"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Muhteşem bir ikram: Hizmet

Cenk ÇALIK
06 Aralık 2025, Cumartesi
Suyun içinde yaşayan balıklara benziyoruz.

Suyun kıymetini anlamak için bir balıkçının oltasına takılmayı bekliyor gibi günlerimiz geçiyor. Akıntıya kapılan bir yaprak misali nerede duracağımızı bilmeden en kıymetli sermayemiz olan zamanımızı tüketiyoruz. Risale-i Nur’daki müjde ve teşviklerden haberimiz yokmuş gibi yaşamaya çalışmak ne büyük bir tezat değil mi? Aklımızı, fikrimizi, ruhumuzu, kalbimizi mâlâyâniyatla doldurmaktan lüzumlu işlere sıra gelmiyor…

Sorular!..

Tüm bu menfî tabloya rağmen rotamızı Risale-i Nur’lara döndürdüğümüz takdirde az zamanda ciddi mesafe almak mümkün. Risale-i Nur hizmeti’nin insanlık tarihi boyunca hizmet eden diğer cemaatlerden farkını hiç düşündük mü? Cemaatler kendi içinde mukayese edildiğinde Risale-i Nur cemaatinin müstesna yeri olduğunu biliyor muyuz? Diğer cemaatlerin aynı netice almak için çok daha fazla gayret göstermesinden bizim ne anlamamız gerekiyor? Nazlı çocuklar gibi davranmaktan vazgeçme zamanı gelmedi mi? 

Çare Risale-i Nur’da…

Çok sayıda teşvikten sadece birini hatırlamak bile anlamak ve yaşamak isteyene gerekli mesajı verecektir: “Eski zamandan beri hiçbir cemaat, Risale-i Nur’un şakirtleri kadar hak ve hakikat mesleğinde pek çok iş görmekle beraber, pek az zahmetle kurtulmamışlar. Bizim hizmetimizin ondan birini yapanlar, zahmetimizin on mislini çekmişler. Demek biz, daima “Şükür ve elhamdülillâh” dedirten bir haldeyiz.”1 

Bütün zamanlar ve cemaatler!

Üzerimizdeki ihsan ve ikramı görmek ister misiniz? “Eski zamandan beri” ifadesini Hz. Âdem’den (as) itibaren düşünebiliriz. Yani, eski zaman bütün insanlık tarihini kapsar. “Hiçbir cemaat” derken bu konuda bir tane bile istisna olmadığına atıftır. “Risale-i Nur’un şakirtleri kadar” ifadesi bütün iman ve Kur’ân hizmeti yapan talebeler ile Risale-i Nur talebeleri mukayese için ayrıldığına işarettir. Yani önemli bir mukayese için tüm zamanlardaki bütün cemaatler bir tarafta, Risale-i Nur cemaati diğer taraftadır. “Hak ve hakikat mesleğinde pek çok iş görmekle beraber” ifadesinde gidilen yolun hak ve hakikat olduğunun ehemmiyet ve kıymetine binaen altı çiziliyor. Zira kainattaki en yüksek hakikat iman olduğundan bu talebelerin mesleğinin en değerli ve önemli meslek olduğu nazara veriliyor. 

Az zahmet! Çok hizmet!

“Pek az zahmetle kurtulmamışlar” tespiti en az zahmet çekenlerin Risale-i Nur talebeleri olduğunu nazara verir. “Pek az zahmet” azlığı ifade etmekle beraber ne kadar zahmet çekildiği tam olarak anlaşılmadığı için üstadımız rakam belirterek akıllardaki soru işaretlerini izale eder: “Bizim hizmetimizin ondan birini yapanlar, zahmetimizin on mislini çekmişler.” Yani zahmetin arkasında müthiş bir rahmet var. Diğer cemaatlerin zahmetini düşününce Risale-i Nur talebelerinin zahmeti hiç hükmünde. Çok az bir zahmette bile on misli hizmet vücuda geliyor. Tarih boyunca hiçbir cemaate nasip olmayan bu ihsan karşısında nasıl davranmalıyız? Ne söylememiz gerekir? “Demek biz, daima “Şükür ve elhamdülillâh” dedirten bir haldeyiz.” 

Evet sonsuz hamd olsun ki Risale-i Nur’u tanıyıp, bu aziz cemaatin bir ferdi olmamız ihsan edilmiş. Şimdi yol ikiye ayrılıyor. Ya gayretli bir şekilde hizmet ederek bu ikrama teşekkür edeceğiz ya da “Tuh o asrın gayretsiz adamlarına!”2 sözlerine muhatap olacağız… 

Dipnotlar: 

1- Kastamonu Lâhikası, s. 13; 2- Mektubat, s. 416

Okunma Sayısı: 2694
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    6.12.2025 21:45:50

    Önemli bir yazı.Bir cümleden çıkarılan mana tebriye şayan.Dikkatınıza barekellah.İşte bir Nur talebesi böyle müdakkik olur.Muhakematta geçen şu cümle kulağımıza küpe olmalı." Naze ninlerin Mihri misli dikkattır." Risale-i Nur baştan başa nazeninlerin ummanı dır.Ali Ulvi Kurucu Tarihçe-i Hayatın ön sözünde; " Dikkat" kelimesi onun için (Bediüzzaman için) en hassas bir kontrol vazifesini görmektedir"diyor.Bu özellik Nur Talebelerine de intikal etme lidir.Bu vasıfla Risaleler okunmalı, mütalâa edilmelidir.Ancak bu şekilde Nazenin olan iman hakikatlerinin derin liklerine içilebilir.O nazenin manalar ya kalanabilir.Cenk beyin mudakkinane bu yazısından dolayı tebrik ediyorum.

  • S. Pelin Kurukahveci

    6.12.2025 08:31:58

    100 sene de konuşsak siyaset sahnesini dizayn edemeyiz. Gücümüzün haricinde bir saha orası. Büyük siyaset sahası ile haşir neşir olduğumuz için şevkimiz de kırılıyor. İki üç öğrenci ile başlatacağımız bir öğrenci dersimiz ülkede iktidarın değişmesinden daha önemli olması ve bizi daha çok heyecanlandırması gerekmelidir. Siyaset değişecek her yer güllük gülistanlık olacak, iman hizmeti şahlanacak diye bir garantimiz mi var? O zaman artık şu siyasi ekonomik gündemden sıyrılalım. Şu yazıyı rehber edinelim. Bir suyun kenarında sakince oturup düşünelim.

  • S. Pelin Kurukahveci

    6.12.2025 08:27:46

    Cenk ağabey yazınız tebrike şayan. Allah razı olsun. Bu vesile ile bir kez daha oturup sakin kafayla düşünelim. Biz ne istiyoruz? Hizmet tarzımızı gözden geçirelim. Fabrika ayarlarımıza dönelim. Siyasete odakladığımız gözümüzü hizmetimize çevirelim. Buna gazete haberlerimiz de dahil. Herhangi bir gazeteden farkımız sadece lahika köşesi olmamalı. Aynı haberleri, aynı gündemleri takip etmeyi bırakalım artık. Kendi gündemimizi oluşturalım. Ve bu gündem ahirete taalluk eden iman hizmeti gündemi olsun. Siyasi sahaya dair yorduğumuz kafanın bize bir yorgunluk ve ağırlık verdiğini artık anlayalım.

  • Cemal Özkaya

    6.12.2025 05:55:54

    En iyi bildiğimi zannettiğim yerlerden birini mütalaa tarzında ele alınca güzel bir tesbit yapmışsınız tebrikler. Meğer ne az biliyormuş um

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı