"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâb-ı Kavseyn’e yolculuk

Halil ELİTOK
06 Şubat 2024, Salı
Mübarek üç ayların birincisi olan Recep ayının ikinci kandili olan Mi’raç Kandili olması nedeniyle tüm Müslüman kardeşlerimin Kandillerini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.

Hicretten bir buçuk yıl önce Recep aynın 27. gecesi Hz. Peygamber (a.s.)’in en büyük mucizesinden biri olan İsra ve Miraç mucizesi gerçekleşmiştir. İsra; Gece yürüyüşü ve yolculuğu demektir. Miraç; Yükseğe çıkmak manasına olan “uruç” kelimesinden alınmıştır.

Bu itibarla; Miraç, Hz. Peygamber (asm)’in yeryüzünden ulvi makamlara yükselişi ve dönüşü demektir. Bir başka ifade ile Miraç uruç ile Hubut arasındaki zaman zarfıdır. Uruç; Hz. Peygamber (asm)’in dünyanın ötesindeki alemleri seyretmesidir. Hubut; Âlemleri seyrettikten sonra geri dönüşü demektir. Ayrıca Mi’raç, Cenab-ı Allah, insanların ve cinlerin temsilcisi olarak Habibini huzuruna almakla, insanın kâinatın çok kıymetli bir meyvesi ve Cenab-ı Hakkın nazlı bir mahbubu olduğunu âleme ilân edilmesidir.

Hz. Peygamber (asm), Erkân-ı İmaniyenin hakaikini göz ile görüp; Melaikeyi, Cenneti, Ahireti, hatta Zat-ı Zü’l-Celâli göz ile müşahede etmek, kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir Nur-u Ezeli ve ebedi bir hediye getirmiştir.[1]

Mekke’den Mescid-i Aksa’ya kadar olan yolculuğu Kur’an-ı Kerimin şu âyeti ile sabittir. ”Münezehtir o (Hâlik-i Kudret) ki, kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya yürüttü. Tâ ki, ona âyetlerimizden gösterelim. Şüphe yok ki, ancak O (Hâlik-i Kadîm)dir ve herşeyi işiten, gören.”[2]

Mescid-i Aksa’dan sonraki göklere urucu hadise ise hadisle sabittir. Peygamberimizin Mescid-i Aksa’da peygamberlere imam olarak namaz kıldırması onların şeriatlarının asıllarına varis-i mutlak olduğunu göstermesi demektir. Peygamberimize burada (Mescid-i Aksa’da) içinde süt, şerbet ve su bulunan üç bardak takdim edildi. Takdim esnasında: “Eğer suyu alırsa; kendisi’de ümmeti de ihtiyaçsız ve kanaatkâr olur. Şerbeti alırsa; Kendisi de ümmeti de mahrumiyete düçar olur. Şayet sütü alırsa; kendisi de ümmeti de doğruyu bulur” diye bir ses işitti. Bunu üzerine süt bardağını alıp içti. Bu arada Cebrail (a.s.): “Ya Muhammed! Sen fıtratı ve tabii olanı seçtin. Sen de ümmetin de doğru yola iletildiniz” buyurdu.

Peygamberimiz; bundan sonra Cebrail (a.s.) ile birlikte Refref’le göklere yükseldiler. Bundan sonra Hz. Peygamber (asm)’e cennet gösterilmiştir. Oradan Sidretü’l-Münteha’ya vardı. Burada Cebrail (a.s.)’i asıl şekli ile gördü. Daha sonra Kab-ı Kavseyn denilen makama vardı. İşte! Ezel Sultan’ı, esrar perdesini kaldırdı. Cenab-ı Hakk’ın sohbeti ve cemaliyle müşerref oldu.

Peygamberimiz; Miraç gecesinde birçok ilahi tecellilere ve iltifatlara mahzar olmuştur. Erkan-ı İmaniye’nin hakikatını, Melaikeyi, cenneti ve Âhireti müşahede etmiştir.

Dipnotlar:

[1]Nursi, Said; Sözler, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-1994, s.533. 

[2]İsra Suresi

Okunma Sayısı: 1804
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı