"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İ’caz ve Kur’ân

Fatih Yokuş
11 Şubat 2020, Salı
Harb-i Umumî’den sonra oluşacak yeni dünya düzeni ve bu düzendeki Müslümanların içine düşecekleri durumu özetleyen bir tesbit.

Bediüzzaman:

“Eski Harb-i Umumî’den evvel ve evâilinde, bir vakıa-i sadıkada görüyorum ki: Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağı’nın altındayım.

Birden o dağ, müthiş infilâk etti. Dağlar gibi parçaları, dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki, merhum validem yanımdadır. Dedim: “Ana korkma! Cenab-ı Hakk’ın emridir; o Rahim’dir ve Hakim’dir.” Birden o halette iken, baktım ki mühim bir zat, bana amirane diyor ki: “İ’caz’ı Kur’ân’ı beyan et.”

Uyandım, anladım ki: Bir büyük infilâk olacak. O infilâk ve inkilâbdan sonra, Kur’ân etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur’ân kendi kendine müdafaa edecek. Ve Kur’ân’a hücum edilecek, i’cazı onun çelik bir zırhı olacak...” (Mektubat)

Savaşlar bitmiş, imparatorluklar yıkılmış, yeni bir dünya düzeni kurulmuştu.

Üstadın daha önce sözünü ettiği Kur’ân’ın etrafındaki surlar yıkılmıştı.

İslâm âlemi ümmet fikrine karşılık millet olmayı tercih edilmiş küçük devletler olarak parçalanmıştır.

Müslümanların yaşadığı coğrafyada kurulan devletler Kur’ân’ın etrafında sur olma şöyle dursun, bir çoğu Kur’ân’a saldırmayı marifet bilmişlerdir. 

Dinini sağlıklı biçimde öğrenme yolları kapatılmış, dini bilgi konusunda cahil bir nesil yetiştirilmişti.

İslâm âleminde bunlar olurken; Dünyaya düzen veren/verecek Birleşmiş milletler kurulmuş, veto hakkına sahip daimî 5 üye tam yetkili kılınmış ve içine halkı Müslüman olan ülkelerden hiçbirisi alınmamıştı.

Neticede, dünyada sömürü daha da artmış, Bosna Hersek’de, Ruanda da, Ortadoğu’da katliâmlar yaşanmış, İslâm âleminde huzur kalmamıştı. BM daimî ve veto hakkına sahip beş ülke dünyayı kendi aralarında pay etmişlerdir.

Ya Müslümanların çoğunlukta olduğu devletler?

Onların içinde bulunduğu durum daha da vahim bir hal almıştır. Allah’ın emri olan kardeş olmak yerine bir birine düşman cemaat ve siyasîler yer almış.

Hac gibi bir İslâm kongresi manası taşıyan vazife ihmal edilmiş, zekât vermeyen, komşusunun açlıktan ölmesine hatta son lokmasına göz diken zengin Müslümanlar türemiştir. Din istismarı ve ticareti had safhaya çıkmıştır.

Müslümanların yaşadığı ülkelerde İslâm ahlâkına uygun yaşama ve dinde soğuma yaşanırken Bediüzzaman’ın dediği gibi “Kur’ân kendini müdafaa...” etmiştir.

İngiltere, ABD, Rusya, Fransa, İskandinav ülkeleri.. ve diğer ülkelerde Müslümanlık hızla yayılmaya ve İslâm ahlâkı toplumda kabul görmeye başlamıştır.

Bizden küsen İslâm, bizi terk edip oralarda mı yer bulacak?

Allahı’m bizlere yardım et!

Hakkı hak bilip haktan yana olmayı batılı batıl bilip batıldan uzak durmayı bize nasip et.

Selâm ve duâ ile.

Okunma Sayısı: 1142
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı