"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hasta ve yolcunun orucu

Fatih Yokuş
02 Mayıs 2021, Pazar
Oruç; Kur’ân, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabit olan ve önceki ümetlerin de tuttuğu farz bir ibadettir. Ramazan ayında tutulması gereken oruç bazı durumlarda tutmamak da caizdir.

“O (sayılı günler), doğruyu eğriden ayırma gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’ân’ın indirildigi Ramazan ayıdır. Artık içinizden kim bu aya yetişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca tutun. Allah sizin için kolaylık istiyor, güçlük çekmenizi istemiyor. Sayıyı tamamlamanız, size doğru yolu göstermesinden ötürü Allah’ı tazimle anmanız için ve şükredesiniz diye (uygun hükümler gönderiyor.) (Bakara 185)

Orucu Ramazan ayında tutmak Kur’ân âyetiyle nasıl farz ise tutmamak da yine Kur’ân âyetiyle sabittir. Hasta ve yolcu olanlar Ramazan orucunu zamanından tutmayabilir. Hasta olanlar da iki kısma ayrılır. Biri iyileşme ihtimali olanların tutmadığı oruçlar; diğeri iyileşme ihtimali olmayanlar.

İyileşme ihtimali olan hayız, nifas ve diğer hastalar; tutmadıkları oruçlarını, temizlenip veya iyileştiklerinde yıl içinde uygun bir zamanda oruçlarını kaza etmeleri gerekir. Kazadan kasıt; sevap olarak az olduğu değil zamanın dışında olmasıdır. Bu kişilerin tutmadıkları gün adedince oruç tutarlar ve fazladan da bir şey yapmazlar. Yolcu olan kimsenin de oruç tutmama durumu için; yolculuğun meşrû, mesafenin 90 km ve üzeri olması ile yolculukta geçecek sürenin misafir hükmünde olmasıdır.

Kişinin misafir sayılması için gideceği yerin ve gününün belli de olması gerekir. Şafii Mezhebi’nde gidiş ve dönüş günleri hariç dört günden az olması, Hanefi Mezhebi’ne göre de onbeş günden az olması gerekir. 

Kişi dört günden fazla kalacağı niyetiyle evden çıkmışsa vardığı yerde Şafii Mezhebi’ne göre mukim olur. Hanefi Mezhebi’nde ise 15 günden fazla kalacağına niyet ederse vardığı yerde seferilik biter mukim olur.

Kişi gideceği yere dört günden az niyet eder işi biteceği ümidiyle kalması uzarsa Şafii Mezhebi’ne göre 18 güne kadar seferi, geçtikten sonra mukim olur. Hanefi Mezhebi’ne göre 15 güne niyet eder, elde olmayan imkânlarla her an bitebilir ümidiyle işi uzarsa yine misafirdir ve bunun bir sınırı yoktur. Misafirlik, evden başlamaz. Evde olduğu müddetçe oruçlu durumundadır. Yola çıktıktan sonra şehrin hudutlarını geçtikten sonra seferilik başlar.

Hasta olup iyileşme ümidi olmayanlar veya ömür boyu ilâç alanlar, mümkün mertebe oruçlarını tutsunlar. Ancak imkân dahilinde değilse (hastalığın artması, ölüm riski) tutmadıkları her gün için fidye vermeleri gerekir. Fidye miktarı Şafii Mezhebi’ne göre bir Müd olsa da Diyanetin belirlediği fiyat daha muteberedir. Ancak ödeme güçlüğünü çekenler imkânları dahilinde bu miktarı azaltabilirler.

Fidye; öncelikli akrabalar olmak üzere ihtiyaç sahiplerine verilir. Günbegün ödenebileceği gibi toplu halde bir defada veya bir kaç defada verebilir. Bir kişiye ve ya birden fazla kişiye de verebilir. Üç kısıma ayırıp farklı ihtiyaç sahibi üç kişiye de verilebilir.

Okunma Sayısı: 603
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı