"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çarpık Suriye bilmecesi…

Cevher İLHAN
22 Ocak 2026, Perşembe
Önce Suriye’de Trump’la Körfez ülkeleri emirlikleriyle Ankara’dakilerin “geçici Devlet Başkanı olarak ilân ettikleri Heyet Tahrirü’ş-Şam (HTŞ) örgütü Lideri Şara ile Amerikan helikopteriyle Şam’a giden, “Suriye PKK’sı” PYD/YPG elebaşı Mazlum Abdi arasındaki “10 Mart -2025-mutâbakatı” ıskartaya çıkarıldı.

Akabinde Şam’a giden başta ABD ile emperyal ecnebilerin ittirmesiyle “ABD’nin bölge sömürge valisi” havasıyla ortalıkta gezen, Ortadoğu’ya demokrasinin değil, “hayırsever monarşi”yi - “tek adam rejimi”ni öneren Trump’ın Suriye Temsilcisi Tom Barrack’ın hâkemliğinde imzalandı.

Gelinen safhada iki gün içinde “ateşkes”in iptal edilip çatışmaların alevlenmesiyle çöken “18 Ocak -2026- anlaşması”nın yine Barrack’ın eliyle uygulanması bekleniyor. 

Bu yüzden, defalarca “iplerin kopması”yla akamete uğrayan süreçte Trump’la Barrack’ın açıkça “Şara’nın yanında” yer almasıyla hâlâ sahadaki fiilî durumu belirsiz “anlaşma”nın akıbeti tartışılıyor.

“OTONOM YAPI”YA ZEMİN…

Çarpıcı olan, Türkiye’de, özellikle iktidar mahfilleri, “yandaş medya”, “iktidara iliştirilmiş yorumcular”ca erkenden “Ankara’nın dediği oldu”, “PYD/YPG silah bıraktı”,  “Türkiye kazançlı çıktı” propagandasıyla telkin edilmesi. Örgütün Fırat’ın doğusunda Arap nüfusunun, aşiretlerin kontrolündeki Rakka ve Deyrizor gibi işgal ettiği şehirerden çekilmesi, “PKK’nın uzantılarını tasfiyesi” algı operasyonunun yapılması.   

Oysa -tam olarak uygulansa” bile her iki “anlaşma”da da “sahadaki gerçeğin göz önünde bulundurulması”na atıfla ve PYD/YPG’nin güdümündeki alana çekilmesiyle “özerk - otonom yönetim” daha da tahkim ediliyor.

“Anlaşma”da PYD/YPG’nin işgalindeki “Haseke ve Kobani’ye ayrı ayrı özel statü” verilmesi, “Rojova” dedikleri sahadaki yerleşim birimlerinin idâresine Şam’ın müdahale edememesi, Suriye ordusunun girememesi ve Hasekevaliliğiyle Suriye Savunma Bakan Yardımcısının belirlenmesinin Abdi’ye bırakılmasıyla bölgenin güvenliğinin “yerel güçler” adı altında yine örgüt militanlarına verilmesiyle göz göre göre “özerk – otonom yapı”ya alan oluşturuluyor; ve “uydu devlet”e zemin hazırlanıyor. 

Görünen o ki ABD ile işgalci ortakları, 100 bin militanını tanktan topa, füzeden uçaksavara silâhlandırıp azdırarak bölgenin başına musallat edip “vekâlet savaşı”na koşturdukları taşeronları “İsrail’in işbirlikçisi” maşaları PYD/YPG’yi -şimdilik- yedeğe almış.

YENİ İŞBİRLİKÇİ ŞARA…

Zira emperyal hegemonyalarına, bölgedeki enerji kaynaklarının hortumlanmasına ve özellikle “büyük İsrail projesi”ne “ikna edilerek” -iç kamuoyunun gazını alma maksatlı- göstermelik itirazların ötesine geçmeyen söylemlerle kalan Şara yönetimini “yeni işbirlikçi” olarak devreye sokuyor.

Esad’ın devrildiği ilk günde Colani’nin yöneticiliğini yaptığı El Kaide’den kalma, kurduğu Irak IŞİD’i El Nusra’dan dönüştürdüğü HTŞ militanlarına Halep – Şam yolunu bombalamakla açan, iki gün boyunca ülkenin savaş uçaklarından gemilerine topyekûn silahlarını ve savunma mekânizmasını vurup tahrip eden; ardından tatlı su ve petrol yataklarının yer aldığı Golan Tepeleri’ndeki işgalini kalıcılaştıran, Dürzî bölgesini ülkesine katıp bayrak diken, Şam’ı kuşatıp Cumhurbaşkanlığı Sarayını ve Millî Savunma Bakanlığı’nı vuran İsrail’e suskun kalan Şara yönetimini kullanmayı daha “kârlı” görüyor.

Neticede, popülist söylemli “zafer”in aksine Suriye’nin teslim alınmasında kullanılan PKK uzantısı” PYD/YPG, Türkiye’nin yanıbaşında yeniden bir iç savaş ateşinin alevlendirilmesinde istimal edilmek üzere “kenara çekilmiş.”

Sıradaki “hedef” İran’ın “İran PKK’sı PJAK’la birlikte ağababaları emperyalist ecnebiler tarafından iç savaş kargaşasına sürüklenip istikrarsızlaştırılması, Irak’taki çıkar savaşında ve İsrail’in bölge egemenliği hesâbına Suriye’nin etnik – mezhebî iftiraklar üzerinden bölünüp parçalanmasında kullanması için “yedeğe” alınmış…

Suriye bilmecesi, zâlim ecnebilerin projelerinden barışın çıkmayacağını bir defa daha ortaya koyuyor.

Okunma Sayısı: 1463
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin ilhan

    22.01.2026 18:00:28

    TURKİYE/ SURİYE (3) Suriye'de tıpkı İRAN'DAKİ gibi CIA/MOSSAD ajanlarının tertipledikleri provokasyonlar ile iç savaşın fitili ateşlenmistir. Bu hususta risalei nurlari,YENIASYA Gazetemizi okuyanlar gayet iyi bilirler ki aziz ustadimizin dahilde kılıç çekilmesi,din kardeşini katledecek bir cinayete izin vermediği hakikati bilinirse, siyonistlerin BOP tezgahları ve bu tezgahta gorevlendirdikleri Eşbaşkanı olan kişi maalesef 2 milyona yakın din kardeşimizin katline pay sahibidir. Bu ihaneti aynı zamanda FILISTIN davasındaki ikiyuzlulugunde de gördük. Bir taraftan Filistin diye tribünlere oynayan amma fiiliyatta katliam yapan katillere jet yakıtı bomba mühimmatı,dikenli tel,inşaat ve gida malzemeleri satışı petrol taşıması,istihbarat bilgileri aktarması vahşet ve hiyanetin ne derece olduğunu göstermiştir.

  • Hüseyin ilhan

    22.01.2026 17:52:56

    TURKIYE/SURIYE İki ülke attıkları imzalara samimiyet,titizlikle riayet etmiş,komşuda baba Esad ölünce yerine oğul B.Esad geçerek daha ılımlı bir idarecilik yapmaya başlamıştır. Ülkemizde de iktidara getirilen AKP ve liderleri müspet tabloyu ilk başta hayli ilerletmistir. Erdogan/Esad ailecek EGE'de yaşlarda Istanbul'da saraylarda tatil yapmış,iki ülke ortak kabine toplamış,ülke takımları dostluk maçı yapmış ve sınırdaki tel orgulerin kaldırılması,iki ülke insanlarının karşılıklı ziyaretleri hususan ŞAM'daki EMEVIYE Camii başta olmak üzere manevi mekanlara ferdi ve kabileleri turlar yapılmıştır.

  • Hüseyin ilhan

    22.01.2026 17:45:53

    Suriye de dün ne vardı önce ülkemiz adına faydası olan kısmı yazalım. H.Esad döneminde bilhassa soğuk savaş yılları içinde ülkemize karşı terörist faaliyetlerde 'barındıran,teşvik eden,yardım eden bir komşumuz idi. Ta ki merhum C.Baskanimiz DEMİREL'İ ciddiyet kararlılık ile ikaz ve iftarda bulunması ile bu yanlışlarına kötü niyet ve teröristlere yardim-yataklik etmesi ile savaş çanları Mısır lideri Hüsnü Mübarektir dikkatini çekmiş,arabuluculugu ile iki dindas insanlardan teşekkül eden komşuları ulaştıracak ADANA MUTABA olarak tarihe geçen ve 23 maddelik antlaşma neticesinde : 1-Milletimizimaddi ve manevi zarara uğratan canı,katil kalleş emperyalist siyonist kuklası APO başta olmak üzere SURIYE tüm teröristleri sinirdisi etmiştir.

  • Eren

    22.01.2026 12:22:10

    Anlatılanlar sadece sahadaki gerçekler değil; yazarın yıllardır süren siyasi tavrının da etkisi var. O yüzden ortaya çıkan tablo, serinkanlı bir “real politika” analizinden çok, alışılmış bir eleştiri refleksi gibi duruyor. Eleştiri elbette olsun; zaten olmazsa eksik kalır. Ama sahada bir emek, bir uğraş, bir niyet varken bunları tamamen yok sayıp sadece karanlık tarafı göstermek, insanlara umut değil bıkkınlık veriyor. Biraz daha dengeli bir dil, hem yanlışları söyleyen hem de yapılan doğru işleri teslim eden bir üslup, çok daha yapıcı olurdu. Türkiye’nin sahada attığı adımlar ya da ortaya koyduğu çabalar tamamen yok sayılmış gibi. Bu da haliyle insanlara umut vermiyor, tam tersine moral bozuyor.

  • Osman Yıldırım

    22.01.2026 11:39:31

    Yandaş medyadaki zafer çığlıklarına aldanmamak lazım,zira ipi kafirlerin ve zalimlerin elinde olan bir rahatlığın uzun vadede kimseye fayda getiremeyeceğin unutmamak lazım, emperyalist güçlerin Kendi çıkarlarına uygun kurdukları sahte düzene asla kalmamak gereklidir. ABD emperyalist dün YPG ye silah verip yardım ediyordu bugün de dün terörist dediği Colaniyi kullanarak ortadoğudaki çıkarlarını takip etmektedir. Bizler inananlar olarak bu tür zalimane ve El elhannas oyunlar karşısında her zaman teyakkuzda olmalıyız ve zalimlerin satranç oyunlarına kalmamalıyız.

  • Mehmet Türeli

    22.01.2026 00:38:59

    Biz, ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz. Fakat kâfirlerin kılıncı ile değil. Kâfirlerin kılınçları başlarını yesin; kılınçlarından gelen faide bize lâzım değil. Zâten o mütemerrid ecnebilerdir ki, münafıkları ehl-i imana musallat ettiler ve zındıkları yetiştirdiler. Lemalar - 105

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı