"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rakamlar yanıltmasın

Faruk ÇAKIR
02 Aralık 2020, Çarşamba
Bazı siyasetçi ve idareciler ellerindeki yetkiyi kötüye kullanarak rakamlarla oynamak ve bu yolla başarılı olduklarını ispata çalışırlar. Rakamlara ‘yalan’ söyletmek mümkün olsa da uzun dönemde gerçekler ortaya çıkar.

Meselâ, ülkemizin müzmin dertleri arasında yer alan sosyal ve ekonomik meseleler var. Bunlara kalıcı çare aranıp bulunmadıktan sonra yanıltıcı rakamlarla insanları yanıltmak doğru olur mu? İşsizlik büyük dertlerden biri. Elbette devlet her iş arayana bu imkânı sunamaz. Ancak işsizliğin ayyuka çıktığı bir yerde, “İşsizlik yok, iş beğenmemek var” mealinde açıklamalar yapmak pek de isabetli olmaz. Elbette işsizlik de var, bulduğu halde iş beğenmeyenler de var. Her iki meseleyi de masaya yatırıp çareler aramak lâzım. Acaba iş bulduğu halde çalışmak yerine ‘evde oturmayı’ tercih edenler niçin böyle yapar? İş beğenmeyenler var diye, “Türkiye’de işsizlik yok” diyebilir miyiz? Kendisine göre ‘uygun iş’ bulamayanlar tamamen haksız mı? Teklif edilen ücretler insanî mi? Yoksa, çalıştığı halde işsiz gibi maddî sıkıntı çekmek mecburiyetinde bırakılanlar haklı mı?

Virüs salgını var olan maddî sıkıntıları, işsizliği ve benzeri dertleri ayyuka çıkarttı. Bu mesele elbette sadece Türkiye’nin meselesi ve derdi değil. Dünyanın pek çok ülkesinde benzer dertler yaşanıyor. Bizdeki fark, bu dertlerin olduğu gibi kabul edilmemesi, çare arama noktasında samimî çalışılmamasıdır. Tabiî ki “Battık, bittik, mahvolduk” demekle bir yere varılamaz. Ancak sıkıntılarla yüz yüze olduğumuz bir vakitte, “Her şey güllük gülistanlık” tavrıyla dertleri halı altına sürüklemek de yol değil. 

Nasıl ki ülkemizin hak, hukuk ve adalet sahasında sıkıntıları varsa; benzer şekilde ekonomik ve sosyal sıkıntıları da vardır. Hukuk ve adalet konusunda konuşması icap eden hukukçular konuşmamakla kabahat işliyorsa, ekonomik sıkıntılar konusunda ikaz edici açıklamalar yapması gereken iş dünyası temsilcileri de bunu yapmayarak hata ediyorlar. “Şurada dert var ve bu derdin çaresi şudur” demek çok mu zor? Suların tersine akmasını talep etmek anlamına gelen ve ekonomik gerçeklere uymayan işlerin yapılmasına en başta bu cenahtan itiraz yükselmesi icap etmez mi? Yakın geçmişte enflasyon ve faiz tartışması yaşandı ve idareciler bu hususta yanlış kararlar aldılar. O kararların alındığı gün, kararların yanlış olduğunu bilen iş dünyası itiraz etti mi? Yoksa, “Bana dokunmayan yanlış bin yıl sürsün” diyerek yangını seyretmeyi mi tercih ettiler? İşin ehline verilmemesi, liyakatin dikkate alınmaması ve ihalelerde şeffaflık olmaması iş dünyasının itiraz etmesi gereken bir durum değil miydi? Hem, uzun dönemde bu uygulamalar “Bana dokunmayan yanlış devam etsin” diyenlere de dokunmayacak mı?

Her meslek sahibi kendi sahasında yapılan yanlışlara itiraz etmek durumundadır. Ekonomi, sanayi, eğitim, dış politika, hukuk ve benzeri sahalarda gerekli itirazlar gerektiği gün dile getirilmiş olsa işler bu noktaya gelir miydi?

Bir gün daha gecikmeden işin ehli olan herkes yapılan yanlışlara itiraz etmeli ve doğru adımlar da desteklenmeli. Aksi halde rakamlarla oynayarak, milleti yanıltarak bir yere varmak mümkün değil. Bugün için idareci ve siyasetçiler kazandıklarını düşünebilir, ama uzun dönemde onlar kaybetmiş olurlar. Bütün Türkiye’nin kazanması için hastalığa doğru teşhis konulmalı ve uygun tedavi hemen yapılmalı. Sadece idarecilerin hoşuna giren gönül alıcı açıklamalar yapmak çare olsaydı şimdiye kadar çoktan ‘Büyük Türkiye’ olmuştuk. Bugün için ‘acı’ kabul edilen gerçekler yarın yaralara ‘merhem’ olur, bilinsin.

Okunma Sayısı: 1497
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı