20 Nisan 2021, Salı
ORUÇ TUT, SIHHAT BUL - Hazırlayan: Cenk Çalık

Açlık sadece maddî sağlığımızı değil, manevî yönümüze de doğrudan tesir eder. “Kimin fikri fazla ise yemesi azdır; kimin tefekkürü azsa yemesi çok, kalbi de katıdır.” 1 “Az yiyenin içi nurla dolar ve Allahü Teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mü’mini sever” 2 mealindeki gibi hadisler fikri hayatımızın gelişebilmesi, hakkıyla kulluk yapıp ahirette pişman olmamak için açlığın ve az yemenin ehemmiyetini göstermektedir.

Bir Kuds-i Hadiste “Ben izzeti ibadet ve taatte koydum. İnsanlar ise izzeti sultanların kapılarında arıyorlar. Orada izzeti nasıl bulacaklar? Ben ilmi açlığa koydum halbuki insanlar onu çok yemekte arıyorlar. (Böyle olunca) ilmi nasıl bulacaklar? Ben kalbin cilâlanıp parlamasını uykusuzlukta bıraktım. Halbuki insanlar kalbin cilâsını çok uyumakta arıyorlar. Onu bu halde nasıl bulabilirler?” buyurulmuştur.

Dünyanın cazibedar fitnelerinden korunmak da açlıkla mümkün.

Tıka basa yediğimizde kalbimizin katılaştığı, hikmet ve haktan uzaklaştığımız çok tecrübelerle görülmüştür. Aç kaldığımızda ise marifet ve hikmet nurlarıyla hemhal olmanın yolunun açıldığını... Tabiri caizse su içinde kalan ekinler nasıl ölüyorsa, kalpler de çok yemekle ölür diyebiliriz.

 Açlık uzuvlarımızın daha az yıpranmasına vesile olduğu gibi idrakimizin artmasını da sağlar. İbadet hayatımız da müsbet etkilenir. Zira daha çok ibadet etmeye imkân buluruz. Ayrıca, huşu ile ibadet eder, onlardan aldığımız lezzet artar. Ahirete olan bağlılığımız ziyadeleşir. İki cihan saadetini elde ederiz.

Helâllerin damla damla, haramların sel gibi geldiği ahirzamanda açlık bizi harama düşmekten koruyan bir paratoner gibidir. Dünyanın cazibedar fitnelerinden korunmak da açlıkla çok kolaylaşır. 

Açlık dünyanın gayr-i meşrû lezzetlerine karşı mesafemizi açar. Zira, çok yenildiğinde şehvet artar, takva ve salih amel terk edilerek harama düşme kolaylaşır. Bundan ötürüdür ki riyazette çok az yemek ve uzun açlık çekmek muteberdir. Bu kaideyi uygulayan milyonlarla ehl-i velâyet ve ehl-i iman hiç şüphesiz ahiretlerini kazanmaları mümkün olacaktır.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Açlık tarifi mümkün olmayan bir ihsandır. Hem maddî ve hem manevî sağlık isteyen açlık lezzetini yaşamalıdır. Bunun dünya ve ahiretine sağlık, huzur ve saadet getireceği aşikârdır. Rabbim cümlemize açlık nimetinin kıymetini bilen ve yaşayan kullarından eylesin inşallah!..

Dipnotlar:

1- Kütüb-i Sitte, c. 11, s. 126.

2- Deylemi.

Okunma Sayısı: 938
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı