"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu aşkın nüshası rüzgârlarda, aslı bende kalacak

İbrahim Aktaşcı
07 Kasım 2026, Cumartesi
Vaktiyle, Hoca Nasreddin oruç tutarken, günleri şaşırmamak için Ramazan’ın her günü çömleğe bir taş atar. Hocanın hanımı bir gün çömleği devirir ve taşlar dağılır.

Hocanın gazabından korkan hanımı, yerden bir avuç çakıl alır ve çömleğin içine doldurur. Ramazan’ın son günleridir. Hocanın evine iftara gelen davetlilerden biri sorar: “Hocam, bugün ayın kaçı?” 

Hoca çömleği döker ve saymaya başlar. Çömlekten 117 taş çıkar. Hesap hocanın aklına yatmaz, fakat misafiri de bekletmek olmaz. 

Hoca biraz iskonto ile cevap verir: “Bugün ayın 47’sidir” der. Misafirler gülüşür: “Hocam, ayın kırk yedisi olur mu hiç?” Hoca cevap verir: “Ben yine insaflı söyledim. Çömleğin hesabına bakılırsa ayın 117’sidir...”

İddia o ki yapay zekâ şirketleri, Avrupa’daki bazı sahaflardan; internet üzerinden milyonlarca kitap sipariş etmiş. Sipariş edilen kitaplar tarandıktan sonra, fizikî nüshaları imha edilmiş. Sahaflara göre bu bir kitap ticareti değil, kültürel bir tasfiye. 

Bir an için; kitap, dergi ve gazetelerin fizikî nüshalarının imha edildiğini, internetteki dizi, film ve belgesellerin orijinal kayıtlarının silindiğini ve yerlerine yapay zekâ ürünü kopyalarının yüklendiğini, dijital kopyaların tek kaynak haline geldiğini hayal edelim. Böylesi bir senaryoda, dünya nasıl bir yer olurdu? 

* Toplum geçmişi hatırlamazdı, “hayır geçmiş böyle değildi” diyenler bunu ispat edemezlerdi. Çünkü kayıtlar aksini söylerdi.

* Savaşlar, seçimler, bilimsel ve coğrafî keşifler, tarihî kişiliklerin yaşamları; revize edilir, tarih yeniden yazılabilirdi.

* Kanunlar, mahkeme kararları, resmî evraklar kolayca değiştirilir, hukukî güvenlik ortadan kalkardı. 

* Kültürel miras silinir, dil dönüşür, toplum hafızası yeniden şekillendirilirdi.

* Yapay zekâ devletleri, hafızayı kontrol ederdi. Muhalefet, iddialarına kanıt bulamazdı. Sansüre gerek kalmazdı, sakıncalı içerikler yasaklanmak yerine sessizce değiştirilirdi.

* Hakikat arkeologları; eldeki birkaç basılı nüsha, kasetler, film makaraları ve kişisel arşivler ile tarihi yeniden inşa etmeye çalışırdı. 

Okurken, “yok canım, o kadar da değil” dediğinizi duyar gibiyim. İşte size teorinin bir cilvesi:

İsrailli fakat İsrail karşıtı olan aktivistler; Yuval Abraham ve Rachel Szor, İsrail’in Gazze’deki katliamını konu alan “NAZA” isimli bir belgesele imza attılar. 

Belgesel ismini, İbranice bir kısaltma olan ve “tali hasar/yan zayiat” anlamına gelen “Nezek Agavi” (NAZA) teriminden alıyor. Belgesel, Gazze’deki operasyonlara bizzat katılmış İsrail askerlerinin anlatımlarına ve itiraflarına dayanıyor.

Belgeselde İsrail askerleri; tek bir hedef için bütün bir mahalleyi yok ettiklerini ve yaşanan sivil kayıplara kendi aralarında “NAZA” dediklerini anlatıyorlar. 

Belgeselin Venedik Film Festivalindeki başarısının ve tüm dünyada ses getirmesinin ardından, Netanyahu hükümetine yakın İsrailli yapımcılar, “al takke ver külah” yaptılar.

Belgesel birçok internet sitesinde, aynı isim ve birebir kopya sahnelerle dolaşıma sokuldu. Ancak çakma versiyonda, belgeselde konuşan İsrail askerlerinin konuşmaları değiştirildi ve Gazze’deki katliam meşrulaştırılmaya çalışıldı. Ve iddia o ki belgeselin sahtesi, orijinalinden daha çok izlendi.

Yani yukarıdaki senaryo, şimdilik bir distopya gibi görünse de zaman zaman böyle kısa filmler(!) görebiliriz ve Allah korusun Hoca Nasreddin gibi çömleğin insafına kalabiliriz. 

Ne diyordu şarkıda:

“Bizi zaman yenecek ve anılar kalacak...”

Okunma Sayısı: 120
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı