"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Toprak çocuğun İlkbaharıdır

21 Temmuz 2020, Salı
İçinde bulunduğumuz bu mevsimde çocuklarımız için en güzel oyuncaktır toprak.

Oyun: Berfin Betül Karakoyun - Büşra Nur Bayraklılar

Diğer oyuncaklara nazaran insan sağlığına zararlı kimyasallar ihtiva etmez. Topraktan gelip toprağa gideceğimizi düşünürsek insan fıtratına en uygun oyun materyalidir. Başkasının istediği değil de sadece çocuğun istediği şekle girer. Ayrıca vücuttaki elektriği alarak çocuklarımızı sakinleştirip zamanlarını keyifle geçirmelerine imkân tanır. 

Peki çocuğumuz toprakla hemhal iken sadece “vakit geçirdiklerini’’ mi düşünmeli? Toprak gibi düzgün olmayan bir zeminde yürümek denge mekanizması gelişimine katkı sağlar. Serbest bir arazide koşarken, kendisini hür hisseder. Hammaddesi topraktan bambaşka bir ürün ortaya koymanın mutluluğunu tadar.

Nitekim Peygamber Efendimizin de (asm) çocukların oynamasını tavsiye ettiği bir oyun materyalidir toprak. Toprakla oynayan bir grup çocuğu engellemek isteyenleri uyarmış ve oynamalarını teşvik etmiştir. Nitekim “Toprak çocuğun ilkbaharıdır” diye buyurur.

Bu söylenenlerin hepsi sadece toprağa mı? Methiyelerin hepsi sadece onun mu ya da kazanımların hepsi yalnızca toprakla sınırlı mı? Hele ki topraktan daha küllî bir kâinat söz konusu iken..  Üstelik insan da bu kâinata bir fihriste.. İnsanı büyütsek kâinat; kâinatı küçültsek insan.. O halde fıtratımız taş, su, toprak, açık hava, çimen, ağaç.. Demek fıtratımıza hasret kaldığımız bu günlerde fıtrî olana dönmenin de tam zamanı! Peki ya fıtratından ısrarla vazgeçmeyen çocuklarımız? Onlara biz de Efendimiz (asm) gibi destekçiyiz inşallah. 

Altın Tavsiye:

Çocuğumuza Allah’ı, İslâm’ı yalnızca birkaç kaliteli çocuk kitapları okutarak öğreteceğimiz inanışını bir kenara bırakalım. Onlar yine yardımcılık konumunda kalsın, artık bu işi ehline devredelim. Bırakalım kışın beyaz örtüsüyle ölümü; bahar mevsimleriyle haşri; topladığı meyvelerle matematiği; boyadığı taşlarla tasarımı, öğrensin, keşfetsin… OYNASIN!

Altın Oyun:

Biz çocukken oynuyor isek çocuklarımızın da onları devrelma hakkı var. Bu ay hayatının büyük bölümünü binalar arasında geçiren şimdinin çocuklarına sokaktan, bağdan, bahçeden çıkmayan eski çocukların kâinatla iç içe oynadığı oyunlarımızı öğretelim. Bizim çocukluğumuzun kıran kırana mücadelesi deyince şüphesiz ki akla ekran oyunları değil “Yedi Kule’’ gelir. Nasıl oynardık bu oyunu bir hatırlayalım. Mahallenin çocukları önce iki kaptan seçer. Kaptanlar “aldım-verdim’’ yapar ve sırayla takım oyuncularını seçer. Oyun alanındaki toprağa bir dal parçasıyla yuvarlak çizer. Bu yuvarlağın içine ise tam yedi adet taş üst üste dizilir. Taşlardan itibaren on adım sayılır ve atış için düz bir çizgi çekilir. Atış yapacak takım oyuncuları sıraya girer ve taşları devirmek için atış yaparlar. Taşlar devrildiğinde diğer takım topu alır ve kaçan karşı takımın oyuncularını tek tek vurmaya çalışır. Atış yapan takımın oyuncuları taşları üst üste dizmeye çalışır. Bu sırada vurulan oyuncular kenarda bekler.

Not: Bizim Aile Dergisi Haziran sayısından alınmıştır.

Okunma Sayısı: 1431
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı