"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İran’a saldırı bahaneleri...

Cevher İLHAN
21 Ocak 2026, Çarşamba
Suriye’de âlâ-yı vâlâ ile propaganda edilen “anlaşma”dan bir gün sonra çatışmaların yeniden alevlenmesi tartışılırken, İran’a saldırı komploları sürüyor.

Her ne kadar Türkiye ile “tek adam rejimi”nin hükmettiği Körfez emirliklerinin, kargaşanın ülkelerine sıçrayıp sultanlıklarını sarsacağı korkusuyla “Trump’ı İran’a saldırmaktan vazgeçirdikleri” söylense de ABD’nin Ortadoğu’ya askerî yığınağı, Siyonist İsrail’le bölgede Irak, Lübnan ve Suriye’nin ardından İran’a askerî operasyon bahanelerini sözkonusu ediyor.

Bahanelerin başında, ABD ile işgal ortaklarının güdümünde “uydusu” haline getirdikleri demokrasinin ‘d’sinin, hukukun olmadığı işbirlikçisi diktaları görmeyip, önemli eksikliklerine rağmen Meclis ile Anayasal sistemin olduğu, seçimlerin yapıldığı İran’a “nükleer silâh” iftirasının yanısıra “demokrasi, özgürleştirme, insan hakları” müdahale çifte standardı geliyor.

Bunun emperyal ecnebîlerin saldırısını asla meşru kılamayacağını bile bile Irak’a “kimyasal silâh’ ve ‘özgürleştirme” yalanı İran’da tekrarlanıyor.

“DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK” ÇARPITMASI…

Ancak esas çarpıklık, emperyalistlerin Siyonist istilâ hegemonyasıyla bölgede BOP’a alan oluşturma, İsrail’e karşı güçlü ülke bırakmama haydutluğuyla Türkiye’nin Müslüman komşusuna saldırıya Ankara’dakilerin çekingenliği.

Birleşmiş Milletler, diplomasi yerine dış askerî müdahale endişelerini vurgularken, Rusya ile birçok ülke, İran’ı istikrarsızlaştıran yıkıcı müdahaleyi şiddetle eleştirirken ve “Müslümanlığa ‘zehirli din’ karalaması dinî ayrımcılığıyla ‘Müslüman karşıtlığı’ nefret temelli aşırılığın Amerika’da artışı”ndan endişelenen Amerikalı Demokrat Senatör Mark Warner gibi Amerikalılar “Trump yönetimini kararlı kınama”ya çağırırken, iktidardakilerin suskunluğu.

İran’ın karışıklığa sürüklenmesine, siyasî birliğiyle toprak bütünlüğünü parçalama vandallığına karşı Ankara’nın Dışişleri Bakanı’nın temaslarıyla yetinmesi. “Tek kişilik hükûmet”in küresel çeteliği yine kuru kınamalarla geçiştirmesi.

Netanyahu’ya veryansın edip, Kudüs’ü başkenti ilân ettirdiği İsrail’i, Gazze soykırımına, Suriye ait Golan Tepelerini işgalinin kalıcılaştırmasına, silâh-savunma mekânizmasını tahribine, Şam’ı kuşatıp Şara’nın Sarayı’yla Genelkurmay’ı bombalamasına; Lübnan’ı, Katar’ı, Yemen’i vurmasına her türlü destekle cüretlendiren Trump’ı en ufak bir eleştiriden sakınmaları.

TRUMP’I KINAMAKTAN KAÇINMA KIRILGANLIĞI!

Trump’ın onayıyla, Türkiye’nin milyarlarca dolar harcadığı “üretim programı”ndan çıkarılıp 2,5 milyar dolar ödediği altı adet F-35 uçağını ve bizzat Bakan’ın ikrarıyla siyasî iktidarın seçimlerde propaganda ettiği Kaan uçağının motorunu vermemesine, F-16’ların modernizasyonunu yapamamasına tek kelime etmedikleri gibi.

Ya da Trump’ın imzasıyla, “Amerika’nın hasımlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele yasası (CAATSA)” kapsamında bir dizi ağır ekonomik yaptırıma, Halk Bank - Zarrap davasında “dolandırıcılık, kara para aklama” suçlamasıyla Türkiye’ye milyarlarca dolar ceza tehdidine, “Cumhurbaşkanı ile âilesinin Amerika ve yurtdışındaki mal varlığının araştırılması” şantajına Cumhurbaşkanı’nın “dostu Trump”a hiç bir târizde bulunmaması gibi. 

En vahimi de Cumhurbaşkanı’nın “komşu” ülkeyle ticarete yüzde 25 ek vergi konulmasıyla kronik krizdeki ekonominin darbelenip daha da çökertilmesine tepkisiz kalması. “Türkiye’nin komşusundan doğalgaz - petrol almasının engellenmesi, Amerika ile ticaretin bitirilmesi ‘dostluğa’ yakışır mı?” sorusunu sormaması.

Belli ki soykırımcı Netanyahu’yla Yahudî Lobisi’nin “İsrail’e ve Siyonizme en çok hizmet eden Amerikan Başkanı!” övgülerini dizdikleri Trump, uyduruk isnatlarla İran’ın iç savaşla parçalanıp ifnaya teşne hale getirilmesi peşinde; bu ifsadın denemeleri yapılıyor.

Devlet Başkanını baskınla kaçırma korsanlığıyla Venezuela’nın “teslim alınması” benzeri İran’a da askerî müdahaleyle “ecnebîlerin parmak karıştırmalarına zemin hazırlanıyor.”

Ve bütün bunlara karşı Saray iktidarı, hâlâ Trump’ı ağzına almaktan, kızdırmaktan kaçınıyor…

Okunma Sayısı: 1523
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Metin Ceren

    21.01.2026 20:00:58

    Hocam, yazılarınızda daha çok kişisel hislerinize yer verdiğinizi ve üslubunuzun Demokrat Parti propaganda metinlerini andırdığını düşünüyorum. Sizden gerçeklere dayalı, değerlendirmeler bekliyoruz; böylece yazılarınızdan daha fazla istifade edebiliriz.

  • Rafet

    21.01.2026 12:51:09

    Hadise tamam olmadan söz söyleyen, çok yanılır, az isabet eder. Bir kez tutturunca da nefsini âlim sanır. Oysa kul, aceleyle değil sabırla korunur.

  • S.topuz

    21.01.2026 11:11:40

    ..."Aynı gün pür-ümid,başka ve dünyevî bir meclisegittim.Dün yevîler dediler:Neden geldin geleli siyasete karışmıyorsun?Dedim:اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ السِّيَاسَةِEvet İstanbul siyaseti, İspanyol gibi bir hastalıktır.Fik ri hezeyanlaştırır.Biz mütehar-rik-i bizzât değiliz.Bilvasıtamü teharrikiz.Avrupa üflüyor,biz burada oynuyoruz.O tenvim ile telkineder.Biz kendimizden hayal edip,esamma-ne(sağır-ca) tahribimizde eser-i telkini icra ederiz. Mademki menba' Avrupa'dadır. Gelen cereyan, ya menfî veya müsbettir. Men-fîye kapılan, harf gibiدَلَّ عَلٰى مَعْنًى ف۪ى نَفْسِ غَيْرِه۪yahutلَا يَدُلُّ عَلٰى مَعْنًى ف۪ى نَفْسِه۪tarif edilir. De-mek bütün harekâtı, bizzât ha-ric hesabına geçer.Çünki irade si hükümsüzdür.Hulus-u niyeti faide vermez. Bâhusus menfî iki cihet-i za'fla, haric cereyan-ın kuvvetine bir âlet-i lâya'kıl (akılsızca bir âlet)olur."... Bediüzzaman,Sünuhat - 51 😭🇹🇷😭🕋😭🌍🙌🌹🤲🌹🌙☝️🕋😭🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭

  • Hasan

    21.01.2026 08:23:02

    Dış politika öngörüleriniz tutmuyor. Örnek 15 Ocak tarihli yazınız.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı