"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Güzellikler çoğalsın

Faruk ÇAKIR
03 Ekim 2020, Cumartesi
En başta Müslümanları hedef alan ve daha çok Avrupa’da yaşanan bir problem var. İfsat komitelerinin de teşvikiyle her fırsatta “İslamofobi/İslâmdan korku” yayılmak ve yaygınlaştırılmak isteniyor.

Avusturya İslâm Cemaati (İGGÖ), Viyana’da başta dijital platformlar olmak üzere sosyal hayatın birçok alanında Müslümanlara yönelik artan ırkçı saldırılar ve nefret muhtevalı paylaşımlara dikkati çekmek için bir faaliyet düzenlemiş. Şehrin önemli noktalarından ‘İnsan Hakları Meydanı’nda, [Böyle meydan isimleri bizde de olsun/fç] Müslümanlara ve yabancılara yönelik ırkçı, nefret muhtevalı ifadelerin yer aldığı “Dayanışma Duvarı” adı verilen platform oluşturulmuş.

Bir hafta süresince şehir merkezinde sergilenecek platform, yabancıların ve Müslümanların dijital platformlar ile gündelik hayatın birçok alanında maruz kaldıkları ırkçı hakaretleri daha görünür kılacak ve belki de dolaylı olarak insaf ehlini uyandırıp ‘İslâmdan korku’nun azalmasına yol açacak. Ayrıca dayanışma duvarını ziyaret edenler söz konusu olumsuz ifadelerin üzerine ırkçılık karşıtı, dayanışma muhtevalı mesajlar da yazabilecekmiş.      

İGGÖ Başkanı Ümit Vural, ırkçı ve nefret söylemlerinin yer aldığı dayanışma duvarına da dikkat çekerek, “Dünyaya olumlu bir mesaj vermek isteyen, ırkçılığı yok etmek isteyen herkese dâvetimiz; bu olumsuz mesajları kendi mesajlarıyla kapatmaları, silmeleri ve bu vesileyle dünyanın düzelmesi için bir katkı sağlamaları” demiş. (AA, 30 Eylül 2020) 

Programa katılan Avusturyalı Rahibe Beatrix Mayerhofer de sosyal hayatın birçok alanında ırkçı ve nefret muhtevalı saldırılara maruz kalan Müslüman kadınlara destek olmak amacıyla toplantıya katıldığını ifade etmiş. Rahibe Beatrix Mayerhofer, “Bugün özellikle başörtülü Müslüman kadınların yanında olduğumu göstermek için başörtümle faaliyete katıldım” şeklinde konuşmuş.

Şimdi bu hareket kuvvetli bir alkışı hak etmiyor mu? Bir rahibenin “İslamofobi”ye karşı düzenlenen bir programa katılması başlı başına iyi, güzel ve anlamlı bir hareket, ama ilâve olarak Müslüman kadınları düşünüp sırf bu niyetle, destek için başörtüsü takması çok çok doğru bir hareket değil mi?

Şimdi bu ve bunun gibi ‘Avrupalı’ları yok saymak mümkün olur mu? Bu ve bunun gibi kişilerle ‘kötü ve fena’lara karşı birlik olmanın ne mahzuru var? Bunlar “Birinci Avrupa”nın temsilcileri değiller mi?

Temennimiz ve duâmız, iyi, güzel ve müjdeli haberlerin her geçen gün biraz daha çoğalmasıdır. Elbette bu, İslâm âleminin daha uyanık olması ve dünyadaki bütün iyilerle birlik kurma yolunda adım atmasına da bağlıdır. İnşallah her geçen gün bu ve benzeri haberleri duymaya devam ederiz.

Okunma Sayısı: 1336
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Cinali

    3.10.2020 11:18:19

    İnşaallah Hz. İsa as temsilcileri (1. avrupa) ile Mehdi'nin cemaatinin gayretleri bu sıkıntılı durumu birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye dönüştürerek 2. Avrupa temsilcilerinin inkar-ı ulıhiyet düşüncesinin mahsulü menfi davranışlarını müsbete çevirecektir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı