Rasûlullah (asm), sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan ayını ibadetle geçiren kimsenin geçmiş günahlarının bağışlanacağını haber vermiştir. Bu vesile ile farz namazlardan sonra en kıymetli namazın “gece namazı” olduğunu bildirmiş, gece namazında daha dinç olabilmek için gündüz, “kaylûle”den (öğlen uykusundan) destek alınmasını tavsiye etmişti.
Ramazan ayının son on günü girdiğinde; başka zamanlarda olmadığı kadar ibadetlerine ağırlık vermiş, geceyi ihyâ etmiş, ailesini gece ibadeti için uyandırmıştı. Peygamber Efendimiz bir defasında Abdullah ibni Ömer (ra) için: “Abdullah ne iyi adamdır! Keşke bir de geceleyin namaz kılsa…” buyurmuştu. 1
Bu söz, İbni Ömer’in kulağına gidince, o günden sonra gecelerini ihyâ etmeye başladı. Bu hadiseden, Allah Rasûlünün (asm) bizzat seher vakitlerini değerlendirdiği, teheccüd namazını kaçırmadığı gibi, ailesini ve Ashabını da bu vakitleri ihya etmeye özendirdiğini anlıyoruz.
Dipnot:
1- Buhârî, Teheccüd, 2