"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meclis’in asıl gündemi...

Cevher İLHAN
10 Haziran 2021, Perşembe
Haftalardır milyonların hayretle izlediği “Suriye’ye silâh sevki”nden “devlet adına cinayetler”a ve yığınla rüşvet, zimmet, çökme ve yolsuzluklara dair ifşaatlara siyasî iktidarın kayıtsızlığı devam ediyor.

128 milyar doların kimlere gidip nasıl buharlaştığının karanlıkta kalması gibi, “kredi” paravanında yüz milyarlarca doların “yandaş”lara peşkeş çekilmesinden seçimlerde bazı siyasetçilerin arabalarına çantalarla para bırakılmasına varan vahim iddialara bigane kalıyor. 

Kolombiya, Venezuela, Panama, Ekvador ve Brezilya uyruklu olduğu halde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen ve T.C. pasaportu alan kaç kişi olduğu; son yirmi yılda bu ülkelerden başta kokain olmak üzere onlarca ton uyuşturucu kaçakçılığı ve ticareti trafiğine dair soru önergelerine hiçbir cevap verilmezken, muhalefet partilerinin Mecliste “devlet-mafya-siyaset ilişkilerinin araştırılması” önerisi de yine AKP’li ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddediliyor. 

NEDEN ARAŞTIRMADAN KAÇINILIYOR?

Öncelikle çarpıcı olan, “tek kişilik yönetim”de en üst düzeyde “yargı bizim ayak bağımız”, “yargının gücü yeterse…” söylemiyle başlayıp “mahkemelere tâlimat verdik”le siyasetin emrine sokularak muallel hale getirilen yargının bütün bu olup bitenlere seyirci kalması; savcıların bahse konu iddiaların bir tekine dahi soruşturma açmaması. 

Yüksek yargı organı başkanlarının “yargıya güven sıfırlanmıştır” ikrarıyla yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının yok edildiği, AKP’li Adalet eski Bakanı ve Meclis Başkanı’nın “hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve teklinde bulunamaz” hükmünün çiğnendiğinin itirafı olan “Anayasanın 138. maddesinin öldüğü”nü ilânının yeniden teyid edilmesi. 

Yine “Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının dinlenmemesi” emriyle süren, “ihale yasası”nın –neredeyse her büyük ihale için- 191 kez değiştirildiği, Cumhurbaşkanı’nın “Sayıştay raporları Meclis’e gelirse duman oluruz!” uyarısıyla yüzlerce yolsuzluk, usûlsüzlüuk, ihaleye fesat karıştırmaya ilişkin denetim raporlarının Meclis’ten kaçırıldığı; ve dönemin Başbakanı Davutoğlu’nun daha önce -2016’da- “siyasî hayatımın en önemli projesiydi” diye nitelediği “siyasî ahlâk yasası”nın yine Cumhurbaşkanı’nın “Bu yasa çıkarsa ilçe başkanlığını yapacak kişi bulamazsınız” diye reddettiği vetirede, mevzubahis dehşetli iddiaları soruşturmaktan kaçınılması.  

Keza milletin hak ve hukukunu korumak için seçilen milletvekillerinin sırf siyasî sâiklerle, tepeden -Meclis dışından- verilen direktiflerle milletin hakkını gasba dair sözkonusu iddiaların soruşturulmasına karşı çıkmaları; “iddialar soruşturulmasın!” diye el kaldırmaları. 

Meclis’teki tartışmalarda iktidar partisi Grup Başkanvekilinin, bir medya grubuna bir kamu bankasından verilip yıllardır ödenmeyen 750 milyar dolarla ilgili soruları “ödenecek!” diye geçiştirmesi. Halkın parasını kullanan kamu bankasının her defasında “ticarî sır” diye Hazine’den karşılanan zararı kamuoyuna açıklamaması.

MİLLETİN HAKKI VE HUKUKU…

En çarpıcısı, “biz çetelerle mücadelelerde en çok adım atan ekibiz” diyen AKP Grup Başkanvekili’nin “Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Hatalarımız varsa temizleriz, gereğini yaparız, bunları temizleriz” diye konuşup ifşaatları sanki bir “parti içi mesele”ymiş gibi görüp “teğet geçmesi.”

Sanki 750 milyar dolar batık kredi ya da iddialara konu olan milyarlarca liralık rüşvet ve yolsuzluk paraları milletin değil de partinin kasasından verilmiş gibi basite indirgemeye çalışması. 

Ve “Meclis, kendi gündemine hâkim bir kurum. Biz Meclis’imizi, mafya liderlerinin gündemiyle değerlendirmeyiz” cümlesiyle, açıkça Meclis’in, milletin vergilerinin harcanmasını araştırıp soruşturmakla denetimini, daha önce iktidar partisi için meydanlarda miting yapan, kendi ifadesiyle il il dolaşıp oy isteyen, her türlü maddi desteği veren bir “mafya liderinin gündemi” olarak çarpıtması.

Gerçekten, bütün dünyada bu tür “kirli ilişkiler” ya da vahim cinâyet, yolsuzluk, rüşvet, zimmet olayları “bir mafya lideri”nin ifşaatları sonucu açığa çıkmadı mı? 

Bütün “temiz eller operasyonları”, “içeriden birileri”nin itirafları sonucu başlamadı mı? 

Aslında bütün bunların ıskalanması “Meclis’in âlet edilmesi” olur. Oysa Meclis’in asıl gündemi milletin hakkını ve hukukunu korumak; cinâyet, yolsuzluk, rüşvet, zimmet olaylarını sorgulamaktır…

Okunma Sayısı: 951
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı