"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hak, hukuk, insan

Faruk ÇAKIR
11 Aralık 2019, Çarşamba 00:14
Daha yaşanabilir bir dünya ancak hak, hukuk ve adaletin hükmettiği dünya olabilir. Adaletin olmadığı bir yerde ‘insan hakları’ndan bahsetmek mümkün mü?

Hak, hukuk ve adaleti tesis etme meselesi bütün insanlığın ortak derdidir. Birleşmiş Milletler gibi  kuruluşlar da esasında bu maksada hizmet için faaliyet göstermesi icap etmez mi? Yerine getirilmese de BM’nin kuruluş gayesi zaten bu değil mi?

İstanbul’da düzenlenen “İnsan Hakları Eylem Planının Uygulanmasını ve Raporlanmasını Destekleme  Projesi”nin açılışında konuşan Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, insan haklarıyla ilgili reform ihtiyacına dikkat çekip şöyle demiş: “Eylem planı öncelikle insan haklarının korunması alanında ilerleme sağlanmasına katkı yapacaktır. Bu çerçevede özellikle Türkiye’nin üç yüksek mahkemesinin temsilcilerine seslenmek istiyorum. Sizin Avrupa Sözleşmesi’nin uygulanmasına ve ortak çalışmalarımıza yapacağınız katkı son derece önemlidir. Sizin yaptığınız çalışmalar neticesinde hem sizin mahkemeleriniz önüne gelen konular hem de AİHM’i ilgilendiren konularda ilerleme sağlama imkânına sahip olacağız. Özellikle gerekçeli ve insan hakları sözleşmesi ilkelerine uygun kararlar yayınlanması bu açıdan önemlidir.” (AA, 9 Aralık 2019)

Ülkemizdeki hukuk sisteminin sıkıntılarından biri de alınan bazı kararların ‘uluslar arası hukuk’ ve AİHM tarafından kabul görmemesidir. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric’in “Özellikle gerekçeli ve insan hakları sözleşmesi ilkelerine uygun kararlar yayınlanması”nı istemesi bu bakımdan ibret vericidir. Böyle bir ikaz dile getirildiğine göre alınan bazı kararların ‘insan hakları sözleşmesi ilkelerine’ uygun olmadığı akla gelmez mi?

Aynı toplantıda konuşan ve AB-Türkiye ilişkilerini yorumlayan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Cristian Berger ise şu tesbiti yapmış: “Türkiye, AB’nin önemli bir ortağı olmaya devam edecektir. Türkiye’nin özellikle göç, terörle mücadele, ekonomi ve ticaret gibi alanlarda yapılacak iş birliği ve bu alanlarda gelişme kaydedilmesi son derece önemlidir. Özellikle temel konularda, insan hakları eylem planı konusunda somut adımlar atılmasını bekliyoruz. Burada atılacak adımların iş birliği köprüsünü de güçlendireceğini düşünüyoruz.” 

Bu tesbitlerden de anlaşılacağı üzere ‘insan hakları’na saygı Türkiye’nin ihmal edemeyeceği bir hakikattir. Bu da ancak çok iyi işleyen bir adalet sistemiyle mümkün olabilir. Çeşitli vesilelerle ülkemize gelen bütün siyasetçiler ve hukukçular bu meseleye dikkat çekiyor. Daha zengin, daha huzurlu, daha ‘iyi’ bir memleket olmanın yolu hak, hukuk ve adalet yolundan geçiyor.

Elbette Türkiye’yi idare edenler de bunun farkında. Ancak farkında olmak tek başına yetmiyor. Yapılan açıklamalar, hazırlanan ‘paket’ler daha iyi bir adalet sistemini hedef alıyor, ama iş bunu hayata geçirme noktasına geldiğinde yol tıkanıyor.

İdareciler ve siyasetçiler bu noktada samimî ve kararlı adımlar atmadıktan sonra arzu edilen ekonomik seviyeye de çıkamayız. Bize “Ankara Kriterleri”nin yetmediğini hal ve gidiş bir defa daha göstermiş oldu. 

Lütfen gerçeklerle yüzleşelim ve milletin menfaatine olan doğru adımları hemen atalım, vesselâm.

Okunma Sayısı: 2561
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı