"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vekile yetmeyen maaş, emekliye yeter mi?

Faruk ÇAKIR
31 Ocak 2026, Cumartesi
Ülkemizde her şeyin aşırı pahalı olduğu noktasında ittifak var diyebiliriz.

Eskiden sadece elektronik ve sanayi ürünler pahalı olur, yerli ürünler ve bilhassa tarım ürünleri nispeten ucuz olurdu. İş öyle bir noktaya geldi ki, bazen ‘yerli ürün’ler ithal ürünlerden daha pahalı olabiliyor. 

Misal olsun diye hatırlatalım: Dünyada en çok fındık üreten ülkeyiz, ama komşumuzun ürettiği fındığı marketlerden satın almakta zorlanıyoruz. 

Ekonomik sıkıntıların artması sebebiyle mecburen ilk gündem maddesi de maaşlar oluyor. Keşke maaşlardan iki kat ‘adalet’i konuşabilmiş olsaydık. Ya da maaşların kalıcı olarak yükselmesinin, ekonominin de düzelmesinin ‘adaletin yükselmesine ve tecellisine’ bağlı olduğunu anlayabilseydik.

Pahalılığın her tarafı sardığının bir delili de, artık milletvekillerinin de aldıkları maaşlarla geçinemediklerini ilân etmesiyle bir defa daha anlaşıldı. Gazetecilerin emekli maaşları ve benzeri konulardaki soruları üzerine konuşan bir milletvekili özetle şöyle demiş: “Ben emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana [soruyu soran gazeteciye] vereceğim. Sen de gel, bunları bir ay içerisinde idare et. Bir daha söylüyorum, [aldığım maaşı] herkese verebilirim. Benim yaşadığım giderleri ve gelirimi size vereceğim. Buyurun, siz bu işin altından kalkın, çıkın. Başka bir şey söylemiyorum. Şöyle zannediyorlar, arabayı devlet veriyor sanıyorlar milletvekillerine. Hayır, devlet araba vermiyor. Arabanın mazotunu veriyor sanıyorlar. Hayır, arabanın mazotunu falan da vermiyor. ‘Uçaklar size bedava’ diyorlar. Hayır, hiç bedava uçak falan yok. İndirimli var, ama çok basit bir indirim.” (t24.com.tr, 28 Ocak 2026)

Bir yönüyle bakılırsa milletvekili de doğru söylüyor. Onlara da aldıkları maaş yetmeyebilir. Ancak önemli olan mesele şudur: Milletvekiline yetmeyen maaş, onların belki onda biri kadar maaş alan emekliye, asgari ücretliye ve kısaca aldığı maaşlarla geçinen diğerlerine nasıl yetsin? Ve maaşların yetmesi için adım atmak da milletvekillerine düşmez mi? Milletvekili, böyle demek yerine “Emeklinin de bizim de aldığımız maaşlarımız harcamalarımıza yetmiyor. Bu meseleyi düzeltmemiz lâzım” deseydi haklı olurdu. Ama böyle demeyip [haberdeki bilgilere göre] “Milletvekilleri aldıkları maaşların 2 katı harcama yapıyor” demesi Türkiye gerçekleriyle örtüşmez.

Esasında bu açıklama Türkiye’deki sıkıntının büyüklüğünü gösteriyor. Öyle ya, vekiller bile geçinemiyorsa nasıl oluyor da “Büyük Türkiye” olunuyor? Vekillerin dahi geçinemediği bir ülkeyi Avrupa ya da dünya kıskanır mı?

Hem bu tablonun farkında olup, hem de “Dünya bizi kıskanıyor. En iyi durumda olan biziz. Dünyaya meydan okuyoruz. Ekonomik kriz yok. Dünyadan daha iyi durumdayız” gibi propaganda ve yanıltmaya dönük sözler söylemek hiç kimseye yakışmaz.

O halde çare belli: Vekil de geçinebildiği kadar maaş alsın, emekli de, asgarî ücretli de...

Okunma Sayısı: 280
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı