"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İçinden çıkılmaz sistem

Faruk ÇAKIR
16 Ocak 2020, Perşembe 00:01
Bürokrasiden yana şikâyetler her zaman devam etmiştir.

Hangi iktidar gelirse gelsin bürokrasi bir şekilde hükmünü icra etmiş ve istemediği işlere ‘engel’ çıkarmıştır. Bununla birlikte bürokrasi olmadan da işler yürümez. Önemli olan dengeyi tesis edebilmektir.

Türk Hava Yolları eski Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun bürokrasi, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, yeni havalimanı ve umumî anlamda ‘hal ve gidiş’le ilgili değerlendirmeleri dikkat çekici. Kemal Öztürk’ün youtube.com’daki “Zor Sorular” adlı programına misafir olan Hamdi Topçu’nun anlattıkları Türkiye’de hem liyakate değer verilmediği hem de ‘vefa’nın git gide unutulduğunu bir defa daha göstermiş oldu.

12 yıl boyuncu THY’de üst düzey yöneticilik yapan Hamdi Topçu üzüldüğü noktayı şöyle anlatmış: “Benim üzüldüğüm taraf şu oldu: Ben istifa ettikten sonra THY ile ilgili hiçbir siyasî, bakan düzeyinde ‘Siz bu kadar zaman burada görev yaptınız. Özel bilgiler var kafanızda. Uluslar arası rekabetle ilgili durumlar var. Bunları bir paylaşım yapalım, bir devir yapalım’ diye hiç kimseden böyle bir talep gelmedi. Çok garipsedim. Hakbuki, bir havayolu şirketinin başkanı değişeceği en az bir sene önce belirlenir. Meselâ, Lufthansa ‘da böyledir. Anons edilir. Ona bir ‘iz başkan’ atanır. Bir yıl o başkan ‘yeni başkan’ı gezdirir.” (youtube.com/watch?v=FDxfThLeS6U)

Topçu, “Neden bizde böyle olmuyor?” sorusuna da şu cevabı vermiş: “Kitapta bahsediyorum. Başbakan Davutoğlu da aramadı. Bizim yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez, dertlerimizi paylaştığımız, abi dediğimiz bir kişi. Düşünün ben bu görevden ayrılıyorum bir telefon dahi etmiyor. Her işin bir nezaketi var. Bizden önceki yönetim kurulu başkanlarına yapılanların yüzde onu bize yapılmadı. Başbakan ve bakanların katıldığı yemeklerle veda edilirdi. Biz bunu yapamadık. Ben bunu fazla da önemsemiyorum.”

Şu anda cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ve ‘devlet’in işleyişi de Topçu’ya göre şöyle: “Başkanlık sistemine geçildi. Bunun sonuçları şu anda ölçülebilir değil. Ama gördüğüm kadarıyla devletin önemli kurumları ki bunların gelenekleri 40 yılda 50 yılda oluşur. Bunların hepsi darmadağın edildi. Bunların tekrar bir gelenek kazanması çok uzun süre alır. Bunların kendi iç kontrolleri vardı. Meselâ bugün bir vergi sistemine baktığımızda vergide kurumsal bir yapı yok şu anda. İnanılmaz bir dağınıklık var. Bu dağınıklığı eskiden kurullar vardı, o kurullar vasıtasıyla Maliye Bakanlığı kullanıyordu. O kurullar içinde de dejenere olmuş yerler vardı. Ama bunlar düzeltilebilirdi bence. Veya birleştirilebilirdi, güzel hâle getirilebilirdi. Ama biraz örselendi. Devletin diğer kurumları da aynı şekilde. Bürokrasi, aslında objektif, ölçülebilir şekle getirilmesi gerekirken şu anda bürokrasi biraz eski o muktedirliğini ödüyor diye düşünüyorum.”

Uzun yıllar üst seviyede vazife yapmış isimlerden istifade etmeyen bir anlayış Türkiye’ye fayda sağlayabilir mi? Vefasızlığın her geçen gün artmayı hayra alâmet olabilir mi? Ve sistemi ‘darmadağın’ etmekle övünülebilir mi? Devlet için en önemli konulardan olan vergi konusunda ‘kurumsal bir  yapı yok’sa bu tablo kimi sevindirir?

Okunma Sayısı: 1235
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı