"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rehavete yer yok

Faruk ÇAKIR
10 Nisan 2020, Cuma
Virüs salgını sonrasında kimi gönüllü, kimi mecburî olmak üzere milyonlarca kişi evlerde yaşamak durumunda kaldı.

BBC, başka sebeplerle ‘ev hapsi’ yaşayanlarla konuşmuş ve onlardan aldığı tavsiyeleri ‘korona ev hapsi’ yaşayanlara hatırlatmış.

Rus tiyatro yönetmeni Kirill Serebrennikov, Moskova’da bir buçuk yıl ev hapsinde tutulmuş. Ev hapsini anlatan yönetmen şöyle demiş: “Önemli konulara yoğunlaşma, ben kimim, hayattan ne bekliyorum gibi soruları düşünme imkânı buluyorsunuz.”

Matematikçi Dmitry Bogatov ise 2018’de altı ay ev hapsinde tutulmuş. Şöyle diyor: “Bu durumda bir plan yapıp sadık kalmak gerçekten zor, çünkü normal yaşantımızda bizi yönlendiren bir şeyler var, dükkânların kapanma saati, işyerinde çalışma saatleri gibi. Ama ev hapsinde bunların tamamı anlamsız hâle geliyor.” (bbc.com, 7 Nisan 2020)

7 Nisan 2020 akşamı açıklanan tabloya göre Türkiye’de virüs kaynaklı can kaybı 725’e, vak’a sayısı da 34 bin 109 olmuştu. Maalesef bu sayılar her geçen gün yükselmeye devam ediyor. Bu bakımdan alınması icap eden tedbirlerin gecikmemesinde fayda var. Zarurî haller dışında “Evde kal”mak gerekiyor. Aksi halde virüsün yayılmasını durdurmak daha da zorlaşacak. Hepimiz için geçerli olduğu üzere; evde kalmak, hastanelerde kalmaktan çok daha iyidir.

Tabiî ki bu sürecin çok iyi, çok itinalı ve vatandaşı çok doğru şekilde bilgilendirerek yürütülmesinde fayda vardır. İdareciler umumî anlamda “Her şey yolunda. Her türlü tedbirler alındı” diyor. Öyle de olması gerekir. Fakat dışardan yapılan bazı açıklamaların da izaha ihtiyacı olsa gerek. Meselâ, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge şöyle demiş: “Türkiye’de geçen hafta virüsün yayılmasındaki büyük artıştan kaygılıyız. Bildirilen vak’aların yüzde 60’ı İstanbul’dandı.” 

Klug, ayrıca Avrupa ülkelerini de ikaz ederek, (paskalya tatilinin), “sokağa çıkma kısıtlamalarını gevşetmek için doğru zaman olmadığını” söylemiş ve “Şu an tedbirleri rahatlatma zamanı değil. Ortak tedbirleri iki, üç kat arttırma zamanı. Mücadeleye devam etmeliyiz. Sona yaklaştığımızı düşünmek tehlikeli. Virüse karşı rehavete yer yok” tesbitini de eklemiş. (bbc.com, 8 Nisan 2020)

Virüs salgınına karşı yapılabilecek en büyük hata, salgın sona ermeden tedbirleri yavaşlatmak olur. Elbette burada önemli olan, karar alıcıların tavrıdır. Her adımda ölçülü olmakta fayda var. Salgını küçümsemek de, olduğundan fazla abartmak da hatalı kararların alınmasına yol açabilir.

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge’nin “(Salgında) Sona yaklaştığımızı düşünmek tehlikeli. Virüse karşı rehavete yer yok” demesi önemli. 

Hep birlikte gerekli tedbirleri alalım ve inşallah kısa sürede virüssüz günlere dönelim.

Okunma Sayısı: 1944
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı