"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsmet Bozdağ ile gazetecilik ve yazı hayatı üzerine

23 Ekim 2011, Pazar
İsmet Bozdağ ismini ilk olarak Mehmet Nuri Yardım’dan duyuyordum. Kendisinin her hafta bir yazarımızı ziyarette bulunup hasbihâl etme önerisini heyecan ve zevkle kabul ettikten sonra bu ziyaretlerin ilk ismi olarak İsmet Bozdağ’da karar kıldık.
İsmet Bozdağ, özellikle yakın tarihimizle ilgili önemli kitaplara imza atmış bir yazar. Bir çok gazetede tefrikaları yayımlanan, bilhassa Cumhuriyet devrinin tanınmış şahsiyetleri ile konuşmalar yapıp bunları neşreden Bozdağ ile hayatı ve eserleri hakkında bir konuşma yaptık. İsmet Bozdağ ile tanışmama ve bu hoş sohbetin gerçekleşmesine vesile olan Mehmet Nuri Yardım’a teşekkürü borç bilirim.
SÖYLEYECEK ÇOK ŞEYİM VARDI. SEVDALIYDIM. UZAKTAYDIM. O HİCRÂN İLE BAZI ŞEYLER YAZDIM.
İlk gençlik yıllarınız nasıl geçti, yazı hayatına nasıl başladınız?
Balıkesir Öğretmen Okulu’nda leylî meccani (parasız yatılı) okuyordum. Bu, aileden uzakta ilk kalışımdı. Yalnızlık çekiyordum. Bu dönemde, okulda benden bir sınıf ilerde bir çocuk vardı. Şiir yazıyordu. Yazdıklarını okuyunca şaşırdım. “Çok zor bir iş yazmak, nasıl yazıyorsun?” dedim. “Kolay, parmak hesabı ile yazıyorum.” dedi. Birlikte oturup manzume yazdık. Böylece şiir yazmaya başladım. Benim söyleyecek çok şeyim vardı. Bir kere, âşıktım. Çok uzaktaydım. O hicran ile bazı şeyler yazdım. İlk şiirim “Kubilay” idi. O zamanlar Kubilay ile ilgili bir hadise olmuştu. “Kubilay” şiiri beğenildi, ben şımardım. Daha çok yazmaya başladım. Bir yandan da Bursa’ya dönmek istiyordum. Aklıma hasta taklidi yapma fikri geldi. Hastalığı oynamaya başladım. Doktor, oyun oynadığımın farkına vardı. “Burada parasız okuyorsun. Senin yerinde olmak isteyen çok kişi var, okumayacaksan kalk git memleketine!” dedi. Bunun üzerine Bursa’ya döndüm.
Gazetecilik hayatına başlamanız nasıl oldu?
1930’lu yıllarda başladım. Bursa’da belediyeye memur olarak girmiştim. Ayda kırk lira kazanıyordum. Halkevi’nde çalışıyordum. Halkevi’nin bir dergisi vardı, Uludağ adında. Bir edebiyat dergisiydi Uludağ. Onun çıkarılmasında görev aldım. Bu edebiyat dergisini dört sene çıkardık. Böylece basın hayatım başladı. Savaş yıllarıydı o zamanlar. O dönemde Musa Ateş isminde bir gazeteci vardı. O askere alındı. Gazete artık çıkamayacaktı. Dönemin meşhur Bursa Valisi Refik Koraltan da beni sorarak “Halkevi’nde dergiyi çıkaran bir çocuk vardı, o çıkarsın gazeteyi.” demiş. Beni çağırdılar. Bursa’daki gazeteye memur oldum. Böylece başladım.
İlk yazılarınız nerede çıktı?
İlk olarak Vatan, Son Posta ve Tasvir gazetelerinde yazmaya başladım. Üçüne de aynı haberi ayrı ayrı üç kere yazıyordum.
120’Yİ AŞKIN BASILMIŞ KİTABIM VAR
İstanbul’a gelişiniz ne zaman oldu, Bâbıâli hayatınız nasıl başladı?
Bursa ile irtibat halinde olan kişiler, gazeteler vardı. Son Posta gazetesinin sahibi Ragıp Emeç’le konuşmuştuk. Siyasete girmek istediğini söyledi. Hem milletvekilliği hem gazetecilik yapacaktı. O sene, 1946’da Demokrat Parti kuruldu. Ben de Bursa’da onun kuruculuğunda görev yapıyordum. Bu arada gazetecilik de devam ediyordu. Bursa’daki çalışmalarım, İstanbulda’ki gazetelerde çalışmama vesile oldu.
İlk kitabınız nedir?
İlk kitabım “Başvekilim Adnan Menderes”, “Menderes’ten Celal Bayar”a ise ikinci kitabım oldu.
Toplamda kaç eser verdiniz?
120’yi aşkın basılmış kitabım var.
Peki bu 120 kitap içinde sizin en çok değer verdiğiniz, en kıymetli eseriniz hangisi sizin için?
Benim için hepsi kıymetli, evlât gibi...
Fakat ilk kitabınızın yeri ayrıdır, değil mi?
Evet ilk kitabın bana büyük yardımı olduğu için minnettarım. Yeri ayrı.
BEN ŞAİR SEVMEM, ŞİİR SEVERİM
Siz aynı zamanda şairsiniz de, peki gazetecilik yaparken de şiir yazmaya devam ettiniz mi?
Tabi aynı zamanda şiir de yazıyordum. Bursa’ya döndüğüm zaman vaziyetim iyiydi, ama biraz daha paraya ihtiyacım vardı. Bu arada akrostiş yazmaya başlamıştım. Bir tane yazdım. Okundu ve beğenildi. Para da kazanmaya başlayınca başkaları için de akrostiş yazmaya başladım. Şiir kitabım da yayınlandı.
İsmet Bozdağ hangi şairleri sever?
Şair sevmem ben. Şiir severim. İyi şiir yazan herkesi okurum.
KEMAL TAHİR ROMANI CİDDİYE ALMIŞTI
Kemal Tahir de dostunuz idi, onunla tanışmanız kaç yılında oldu?
Yazar Sabahattin Selek aracılığıyla 1957 yılında tanıştım. Kemal Tahir’in vefatına kadar, 1974’e dek sürdü bu dostluk.
Kemal Tahir’i yakinen tanıyorsunuz. Nasıl bir aydındı, nasıl bir romancı idi?
Çok büyük bir romancıydı. Ciddiye almıştı romanı. İyi bir fikir adamıydı. Her şeyden evvel iyi bir vatandaştı.
Şu anda kaleme aldığınız bir eser var mı?
Şu anda hiçbir şey yazamıyorum. Gücüm yetmiyor yazmaya.
Size yardımcı olabilecek biri olsa hangi konularda yazmak istersiniz?
Siyasî. Yakın tarih hakkında yazmak isterim.
Genç gazeteciler mesleklerini yaparlarken bazı sıkıntılar ve telkinlerle karşılaşabilirler, güç duruma düşebilirler. Onlara neler tavsiye edersiniz?
Bunlar öğretilmez. Kendiliğinden gelişir. Öncelikli olarak vicdan dinlenilmeli. Yanlışa gitme mecburiyeti dahi varsa, usturuplu olarak ilerlemelidir. Yazılan şeyler orijinal olmalıdır. Yeni sözler söylenmelidir. Ben fıkra yazdım. Her türlü konuyu işledim. Zıt meseleleri ele aldım. Ama hep ihtiyatlı davrandım, yanlışa düşmedim.
 
 
İSMET BOZDAĞ KİMDİR?
İsmet Bozdağ, 1916’da Bursa’da doğdu. İ. Ü. İktisat Fakültesi ve Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. Memurluk, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. İlk şiiri Kültür Haftası dergisinde 1936 yılında yayımlandı. Ardından radyofonik oyunlar yazdı. Yazmış olduğu 23 oyun, 1940-1952 yılları arasında Ankara Radyosu’nda yayınlandı. Yakın tarihin karanlıkta kalmış gerçeklerini kurcalayan ve yankılar uyandıran araştırmalarıyla tanındı. Yazıları Kültür Haftası, Yücel, Hamle, Varlık, Vatan, Son Posta, Tasvir, Yeni İstanbul, Zafer, Tercüman ve Hürriyet gibi gazetelerde yayımlandı. Başlıca eserleri: Kemal Tahir’in Sohbetleri, Başvekilim Menderes, Atatürk ve Eşi Latife Hanım, Abdülhâmid’in Hâtıra Defteri, Üçüncü Çözüm, Bir Darbenin Anatomisi, Paşaların Kavgası, Değişik Şafağı.
 
RÖPORTAJ:
KÜBRA NUR DURAN
[email protected]
Okunma Sayısı: 3324
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı