"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hekîm olarak İbn-i Rüşd (2)

Feyzullah ERGÜN
26 Nisan 2020, Pazar
İbn-i Rüşd, yaklaşık bin yıl öncesinden, yediğimiz gıdaların huy ve karakterimizin oluşmasında gerçek anlamda etkili olduğunu belirtmektedir.

Aynı zamanda gıdaların, ilâçlarımızın bir kısmının yerini alabileceğini ve tedavide de önemli yeri olabileceği kuralını tesbit edip, uygulamıştır. Organizma alınan gıdaları işleyip faydalı hale getirerek, ilâç durumuna getirir. Hazırlanan ilâçlar ise, vücutta çeşitli değişimlere sebep olmaktadır. Beslenmede itidalli, vasat miktara uyulmalı, aşırı derecede gıda alımları, ilâçlarla tedavi yollarına sebep olacaktır. Onun için sağlıklı ve mutedil beslenme kurallarına uymak, ilâç alımına ihtiyaç bırakmayacağından daha uygun bir yol olmaktadır. Yani YEDİKLERİMİZ İLÂÇLARIMIZ, İLÂÇLARIMIZ DA YEDİKLERİMİZ OLMALIDIR.

Ekmeğin en sağlıklısı, kepeği alınmamış buğday unundan, mayalanarak iyi yoğurulmuş ve pişirilmiş olanıdır. Böyle bir ekmeğin sindirimi kolay ve bağırsak sağlığına faydası da görülecektir. Etler içinde insan yapı ve karakterine en uygun olanı piliç eti ve et suyudur. İnsan mizacını düzelten ve hastalara şifa olan bu et, beyin cevherini güçlendirerek, düşünceleri olumlu yönde desteklemektedir. Ondan sonra faydalı olan et, oğlak ve erkek koyun etidir. İbn-i Sina, etlerin en faydalısının koyun eti olduğunu ve bütün tabiplerin keçi etini tavsiye etmediğini, genç erkek koyun etini övdüklerini bildirmektedir.

Vücut için en uygun sıvı gıda zeytinyağıdır. Karaciğeri güçlendirir. Zeytinyağındaki cevherler, insana güçlü uyum ve destek sağlar. Yaşadığımız beldelerde (Endülüs), pişirilen yemeklerde yalnız zeytinyağı kullanılmaktadır. Zeytinyağı ve su ile pişirilen et yemeğine, az tuz ve soğan ilâve edilirse, beğenilen sağlıklı bir yemek olur. Bu yemeğin adına TEFAYA denmektedir. Etlerin zeytinyağında kızartılarak pişirilmesinde, vücuda zarar veren maddeler meydana gelir. Vücuda en faydalı meyveler ise, incir ve üzümdür. İncir midenin dostu olup, bağırsakları yumuşatır. Üzüm ise, hızla sindirilir. Kuru üzüm ise, karaciğer fonksiyonlarına güçlü destek verir.

İnsan sağlığının korunması ve hastalıklara karşı direnç kazanması için, vücudun bütün organlarında biriken atık maddelerin atılarak arındırılması için, gereken kuralların uygulanması temel şartlardandır. Bu toksinlerin atılması için, çeşitli beden hareketleri ve yorucu olmayan faaliyetler, HIFZISSIHHA (hijyen) kurallarına uyarak, her bünyeye göre farklı uygulanan sıcak, ılık ve soğuk banyoları ihmal etmemelidir. Vücut kaslarını dinlendirmek için uygun şekillerde masajlar ve sağlıklı uyku ile vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmekle, büyük destekler kazanılır.

İbn-i Rüşd’ün önem verdiği bitkilerden KARA HELİLE’nin sağladığı faydaları sayarken; sindirim sistemi kaynaklı baş ağrılarına ve devamlı kullanıldığında vücudun derinliklerine, faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Beyin fonksiyonlarını, zihin ve düşünce merkezlerini güçlendirir, aynı zamanda yaşlanma belirtilerini geciktirir. Sarı renkli olanı, safra salgılanmasını uygun hale getirir. Toz haline getirilip 10-12 gram kadar kullanılacağı gibi, bir litre suya 30 gram karıştırarak kaynatılır ve günde 1-2 çay bardağı içilirse bi-iznillah fayda sağlayacaktır. Ayrıca HEMOROİT sıkıntılarını rahatlatır. KAKULE, karaciğerde tıkanan kanalların açılmasına, böbrekte oluşan küçük taş ve kumların temizlenmesine, epilepsiye (SAR’A), yemeklerin sindirilmesine, nar suyu ile karıştırılarak içildiğinde bulantı ve kusmalara fayda sağlar. PAPATYA çiçeğinin kaynatılarak içilmesi, kan değerlerini güçlendirir, sindirimi kolaylaştırır. Hoş kokusu olan papatya yağı, Calinus’un (GALENUS) verdiği bilgiye göre, gülyağına yakın etkisi vardır. Bütün sinirsel kaynaklı ağrıları rahatlatır, başka ilâçlara göre en faydalı olanıdır. Şiddetli ağrılarda, ağrılı bölgeye papatya yağı ile masaj uygulanır.

İnsanlarda bağışıklık sistemini güçlendiren, her mizaca uygun bir içecek olan SEKENCEBİN, balla sirke karışımından elde edilir, her zaman ve her durumda vücuda destek sağlar. REZENE, karaciğer, böbrek ve mesanenin tıkalı kanallarını açar ve DİÜRETİK (idrar söktürücü) etki yapar. Sindirim sistemi ve beyin fonksiyonlarını güçlendirir. Kaynatılarak içildiğinde, idrar yollarındaki küçük taş ve kumları düşürerek, temizler. Bu su göze sürülürse, görme kabiliyetini kuvvetlendirerek, nurunu arttırır. Taze olarak yenirse, anne sütünü arttırarak, kalitesini de yükseltir. Rezene bulunamadığında, anason da aynı amaçla kullanılabilir. MEYANKÖKÜ, ses tellerini temizleyerek, ses kısılmasını rahatlatır ve akciğer fonksiyonlarını düzenler. Bütün solunum yollarına destek sağladığı gibi, öksürüğü de keser. Susuzluk hissini giderir. İdrar söktürücü etkisi yanında mesane ve böbrek hastalıklarına fayda sağlar. Safra salgılanmasını düzenler. Meyankökündeki etkili maddeler, on yıl süre ile etkisini korumaktadır. Mide hastalıklarına faydalı olduğu gibi, vücutta biriken atık madde ve toksinleri arındırır. Çocukların gelişimi ve kas hacmini arttırmada destek sağlar. 

SAĞLICAKLA KALIN

Okunma Sayısı: 1701
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı