"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Kaos ve kargaşa stratejisi”

Cevher İLHAN
15 Ocak 2020, Çarşamba
Tam da Trump’ın tâlimatlı suikasta karşı Irak’taki Amerikan üslerinin vurulduğu sırada Tahran’dan kalkan Ukrayna yolcu uçağının “ABD tarafından atılan bir seyir füzesi sanılması”yla vurulmasının ardındaki sır perdesi aralandıkça dehşet ortaya çıkıyor.

Aslında her ne kadar Tahran yönetimi başta “tuzağa düşürüldüğü”nü itiraf edemeyerek “kaza ve hata” dese de, İran Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı’nın “Tahran’ın batısına konuşlandırılan hava savunma sistemlerimiz uçağı seyir füzesi olarak algıladı. O esnada iletişimde problemlerle operatör füze fırlatma izni alamadı. On saniye içinde karar verilmesi gerekiyordu. Nihayetinde bu kötü kararı verdi” ifadesi, yanlış istihbaratla iletişim müdahalesini söz konusu etmişti. 

Nitekim NY Times ekibinin İran Sivil Havacılık Örgütü tarafından hazırlanan kaza raporuyla uçağın vurulma ve düşme anını içeren video görüntülerini uzman bir ekibe incelettirmesiyle, uçağın seyrini paylaşan transponderın 10 saniye süreyle devre dışı kaldığının tesbit edilmesi, İran hava savunma sistemlerinin Amerika tarafından bölgedeki uydulardan, sensörlerden “elektronik müdahale”yle şaşırtılarak düşür(t)üldüğü vahametini ortaya çıkarıyor. (Türkiye, 14.1.20)

Belli ki 176 kişinin can verdiği uçak faciası da “hedef ülke” İran’ı iç çatışma ve kalkışmalarla “Iraklaştırarak” çökertme ifsadına alet ediliyor. 

“YENİ ORTADOĞU”DA SÜNNÎ - ŞİÎ SAVAŞI!

Öncelikli amaç, Trump’ın 2015’te BM’nin beş daimî üyesi ile Almanya’nın İran’la yaptığı “5+1 nükleer anlaşmadan çekilmesi”yle düşülen vartada, dünyada deniz ham petrol taşımacılığının yüzde 40’ının, Asya pazarlarına yüzde 85’inin üzerinden sevk edildiği, Basra ve Umman Körfezi’ni Hint Okyanusuna ve dünyaya bağlayan ve enerji ulaşımında alternatifsiz Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmek.

Yine küresel emperyallerin İsrail karşısında bölgede güçlü bir Müslüman devlet bıraktırmama hesâbıyla Irak ve Suriye’den sonra İran’ı da ifnayla “Ecnebilerin müdahalesine zemin hazırlamak.” Bunun için “ağır ekonomik yaptırımlar”la İran’da ekonomik-sosyal karışıklıklar kışkırtılıyor.

Asıl menhus maksat, BM kararlarına aykırı olarak İsrail’in Kudüs’ü başşehir yapmasına ve Filistin’de zulmünü arttırarak yeni Yahudi yerleşim birimlerini açmasına, Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ndeki işgalini “kalıcılaştırması”na destek veren Trump’ın siyonist damadının “yüzyılın plânı”ndaki Evanjelist “büyük İsrail projesi”yle Nil’den Fırat’a “arz-ı mev’ud (vaad edilmiş topraklar)”a alan oluşturuluyor.

Bunun için, CIA’nın Ortadoğu bölge eski şefi Robert Baer’in “İran’ın Önlenemez Yükselişi” kitabındaki “yeni Ortadoğu’yu kurabilmenin tek ifsadının, bölgede geniş çaplı bir ‘Şiî-Sünnî iç savaşı’nı tetiklemekten geçtiği” teziyle, İslâm dünyasını dehşetli “mezhebî tefrika” fitne ateşine atma senaryoları sahneleniyor. Bölgedeki topyekûn enerji kaynaklarını sömürmek için İslâm âleminde “Şiî hilâl”e karşı “Sünnî kuşak” fitnesi, “Sünnî-Alevî çatışması” alevlendiriliyor. 

“MÂNÂSIZ, HAKİKATSİZ, HAKSIZ, ZARARLI OLAN NİZÂI KALDIRINIZ”

Özetle, İran üzerinden vahim “emperyal oyun” oynanıyor. Bütün bunlara karşı Ankara, “eleştiri” ve “temenniler”le kalmamalı. Bölge ülkelerinin çökertilmesini amaçlayan kanlı saldırılarla ve dış müdahalelerle mezhebî bölgesel bir iç savaşı dinamitleme projesinin parçası olmamalı. 

Başta BM ve AB olmak üzere uluslararası plâtformlarda ve bölge ülkeleriyle “diyalog süreci”yle stratejik eksenli geniş işbirliğini ilerletmeli. Müslüman dünyasında kanlı mezhep kavgasını kışkırtan fitne ateşinin kıvılcımlarının Türkiye ve diğer komşu ülkelere sıçramasına fırsat vermemeli. Amerikan kaos ve kargaşa stratejisti Kissinger’in “Şiî-Sünnî çatışması stratejisi”yle Müslümanları birbirine kırdıracak komplosunu boşa çıkarmalı.

Bu dehşetli “menhus plân”a karşı Türkiye ve İslâm âleminin temel perspektifi, Kur’ân müfessiri Bediüzzaman’ın, “Ey Ehl-i Hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat! Ve ey Âl-i Beytin muhabbetini meslek ittihaz eden Alevîler! Çabuk bu mânasız ve hakikatsiz, haksız, zararlı olan nizâı (kavgayı) aranızdan kaldırınız. Yoksa, şimdiki kuvvetli bir sûrette hükmeyleyen zındıka cereyânı, birinizi diğeri aleyhinde âlet edip, ezmesinde isitmâl edecek. Bunu mağlûp ettikten sonra, o âleti de kıracak. Siz ehl-i tevhid olduğunuzdan, uhuvveti (kardeşliği) ve ittihâdı (birliği ve bütünlüğü) emreden yüzer esaslı râbıta-i kudsiye (mukaddes bağlar) mâbeyninizde (aranızda) varken, iftirakı iktiza eden cüz’î meseleleri bırakmak elzemdir” ikazı ve dersi olmalı. (Lem’alar, 32) 

Bölgeyi, küresel ecnebi işgal projelerinin tasallutundan kurtaracak, İslâm âlemini sulh ve müsâlemetle bütünleştirecek bu barış ve istikrar çağrısına kulak verilmeli…

Okunma Sayısı: 1503
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mürsel

    15.1.2020 12:00:59

    Aleviler içimizdeki müslümanlar ve Şii değil.Kendilerine asla şii demedikleri gibi, ezici çoğunluğu şiiliğe şiddetle karşı.Ama ülkedeki Caferiler şii. Asıl sorun, az ve zayf görünen şiilerin İran eliyle güçlendirilip taşkınlaştırılması projesi.Sünni topraklarda yapılan bu taşkınlık, sünnilerde öfke oluştursun isteniyor.Nitekim İran da bunu fazlasıyla yapıyor.Esas görev İran'da.Gücünü müslümanlara yöneltmek yerine, kendi evini düzeltmeli.Mesela; bir cenazeyi kaldırmak için yüze yakın cenaze çıkarmamanın yolunu öğrenmeli.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı