Başörtülü öğrencileri fişleyen Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. E. Rennan Pekünlü′ye tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer, ‘Kamusal alan’ adına yapılan dayatmalar ve meşrû olmayan yasal düzenlemeler bir an önce son bulmalıdır” dedi. Öte yandan Ege Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Prof. Dr. Pekünlü hakkında soruşturma başlatıldı.
Yasakçı hocaya soruşturma
Başörtülü üniversite öğrencilerinin fotoğrafını çekerek fişlediği iddia edilen Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü hakkında disiplin ve ceza soruşturması açıldı. Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı, yaptığı açıklamada, daha önce de bazı başörtülü öğrencilerin, Pekünlü’nün çeşitli yollarla öğrencilere baskı yaptığı iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına, Rektörlüğe ve YÖK’e şikayette bulunduğunu belirtti. Bu şikâyetler sonucu Pekünlü’ye kınama ve kıdem cezaları verildiğini kaydeden Kazancı, hiçbir öğrencinin eğitim hakkından geri bırakılmaması için hassasiyet gösterdiklerini söyledi. Kazancı, Pekünlü’nün son olarak fakülte girişinde başörtülü öğrencileri fotoğrafını çekmesi olayıyla ilgili, hakkında disiplin ve ceza soruşturması açıldığını bildirdi.
Başörtüsü karşıtı profesöre tepki
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer, başörtülü öğrencileri fişleyen öğretim üyesine tepki göstererek, “Kamusal alan’ adına yapılan dayatmalar ve meşru olmayan yasal düzenlemeler bir an önce son bulmalıdır” dedi. Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Özer, “Bizler yıllarca üniversite kapılarında özgürlükleri turnikelere sıkıştırılan kızların gözyaşlarıyla ıslandık. Başörtüsü yasağının uygulanması için öğretim üyelerine dönüp ‘Gerekirse bilimsel çalışmaları askıya alın’ diyen Kemal Alemdaroğlu gibi profesörlerin fütursuzluklarına dişimizi gıcırdattık, ikna odalarında imha edilmeye çalışılan çocukların ağırlaşan sancılarının altında ezildik. Şehit annesini başörtülü olduğu için protokolden kaldıran komutan yüzünden gerildik. Yıllar sonra üniversite kapılarındaki dram bitti diye sevinirken 28 Şubat apoletlilerine özenen zorbanın biri çıkıyor ve elindeki fotoğraf makinesiyle aymazca başörtülü öğrencilerin fotoğrafını çekiyor, onları fişliyor. Herkesi torna ürünü olarak görmek isteyen bu aşağılık zihniyet, farklılıklara tahammülde hazım sorunu yaşıyor; ‘kamusal alan’ diye zihinlere çizgiler çiziyor ve bu alanda eğitim almak isteyen çocuklarımızın özgürlüklerini elinden alıyor” dedi. Yeni anayasa ile ‘din ve vicdan hürriyeti’nin teminat altına alınmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Özer, ‘Kamusal alan’ adına yapılan dayatmalar ve meşru olmayan yasal düzenlemeler bir an önce son bulmalıdır. Kamusal alana girene kadar değil, bu ülkede zulüm bitene kadar saçmalıklarla mücadele etmek akıl sahibi herkesin ortak görevidir” diye konuştu.