"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlâç ve gıda olarak: Yulaf

Feyzullah ERGÜN
01 Kasım 2020, Pazar
İnsan organizmasının yıpratıcı dış etkenlerden ve başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere yıkıcı hastalıkların, iç organlardaki fonksiyon bozukluklarını engellemek, sağlıklı ve düzenli beslenme sonucunda güçlendirilen bir bağışıklık sisteminin kurulmasına bağlıdır.

Bu sistemin kurulup geliştirilmesinde gerekli olan temel yapı taşlarından birisi de beta-glukan maddesidir. Bu madde yüksek oranda, İlâhî tanzimle yulaf nimetinde depolanmıştır. İçi boşaltılmış kof gıdalarla beslenmek durumunda kalan insanların, organizmanın savunma merkezi olan, bağışıklık sistemlerinin çökmesine sebep olduğundan ve bu sistemin güçlendirilmesine günümüzde yaşanan hastalık durumları göz önünde bulundurularak, beta-glukan maddesinin bol miktarda bulunduğu yulafın özelliklerini tanıtmaya çalışacağız.

Yulaf insanlar tarafından ekilen en eski tahıllardan biridir. Gıda değerini anlayan en eski topluluklar, yulafın ilâç özelliklerini de deneyerek tesbit etmişlerdir. Zamanımızın gelişen gıda teknolojisi, laboratuvarlarda yulafın biyokimyasal analizlerini gerçekleştirerek, içyapısındaki organik maddelerin, insan organizmasına etkilerini klinik deneylerle ispatlamıştır. Yulafın içyapısındaki beta-glukan maddesi önemli bir yer tutmaktadır. “Beta-glukanların bağışıklık sistemini, kuvvetli uyarıcı özelliklerinin yanı sıra kanser, mikrobiyal enfeksiyonlar, diyabet ve yüksek kolesterol tedavisinde etkili olabileceğini, ortaya koyan çok sayıda bilimsel çalışma bulunmaktadır. Bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi, vücudun kendi savunma elemanlarının uyarılması suretiyledir. Bu bakımdan sık sık soğuk algınlığı ya da gribe yakalananlar, yoğun ve stresli çalışma temposu olan kişiler ve bilhassa 40’lı yaşların üzerinde olanlar tarafından kullanılması, sağlığın korunması bakımından yararlı olabilmektedir. 6 yaş üzeri çocuklarda da düşük miktarlarda kullanılması önerilmektedir. Suda çözünen lif yapısında olup, kalınbağırsaklarda şişerek kitle oluşturmakta, safra ve yağları emerek kolesterolün kana karışmasını engellemekte ve dolayısıyla da, kolesterolün düşmesini sağlamaktadır. Bu sebeple, sağlığın korunması için beta-glukan taşıyan yulaf ürünlerinin kullanılması, Amerikan Gıda ve İlâç Dairesi (FDA) gibi resmî sağlık kurumları tarafından da vurgulanmaktadır. Bu madde Japonya’da mide ve kolon kanserlerinin tedavisinde, klinik olarak denenmek üzere onay almıştır.” 1

Yulaf, dengeli ve düzenli tüketildiğinde, bağışıklık sistemini güçlendiren ilâçların temel maddesi olan beta-glukan sayesinde, sık karşılaşılan solunum yolu enfeksiyonlarında, organizmaya güçlü destek sağlar. Fatır-ı Hakîm (cc) beta-glukan cisimciklerini bağışıklık sistemimizin ilk savunmasını yapan beyaz kan hücreleri (lökositler) üzerindeki özel yüzeylere bağlayarak, bağışıklık sisteminin aktive edilmesini ve bu sayede sağlıklı bir hayat yaşanmasını mümkün kılmıştır. Yulaf sadece içindeki beta-glukan maddesi ile değerlendirilmemelidir. “Yulaf sağlıklı miktarda E vitamini, birkaç B vitamini, kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller ve az miktarda selenyum, bakır, çinko, demir ve manganez gibi mineraller ihtiva etmektedir. Yulaf hem çözünebilir hem de çözünemez liflere katkıda bulunmaktadır. Çözünemez lifler sindirim sistemine yararlıdır. Yulafın içinde bulunan çözünebilen lif kolesterolün, arkasından giden sünger gibi iş görmektedir ve arterleri tıkayıp kalp hastalıklarına sebep olmadan önce onu yok etmektedir. Diyetlere eklenen yulaf ile önemli ölçüde kan basıncının, antihipertansif (yüksek tansiyonu önleyen) tıbbî tedaviye ihtiyaç duyumunun azaldığı ve lipitlerle kan glikozunun iyileştirildiği gözlemlenmiştir. Araştırmalar gösteriyor ki güne besleyici, lif bakımından zengin diyetlerle başlamak, sağlıklı kilo tutmada yardımcı olmaktadır. Sinir sistemi fonksiyonlarını güçlendirir. Depresyon ve panik atak şikâyetlerini rahatlatır. Gelişme çağındaki çocukların boylarının uzamasını sağlayan maddelerden oldukça zengin olan yulaf, kemik gelişimini de destekler.” 2

Yulafın ardından en yüksek beta-glukan kaynağı arpadır. Bu besin kaynaklarından sağlanacak lif ve beta-glukan destekleriyle bina-yı İlâhî olan insan organizması dışarıdan gelecek saldırılara karşı dinç ve dirençli bir halde ayakta durabilecektir. Beta-glukan kaynağından faydalanabilmek için, hazırlanabilecek pratik karışımlardan günlük 2-3 yemek kaşığı yulaf ezmesi süt, yoğurt veya kefire akşamdan karıştırılarak tüketilebilir. Beslenmemizde arpa ve yulaf ekmeği üretimini arttırarak, tüketimini geniş alanlara yaymakla, besinler aracılığıyla beta-glukan ihtiyacımızı karşılamamız toplumun sağlığını güçlendirecektir. Yulafla hazırlanarak fındık, ceviz, badem, tahin ve bal gibi ilâvelerle zenginleştirilecek lapalar, diğer kahvaltılık besinlere oranla en yüksek tokluk hissini sağlar. Yulaf ve arpa unları kullanılarak çeşitli çorbalar yapılabilir. Bir bardak suya 10 gram yulaf ezmesi konur, 10 dakika kaynatılır, günde 3-4 çay bardağı içilir. Öksürükte kaynatılmış yulaf suyu bal ile tatlandırılarak içilir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmede önemli roller alan yulaf ve arpa ununun mutfaklarımızda bir an önce yer alması, vücut sağlığımıza çok şeyler kazandıracaktır.

SAĞLICAKLA KALIN

Dipnotlar:

1) Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA, İyileştiren Bitkiler s. 95 Hayykitap 2015.

2) Dr. David GROTTO, Hayat Kurtaran 101 Yiyecek, s. 364 Martı Yayıncılık. 

Okunma Sayısı: 3581
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet

    1.11.2020 05:40:51

    Soğuk algınlığına faydalı olması ilgimi çekti.Ara ara kullanıyordum.Şimdi daha sık kullanacam inşallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı