"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bizi bizden ayıramazlar”

H. Muharrem OKUR
04 Ocak 2026, Pazar
H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİK

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin sadık talebelerinden Zübeyir Gündüzalp’in, 1948 yılında Afyon Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği ve Şualar eserinde de neşredilen müdafaasındaki ifadeler güncelliğini koruyan büyük hakikatleri barındırıyor. Savunmasına Risale-i Nur ile iştigalini mantıkî deliller ve inkâr edilemeyecek hüccetlerle sağlam temellere oturtarak başlar ve Risale-i Nur meslek ve meşrebi açısından rehber niteliğinde bir savunmayla sözlerine devam eder. Neticede tahliye kararı çıkar. 

Bu savunmada Bediüzzaman Said Nursî’nin şahsını çürütmek ve Risale-i Nur hizmetini bitirmek isteyen ve vatanımızı imansızlık taunuyla maddî-manevî felâketlere sürüklemek isteyen gizli din düşmanlarına da seslenir. Her bir cümlesi özel olarak incelenmeye değer olan bu savunmada iman hizmetlerinde bulunanların hususiyetleriyle ilgili dikkate değer tespitler de bulunur. Bu tespitler aynı zamanda hakikatlerin yaşanmasında çıkabilecek arızalara karşı bir uyarı mahiyeti de taşımaktadır. İman hizmetinin yürütülmesi sırasında din düşmanları tarafından çeşitli musibetlere, iftiralara hatta ölüm tehditlerine maruz kalabilen iman hizmetindeki erler, tüm bu engellemelere rağmen nasıl davranırlar? Tazyiklere, fitne rüzgârlarına, baskılara, zulümlere rağmen ne yaparlar? Savunmasında bu gibi suallerin cevaplarını da verir Zübeyir Gündüzalp. 

Bediüzzaman Said Nursî’yi ortadan kaldırmak isteyen, kendilerini zindanlara atan ve ağır cezalar ile yargılayanlara seslenir: “Birimiz şarkta, birimiz garbda, birimiz cenubda, birimiz şimalde, birimiz ahirette, birimiz dünyada olsak, biz yine birbirimizle beraberiz. Kâinatın kuvveti toplansa, bizi yüksek Üstad Said Nursî’den ve Risale-i Nur’dan ve bizi bizden ayıramazlar.” 1

Evet Nur şakirtleri birbirlerinden ayrılmaz ve ayrılamazlar. Ölüm, sürgün, musibetler, iftiralar, tazyikler onları yıldırmaz; birbirlerine olan bağlarını kopartmaz ve kopartamaz. Meşrep bakımından zahirî ayrılıklar görülse de bunlar hakikatte ayrılık değil, vazife taksimlerinden ibarettir. Kalpler daima ittihattadır, her daim muhabbet ve tesanüd hâkimdir. Nur şakirtleri kardeşlerini tenkit etmez, dışlamaz, uhuvvet düsturlarına aykırı hareket etmezler. Buz parçası hükmündeki şahsiyetlerini eriterek şahs-ı manevîden oluşan tertemiz, tatlı ve büyük bir havuza katılırlar.2 Neticede ise gizli din düşmanları amaçlarına ulaşamaz ve muvaffak olamazlar. İman hizmetleri ise selametle yoluna devam eder. 

Dipnotlar:

1- Şualar, s. 574. 2- Lem’alar, s. 281.

Okunma Sayısı: 847
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Türeli

    4.01.2026 08:49:39

    Bir azm, eğer iman dolu bir kalbe girerse İnsan da, o imandaki son sırra ererse En azgın ölümler ona zincir vuramazlar Volkan gibi coşkun akıyor durduramazlar Rabbimden iner azmine kuvvet veren ilham Tarihçe-i Hayat - 8

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı