"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Salât-ı münciye

Halil ELİTOK
17 Ocak 2020, Cuma
Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemi’il-ehvâli vel âfât” ile başlayan duânın özellikle farz namazların peşinden okunması duâların kabulü açısından önemlidir.

Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salâvata devam edenin, belâlardan emin, gelecek musîbetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.

Hanefi Mezhebi’ne göre de, diğer mezheplere göre de farz ile sünnet, sünnet ile farz arasında dünya kelâmı konuşmak mekruhtur. Ancak duâ yapmak, Allah’ı zikretmek, Peygamberimize (asm) salâvat getirmek mekruh değildir. Farz namazdan sonra yapılan duâ, Peygamber Efendimiz (asm) tarafından müstecap (makbûle şayan) duâlar arasında sayılmıştır.

Peygamber Efendimiz (asm), bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Bir farz namazı kılan kimsenin bir makbul duâ hakkı vardır. Kur’ân’ı hatmeden kimsenin de bir makbul duâ hakkı vardır.” 1

 İbn-i Fakihanî (Fecr-i Münir) adlı eserinde şöyle bir olay nakleder:

Maneviyat büyüklerinden Ebu Musa, fırtınalı bir havada gemidedir. 

Müthiş bir fırtına gemiyi batırmaya ramak kaldığı sırada Peygamber Efendimize (asm) iltica ederek şöyle duâ eder:

Ya Resulallah! gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar suya gark olup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster!..

O sırada kulağına şöyle bir hitap vaki olmuş: Ey Ebu Musa! Tüncina duâsını okuyun! Yani, kurtaran duâyı okuyun, kurtaran duâyı.

Demiş ki: Ya Resulallah! bu Tüncina duâsı hangisidir, biz bilmiyoruz?

Efendimiz (asm), bugün namazlardan sonra okumakta olduğunuz (Salâten Tüncina)’ duâsını okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş. 

Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebu Musa’dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ salim karaya ayak basmışlar.

Bu duâ hakkında Bediüzzaman “Meşhur-u âlem ve gayet mücerreb ve umum aktabların mergubu bir salâvat-ı şerifedir.” 2 diye bahseder.

Şafiî Mezhebi’nde duânın korku manasına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu uygulaması vardır. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duâsında meşrû kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır. Ancak bazıları her farz namazdan sonra bu duâyı okumak bid’at mıdır, sünnet midir? Diye sorgulamaktadır. 

Bu durum şöyledir:

Farz namazından sonra duâ etmek bidat değil, sünnettir. 

Çünkü; Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’nin rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

“Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamd-u sena etsin, sonra Peygamber’e salâvat getirsin, ondan sonra dilediği duâlar yapsın.” 3

Bir başka rivayette de Farz namazın farzının hemen akabinde yapılan duânın önem ve ehemmiyetine dikkat çekilerek şöyle rivayet edilmiştir: Ebu Ümame’den (ra) denildi ki; “Ey Allah’ın Resûlü! Hangi duâ daha fazla kabule şayandır? 

Hz. Peygamber (asm): “Gecenin son kısmında ve her farzın ardında yapılan duadır” 4 buyurdu.    

Şafilerin duâ ederken musîbetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. 

Bu hadislerden birisi şöyledir:

Peygamber Efendimiz (asm), “Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” 5

Dipnotlar:

1- Feyzü’l-Kadîr, c. 6, s. 211, h. 8818.

2- İlk Teksir Delailü’n-Nur, s. 36.

3- Neylü’l-Evtar, c. 2, s. 577.

4- Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 236, h. 9229.

5- Müsned, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 56;  Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 237, h. 9242-43. el-Fethu’l-Kebir, II/357.

Okunma Sayısı: 3518
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • R. Kalyoncu

    19.1.2020 00:12:18

    İmam Ebu Yusuf'a göre; “Borçlu aldığı borcun mislini değil, ödeme esnasındaki kıymetini, değerini verir." (Mecmuatu'r- Resâil, İbn Abidin) Yani borçlu, enflasyondan kaynaklanan değer kaybını karşılar, aksi uygulama adil olmaz. Bu bağlamda, makalede ifade edilenlerin bu fetvaya uygun olduğu açıktır. Değerli yazarı, sanki faize cevaz veriyormuş gibi eleştirmek bilgi eksikliği değilse, haksızlıktır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı