"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haricî saldırıları püskürtmek için

Hüseyin GÜLTEKİN
02 Aralık 2019, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman bir taraftan harici ifsat komitelerinin tecavüz ve saldırılarını püskürtürken, diğer taraftan da dahili uhuvveti ve tesanüdü sağlamanın gayretinde idi.

Şer güçlerin, zındıka mahfillerinin sinsi, münafıkâne tuzaklarına düşmemek için azamî dikkat ve titizliğin elzem olduğunu her fırsatta dile getiriyordu.

Ehl-i dalâletin acımasız tecavüzlerine ve hücumlarına karşı mukavamet edip dayanabilmenin yegâne çarenin talebeler arasında vukuu bulması muhtemel iftirak ve ihtilâflara kapı aralayacak dargınlıklardan kaçınmak gerektiğini ifade ediyordu. Birlik beraberlik ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi gerektiğini söylüyordu. 

Bu meyanda isterseniz müntesipler açısından Üstadın yol gösterici bazı ifade, mesaj, tavsiye ve ikazlarına kulak verelim :

 “Bin haysiyetim olsa kardeşler arasındaki ittihad ve uhuvvete feda ederim..”

“Sabri’nin bin kusuru olsa geçmişte onun yaptığı hizmetlerinin hatırı için onu af ederim...”

 “O çirkin sözlerin hepsini kendime alıyorum...”

“Ben Hüsrev’in aleyhinde bulunmaktan korkarım. Şimdi onun aleyhinde bulunmak benim aleyhimde ve Risale-i Nur’un aleyhinde bulunmak hükmüne geçer...”

“Nurun iki rüknü zahiri birbirine nazlanmak ve teselli yerine hüzün vermek olan ehemmiyetsiz hadisenin bu sırada benim kalbime verdiği azap cihetiyle “eyvah eyvah! El aman el aman! Ya Erham-er Rahimin! Bizi muhafaza eyle, bizi cin ve insi şeytanların şerrinden kurtar, kardeşlerimin kalblerini birbirine tam sadâkat ve muhabbet ve uhuvvet ve şefkatle doldur...” (Şuâlar s: 428)

 “...Sakın sakın, şimdiye kadar mabeyninizdeki fedakârane uhuvvet ve samimane muhabbet sarsılmasın. Bir zerre kadar olsa bile, bize büyük zarar olur... Bizler birimize lüzum olsa ruhumuzu feda etmeye, hizmet-i Kur’âniye ve imaniyemiz iktiza ettiği halde, sıkıntıdan veya başka şeylerden gelen titizlikle hakikî fedakârlar birbirine karşı küsmeye değil, belki kemal-i mahviyet ve tevazu ve teslimiyetle kusuru kendine alır, muhabbetini samimiyetini ziyadeleştirmeye çalışır. Yoksa habbe kubbe olup, tamir edilmeyecek bir zarar verebilir...” (Şuâlar, s. 430)

Şimdi dehşetli bir planla, Nur’un erkânlarını birbirinden soğutmak için resmen bir iş’ar var. Madem sizler lüzum olsa birbirinize hayatınızı kuvvet-i sadâkatınız ve Nurlar’a şiddetli alâkanızın muktezası olarak, feda edersiniz. Elbette gayet geçici ve cüz’î ve ehemmiyetsiz hissiyatınızı feda etmeye mükellefsiniz. Yoksa katiyyen, bizlere bu sırada büyük zararlar olacağı gibi, Nur dairesinden ayrılmak ihtimali var diye titriyorum...”  (Şuâlar, s. 433)  

Muhtemel iftirak ve ihtilâflara meydan vermemek için, dahili birlik, beraberliği, tesanüdü ve kardeşliği sağlamak için Risale-i Nur’un muhtelif bölümlerinde geçen ve yukarıda aldığımız bazı örnekler çerçevesinde Üstad talebelerine muhatap olmuştur.

Farklı mizaç, huy ve meşreplerdeki hemen bütün talebelerini hep nazar-ı müsamaha ile, hoş görü ile, şefkatle merhametle kucaklamıştır. Bilerek veya bilmeyerek onlardan sudur eden hata ve kusurlara karşı çoğu zaman görmezden gelir veya kırmadan, incitmeden onlara ikaz ve tavsiyelerde bulunurdu. Ciddî hata ve yanlışlara karşı dahi hiçbirisini daire haricine atmadan; ”Aziz, sıddık, halis, muhlis, kahraman, fedakâr kardeşlerim..” diye taktir ve taltiflerde bulunarak hepsini havz-ı müşterekte cem ederek birlik beraberlik içinde Nur hizmetlerine devam ederdi.   

Not: Nur Talebesi bir yakınımın rahatsızlığı dolayısıyla müstecap duâlarınızı istirham ediyorum.           

Okunma Sayısı: 719
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı