"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Benim tarzımda davranmak lâzımdır

Hasan KOÇ
14 Nisan 2026, Salı
On dördüncü Şua’da kendisi kısa, fakat mahiyeti çok büyük bir mektup vardır.

Bu mektup üzerinden hissettiklerimizi ve düşündüklerimizi sizinle paylaşabilmek için öncelikle buraya almamız gerekiyor. “Şiddetli bir ihtarla bildim ki, sen ve Ahmed Feyzi, Nurun mesleği olan mübareze etmemek ve ehl-i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-u kat’î olduğu zaman kısaca müdafaa etmek haricinde, pek ziyade ve zararlı, mübarezekârâne ve siyasetvâri mahke- medeki okuduğunuz parçalar Nurlara çok zarar vermiş. Hattâ bizim cezamıza ve benim sıkıntılarıma sebebiyet vermiş. Ben senden ve Ahmed Feyzi’den gücenmem. Fakat bana evvelce göstermek lâzımdı. Maddî kazâ-yı İlâhî olarak o vaziyet size verilmiş. Onun tamiri için, benim tarzımda davranmak lâzımdır. Feyzi dahi, bütün kuvvetiyle siyasî müdafaatı bırakıp Nurlarla ve Tahirî gibi, yeni talebelerle meşgul olmak elzemdir.” 1 

Bediüzzaman Said Nursî bu mektupta talebelerine açık bir uyarıda bulunuyor. Öncelikle Nurun mesleği vurgusu ile başlanan mektupta bu mesleğin gereklilikleri olan mübareze etmemek, ehl-i dünya ile karşılıklı atışmamak yani uğraşmamak, siyasete girmemek yani siyaset yapar gibi bir vaziyette görünmemek, sadece lüzum olduğu kadar izah edip meseleleri uzatmadan konuyu nihayete erdirmek- ten bahsediyor. 

Nur mesleğinin şartlarından olan bu hususların yerine getirilmemesi sıkıntıların artmasına sebep olmuş hatta ceza verilmesi için bir delil niteliğinde değerlendirilmiş ve iman hizmetinin menfî hücumlara uğramasına neden olmuştur.  

Bediüzzaman, bu yaşanan hadiseye gücenmemekle birlikte ortaya çıkan zararın tamirini istemektedir. Tamiri ise Nur mesleğine uygun hareket etmek yani Nur mesleğinin yaşanır ve görünür şekli olan kendi şahsının nasıl davrandığına bakılmasını istemektedir. “Benim tarzımda davranmak lâzımdır” diyerek Nur mesleğine aykırı olan hallerden şiddetle çekindirmekte ve hizmet-i imaniyeye doğrudan fayda veren hizmetlere yönlendirmektedir.  

Bunun için iman hizmetinin temeli, esası, çekirdeği olan talebe hizmetleriyle uğraşılmasını istemektedir. Demek ki Bediüzzaman’ın tarzında hareket edildiği sürece Nur mesleğine sahip olunmakta ve Nur mesleğinin maddî ve manevî koruması altına girilmektedir.

Dipnot: 

1- On Dördüncü Şua, s. 563.

Okunma Sayısı: 636
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    14.04.2026 17:28:18

    " Nurun mesleği olan " Mübareze" etmemek,ehli dünya ile uğraşmamak, ve siyasete girmemek" fevkâlade önem li.Çünkü şiddetli bir ihtar ile bu husus Üztad'ımıza bildiriliyor. Demek mübareze etmek,ehli dünya ile uğraş mak ve siyasete girmek nurun mesleğinde yoktur. Bundan dolayı Üstad'ımız mübareze etmemiş,ehli dün ya ile uğraşmamış ve siyasete girme miştir.Üstad'ımızın tarzı bu.Bizim de bu tarzda hareket etmemiz lazım.Aksi hal de çok sıkıntılara maruz kalmamız kaçınılmazdır..İçtima-i ve siyasi hayatta bunun örnekleri çoktur. Bilhassa son demlerimize bakın ne kadar sıkıntılar var.İşte Nur'un mesleğine zıt hareket etmenin sonuçları.Hep beraber yaşıyo ruz.Bu son derece önemli konuyu.işle diği için yazarı can-ı gönülden tebrik ediyorum.

  • Halim Selim

    14.04.2026 12:23:09

    Allah razı olsun. İstifadeli bir yazıydı

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı