"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zikzaklı “Suriye politikası”nın sonucu

Cevher İLHAN
12 Mayıs 2022, Perşembe
Son günlerin tartışmalarının başında gelen Suriyeli sığınmacılar konusu Ankara’nın on yıldır inadına sürdürdüğü öngörüsüz ve akıbetsiz çelişkili “Suriye politikası”nın sonucu.

Gerçek şu ki AKP iktidarında, özellikle “tek kişilik ucûbe yönetim”de Ankara, Irak gibi Suriye’nin de mezhebi ve etnik iftiraklarla dörde parçalanması politikalarına çanak tuttu. 

“İsrail’in güvenliği” perdesinde bölgedeki hegemonyası hesâbına ecnebilerin tahrikleriyle Suriye’de ateşlenip alevlendirilen iç savaşta “taraf” tutarak bütün çağrılara rağmen Suriye hükûmetiyle diyalog ve işbirliğine yanaşmadı. 

 İran ve Rusya ile imzaladığı, sağladığı ateşkesle ülke genelinde çatışmaları sona erdiren “Astana ve Soçi mutâbakatları”nın asıl amacı olan “Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve anayasal sürecin işlemesiyle siyasi sistemin tesisiyle barış ve istikrarı” çabalarını akamette uğrattı.  

Ülkenin kuzeyinde Fırat’ın batısında “askeri harekâtlar” düzenleyip İdlib’e kadar gidip Şam’ın tepkisine rağmen Mehmetçiği Suriye topraklarında konuşlandırdı. Azez, Afrin, Cerablus gibi Suriye kentlerinde bizzat İçişleri Bakanı’nın duyurmasıyla “komutanlar ve kaymakamlar” atadı. Bölgede çoğu işgalci küresel mihrakların ve ifsad şebekelerinin taşeronu olan radikal örgütlerle “iş tuttu.”

“ON ÜÇ YEREL MECLİS”LE İŞBİRLİĞİ”!

Bir yandan ÖSO (özgür Suriye ordusu) adı altında bir araya getirilen, yağma ve talan yapmakla ün salan ve Ankara’nın dolar üzerinden ücretlerini ödediği “paralı askerler”in Suriye ordusuyla savaşmasına tam destek verirken, diğer yandan Fırat’ın doğusunda ABD’nin 50 bin TIR dolusu her türlü silâh ve mühimmatla silâhlandırdığı 70-80 bin silâhlı militanlı PYD/YPG üzerinden İsrail’in uydusu “koridor devlet” kurma peşindeki ABD ile işbirliği yaptı, yapıyor.

Özetle, Ankara Suriye’yi iç savaş kaosuyla ifna emelindeki küresel işgalcilerle ortak oldu.

Ve Esad’n devrilmesine hapsolan kısır politikalarla küresel emperyaller ekseninde ısrarla “açık kapı poltikası”yla milyonlarca Suriyeli sığınmacının Türkiye akın etmesine zemin hazırlandı. 

İç savaş patlar patlamaz bilhassa sınır illerinde yüz binlerce, milyonlarca sığınmacı için önceden “çadır kentler” kurulması, Avrupa ülkeleri ile “geri kabul anlaşması” yapılması bundan. 

Bundandır ki “iktidar cephesi”nin iki haftada dört kez zikzaklı tutarsız “çözüm önerileri”yle meseleyi daha da çıkmaza sokan, esasen çözüm yerine “polemikler”le savsaklayan tavrı çarpıcı.

Cumhurbaşkanı’nın bir taraftan “bir milyon Suriyelinin dönüşünü sağlayacak proje hazırlığındayız” derken, diğer taraftan “Türkiye’nin ‘güvenli bölge’ haline getirdiği Azez, Cerablus, El Bab, Tel Abyad ve Rasulayn başta olmak üzere 13 bölgede yerel meclislerle işbirliğine gidileceği, yurtdışı ve yurtiçinden STK’ların desteğiyle kalıcı konut yapılacağı, atıl kalan arazilerin ekonomiye kazandırılacağı, gidenlere tarım ve sanayide iş imkânı sağlanacağı” vaadleri dikkat çekici.

“EMPERYAL PROJELER” YERİNE…

Görünen o ki Ankara’dakiler, Suriye yönetimi yerine “yerel meclisler” üzerinden “Suriye topraklarında kalmaya” hevesli; Türkiye’nin milyarlarca dolar ödediği F-35’leri teslim etmeyen ABD ve işgal ortağı küresel güçlerin Suriye’yi Türkiye’ye bırakacağı beklentisiyle.  Oysa Ankara’nın, bölgenin demografik yapısının değiştirilmesiyle başta Suriye olmak üzere bölge ülkelerinin güdümlü kukla “devletçiler”e bölünüp parçalanmasını, kargaşa ve kaosa itilmesini amaçlayan “emperyal işgal ve sömürü projeleri” yerine, Suriyeli sığınmacıların dönüşü meselesini de Suriye hükûmetiyle görüşüp konuşması gerekiyor. 

Zira Suriyeli sığınmacılar problemi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini esas alan “Astana - Soçi mutâbakatları” çerçevesinde vatandaşlarının geri dönüşü için defalarca genel af çıkaran Şam yönetimi ile işbirliğiyle ancak çözülebilir.  

Başka da çâresi yok…

Okunma Sayısı: 879
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı