"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstibdada bin tokat

Faruk ÇAKIR
05 Haziran 2021, Cumartesi
Bir ülkenin ve bir milletin hür ve huzurlu bir şekilde yaşaması, ancak istibdadın o memleketten kovulmuş olmasıyla mümkündür.

İstibdadı ve baskıya dayanan bir idareyi muhafaza ederek ülkeyi ileriye taşımak, büyütmek, huzura kavuşmak ancak kâğıt üstünde mümkün olur.

Elbette ülkelerini istibdat ile, baskı ile idare edenler ‘ülkemizde istibdat var’ demez. En baskıcı idareciler dahi kendilerini ‘demokrat ve âdil’ olarak tanıtabilir. Meselâ Çin, dünya ülkelerine ve kendi milletine idarelerinin ‘baskıcı ve müstebit’ olduğunu söyler ve kabul eder mi? Ya da idarî yetkilerin babadan oğula geçen ülkelerdeki ‘lider’ler halkına baskı yaptıklarını kabul eder mi? Onlara da sorulsa, “Biz milletimiz için varız. Onlar için saçımızı süpürge ettik. Sağlığımızı kaybettik” derler ve demeleri mümkündür. 

Peki, bir idarenin müstebit olduğu nereden anlaşılır? Elbette sözleriyle değil icraatlarıyla. Eğer bir idarede işler lâyık olanlara değil de idarecilerin kendilerine yakın gördüğü kişilere veriliyorsa o idare âdil bir idare değil demektir. 

Ya da kararlar milletin temsilcilerinin uygun görmesine göre değil de, bir kişi ya da ‘sayılı kişi’lerin kanaatlerine göre uygulanıyorsa orada da âdil bir idare yok demektir. Netice olarak istibdat anlayışı, sözlerle değil yapılan icraatlarla anlaşılır. 

İslâm âleminin, İslâm ülkelerinin ekseriyetle müstebit idareciler tarafından yönetiliyor olması çağımızın en büyük çelişkisi ve handikapıdır. İyi ehline vermek ve adaletin mülkün temeli olduğunu bilen bir dünyanın bu şekilde çelişki yaşaması anlaşılır değil. Bu feci tablonun sebebi elbette cehalettir. Çünkü “Evet, bir millet cehâletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder” (Münâzarât, s. 28) şeklindeki tesbit bu bakımdan çok önemlidir.

İstibdata karşı en kararlı itirazı Üstad Bediüzzaman’ın eserlerinde görüyoruz. Bediüzzaman’ın bu tavrı en başta İslâm âlemine ve dolayısıyla dünyaya ve insanlığa örnek olabilir ve olmalıdır. Meselâ, “İstibdat ne şekilde olursa olsun, meşrûtiyet libası giysin ve ismini taksın, rast gelsem sille vuracağım” diyen kaç âlim var mı? Ve daha da önemlisi bu tesibitini hayatıyla tasdik eden kaç ‘İslâm âlimi’ var?

Gazetemizin İstanbul İl Temsilciliği tarafından düzenlenen ‘Bediüzzaman ve Demokrasi’ online panelinde konuşan gazeteci yazar Taha Akyol, Bediüzzaman’ın bu tavrına dikkat çekip önemli tesbitler yapmış. 

Taha Akyol’un tesbitleri şöyle özetlenmiş: “Klâsik Osmanlı yazarlarında görmediğimiz bir terakki fikrini, Said Nursî’de görüyoruz. Bunu bir Tanzimat bürokratı söyleseydi anlaşılabilirdi. Ama esas itibariyle medresede yetişmiş olan, ilminin temelinde İslâmî İlimler olan Said Nursî’nin bir terakki fikrine sahip olmasını son derecede önemli buluyorum. (...) Biz istibdat kavramını klâsik Osmanlı yazarlarında hiçbir şekilde görmeyiz. İlk defa biz Said Nursî’de istibdat reddiyesi görüyoruz. (...) Ben yakın zamana kadarki İslâm düşüncesinde istibdad kavramının bu kadar kuvvetle tenkid edildiğini görmedim. (...)

Kutsala bürünerek telkin edilen istibdadın herkesin damarına sirayet ettiğini çok nam ve suretlerde görüldüğünü, ortaya çıktığını Bediüzzaman’da okuyoruz. (...) Bu sözler tarihçilere verilmiş çok önemli vesikalardır.” (Yeni Asya, 2 Haziran 2021)

Evet, her fırsatta istibdat fikrini tokatlayan Bediüzzaman’a kulak verilmiş olsaydı İslâm âlemi belki de ‘istibdat kuyusu’na düşmezdi.

İstibdat fikrine hep birlikte itiraz edelim ve hakkı, hukuku, adaleti, hürriyeti, insaniyeti savunalım inşallah.

Okunma Sayısı: 1283
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı