"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ekonomide travmatik yıllar” ikrarı

Cevher İLHAN
21 Ocak 2020, Salı
Popüler politik tartışmaların hayhuyunda çarpıtmalarla ve algı operasyonuyla gündemin gerisine itilan konulardan biri de iktidar cephesince tam bir karartma yapılan ağır ekonomik kriz geliyor.

Gıdaya, elektriğe, doğalgaza yüzde 50’den 60-70’e varan zamların yapıldığı, 2324 lira 73 kuruş olarak belirlenen asgari ücretle 16 milyon vatandaşın “açlık sınırı”nın altında, 48 milyonun “yoksulluk sınırı”nda kaldığı vetirede, ilgili bakan “işçimizi enflasyona ezdirmedik” diyor. 

Gerçek enflasyonun, açıklanan “resmî enflasyon”u kat kat katladığı, işsizler ordusunun dokuz milyonu, büyük kısmı üniversite mezunu genç işsizler oranının yüzde 27’yi bulduğu; batık kredilerin 139 milyar liraya vardığı, kredi kartı borcu yüzünden 3 milyon vatandaşın yasal tâkibe düştüğü, kredi kartı borçlarının 542 milyar liraya ulaştığı, bankaların kara listesine girip temerrüde düşenlerin, icralık dosyaların 21 milyonu aştığı ortamda hâlâ “ekonominin düzeldiği” masalları anlatılıyor. 

Üretimin, istihdamın ve yatırımların durmasıyla 2019’daki 83 milyar 183 milyon lira vergi kaybına çâre olarak vergilerin daha da arttırılması ve yeni ek vergilerin devreye sokulması yoluna başvuruluyor.

Bunlara ilâveten yoğun gündem gürültüsünde 2020 yılının yüzde 14’lük ilk zammının Yavuz Sultan Selim Köprüsüne gelmesiyle dördüncü sınıf araçların geçişi 137.30, beşinci sınıf araçların 170.80 liraya; Osmangazi Köprüsünde ise birinci sınıf 117.90, ikinci sınıf 188.65, üçüncü sınıf 224, dördüncü sınıf 397.10 ve beşinci sınıf araçların geçiş ücreti 374.90 liraya çıkarılmış. 

Bu vartada, her fırsatta “ekonomide tarihî başarı”dan dem vuran Hazine ve Mâliye Bakanı, “2018 ve 2019 Türkiye ekonomisi açısından travmatik yıllardı” yakınması bu tablonun ikrar ve itirafı oluyor.

 “Yerli otomobil” rüyası

Gündem saptırmasında zaman zaman ortaya atılan konulardan biri de 27 Mayıs’ın “devrim  arabası”ndan sonra “Türkiye’nin 58 yıllık rüyâsı” olarak lanse edilen ve bizzat Cumhurbaşkanı’nın televizyonlarda tanıtımını yapıp “halkın cebini sıkıntıya sokmayacak -ehven- bir fiyat olmazsa sürümden kazanılmaz” dediği “yerli ve millî otomobil” icâdı. 

Oysa uzmanlar, “yerli-millî araba” olarak sunulan “akülü otomobil” maketini aslında İtalyan Pininfarina firmasının yaptığına dikkat çekiyorlar. Alman otomotiv devi Volkwagen bile montaj için iki seneden fazla süreye gerek duyarken, seri üretim için 2022’nin tarih verilmesine karşı “ön çalışma süreleri için asgari 6-7 yılın gerektiği”ni bildiriyorlar. 

Bu bakımdan, bunun da 2015’te “yerli - millî otomobil markası” görüntülerinin sahneye sürülmesine ya da büyük paralar harcanarak Almanya’da üretilen “maket uçak”ın “millî uçak” olarak ortaya atılmasına benzer bir propagandadan ve politik şovdan ibâret olduğu istifhamları artıyor. 

Tıpkı ekonomiden içte-dışta çıkmaz politikaların sonucu olan sıkıntılara karşı kamuoyunu yönlendirme maksatlı Kanal İstanbul “çılgın projesi”nin ortaya atılmasında olduğu gibi…

 

Okunma Sayısı: 1300
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    21.1.2020 12:46:48

    Şu an faiz indirimi,kanal İstanbul,yerli otomobil gibi hususlar açıkça baskın seçim için kurulan tezgahlardır.Yerli araba diye diye alayı vala yaptıkalrının içi, yüzünü toplum öğrendi.İtalyan firmasına siparişle yaptırılan tasarım,temeli değil henüz fabrika projesi dahi olmayan hatta kurulacak fabrika sahasında özel mülklerin kamulaştırması,imar planı(Devlet yapınca imar planı yapmayacakmı.O zaman 3194 sayılı imar kanununa devlet itibar etmemiş olmuyormu?)olmayan,projesi dahi çizilmemiş fabrikadan üretim için şu kadar sipariş alındı-veriliyor demek ne kadar sağlıklıdır varın tahmin edin.Kısaca ekonomi ciddi sıkıntılar içindedir.Tarım-hayvancılık ise bambaşka bir fecaat halindedir.Üreten çiftçi,hayvancılık yapan üretici dahi halinden şikayetçi iken ve lob etten samana kadar thalat yapılırken pembe tablolar masalıyla vatandaşın,milletin hayatı iyi olmuyor. Kısacası LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMÜYOR.HAMASET VE ATRAKSİYONLARLA DIŞ POLİTİKADA İŞLER İYİ GİTMİYOR.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı