"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

UNESCO ve Ayasofya

Faruk ÇAKIR
08 Kasım 2020, Pazar
Ayasofya Camii ibadete açıldıktan sonra içerden ve dışardan bazı kesimlerce itirazlar yükselmişti.

İçerden itiraz edenler, Avrupa’nın bu karara tepki göstereceğini söylüyordu. Elbette dünyanın bazı ülkelerinden itirazlar vardı, ama bunlar ciddî itirazlar değildi. Daha doğrusu bu itirazları dile getirenler bilmediklerinden itiraz ediyordu ve ikna edilebilirdi.

Dikkat çekici olan içerdekilerin bu itirazları abartması ve bundan yola çıkarak, “Bakın, dünya itiraz ediyor, ama biz onları dinlemeden, cesaretle bu kararı alıyoruz” tavrı sergiliyorlardı. Oysa yapılması gereken, dünyadaki ‘iyi, insaflı insanlar’ın da Ayasofya’nın ibadete açılmasına itiraz etmediğini anlatmak ve duyurmaktı. Nitekim, daha önceki yıllarda da pek çok Hıristiyan, Ayasofya’nın ‘müze’ olması yerine ‘ibadethane’ olmasını desteklediklerini beyan etmişlerdi. 

Uluslararası Kudüs Adalet ve Barış Komitesi Başkanı, Kudüslü rahip Manuel Musellem, ‘tekrar camiye çevirme kararıyla Ayasofya’nın haysiyet ve onurunun arttırıldığını’ söylemişti. 

Aynı şekilde Almanya’nın tanınmış Cizvit papazlarından Felix Körner de “İnanan birisinin Ayasofya’nın mabet olarak kullanılmasından rahatsızlık duymaması gerekir” şeklinde konuşmuştu. (www.yeniasya.com.tr, 21 Temmuz 2020) 

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Bakanlığı’nın bütçesi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını cevaplarken bu hususta da bilgi vermiş. Ayasofya konusunun bakanlığının sorumluluğunda olduğunu, Diyanet İşleri Başkanlığı ile de bu kapsamda protokol imzaladıklarını hatırlatan Ersoy şöyle demiş: “Yunanistan bizi şikâyet ettiği için UNESCO temsilcisi de geldi, incelemelerde bulundular. Cami olmasından kesinlikle rahatsız değiller. İncelemeye gelen başkan yardımcısı bana söyledi. Ziyarete açık olması ve korunması asıl kriter ve fazlasıyla sağlandığını da kendisi bana belirtti.” (AA, 2 Kasım 2020)

Dünya ülkeleri de büyük çoğunlukla böyle düşünür. Elbette itiraz edenler oldu ve olur. Fakat bunları ikna etmek de mümkündür. Bazı idareciler ise hadiseye böyle bakmayıp bu konuyu kavga bahanesi yapmak istiyorlar.

UNESCO böyle düşünüyorsa, temsil ettiği ülkeler de böyle düşünüyor demektir. O halde “Bütün dünya buna karşıydı, biz onlara rağmen bunu yaptık” tavrı bir fayda verdi mi? 

Her fırsatta ifade edilmeye çalışıldığı üzere dünya ikidir. Her ülkede ve her yerde “iyi”ler olduğu gibi “fena”lar da vardır. Medya, sadece “fena”ların beyanlarını, tavırlarını ve itirazlarını dile getirip “iyi”leri görmezse ve göstermezse yanlış yapar. 

Büyük medya da son yıllarda ekseriyetle bu yanlışı yapıyor.

Mesele gayet açıktır: Ayasofya ve benzeri konularda gelebilecek itirazlara karşı ikna metodunu kullanmak lâzım. Bakın UNESCO bile Ayasofya’nın camiye tebdiline itiraz etmemiş. İşte iyi haber...

Okunma Sayısı: 1785
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. AYDIN

    8.11.2020 01:53:25

    Dünyayı hâlâ siyah beyaz televizyondan izleyenler var. Bu yazı, renkli ekrana baktırdığı için insanın içine ferahlık veriyor. Teşekkürler. 🙂👍

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı