"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyeti dar alana sıkıştırmak

Nurullah UDUN
07 Kasım 2026, Cumartesi
Geçenlerde bir köşe yazarı, Yeni Asya’nın Freedom House’un uluslararası özgürlüklerle ilgili raporunu okuyucularına sunmasına tepki gösterdi ve gazetemizi eşcinselleri desteklemekle itham etti.

Bu itham, kavramların nasıl çarpıtıldığını gösterdi. Hürriyet gibi hem fıtrî hem de imanın gereği olan bir esasın nasıl dar bir alana sıkıştırıldığı da bu ithamda görülüyordu. Hâlbuki geniş bir alanı dar bir alana sıkıştırmak, istibdadın ta kendisidir. Karşı karşıya kaldığımız itham da tam olarak buydu: Dar bir alanda düşünmeye ve hareket etmeye zorlanmak.

İthamın mantığı şuydu: “Camiler açık, namaz kılınıyor, başörtüsü serbest; o hâlde ülke hürdür. Buna rağmen ‘özgürlük yoktur’ diyen bir raporu aktarmak, sapkınlıklara destek vermektir.”

Raporu incelediğimizde durumun çok farklı olduğu görülür. Raporda 25 genel gösterge yer alır. Asıl puan düşüren alanlar yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, seçim adaleti, KHK’lar ve mülkiyet hakkı ihlalleridir. Bunların üstünü örtüp alt başlıklardan birini cımbızla çekerek hüküm çıkarmak cerbezeden başka bir şey değildir. İşin en ilginç tarafı, eşcinselliğin puanlamayı belirleyen göstergeler arasında yer almamasıdır.

Oysa bir ülkede insanların yalnızca ibadethaneye gidebilmesi, o memlekette imanın gereği olan hürriyetin ve Kur’ân’ın emrettiği adaletin bulunduğu manasına gelmez. Buradaki sıralama da önemlidir. “Önce hürriyet mi, yoksa adalet mi?” diye sorulduğunda önceliğin hürriyette olduğu bilinmelidir. Zira hürriyetin önemsenmediği, küçümsendiği ve saptırıldığı bir yerde adaletin işlemesi mümkün değildir.

Adaletin tecelli edebilmesi, her şeyden evvel hür bir zemine bağlıdır. Peki, 12 Eylül ihtilal anayasasıyla idare edilen bir ortamda hürriyetten ne kadar bahsedebiliriz?

İnsanların hakkını aramaktan, haksızlığı dile getirmekten ve idarecilerin keyfî uygulamalarını tenkit etmekten korktuğu bir dönemde adalet elbette tecelli edemez. İhtişamlı adalet sarayları, içi adaleti uygulayan bir yargı sistemiyle doldurulmadıkça hiçbir şey ifade etmez ve göz boyamaktan ibaret kalır. Adalet tam manasıyla işlediğinde, kanun karşısında din, ırk ya da soyun bir önemi kalmaz, herkes eşittir. Hulefâ-i Râşidîn döneminde Hz. Ali’nin, Osmanlı’da Fatih’in gayrimüslimlerle mahkemede karşı karşıya gelmeleri bunun en güzel örnekleridir.

Bediüzzaman’ın “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” sözü tam da bununla ilgilidir. Bediüzzaman hürriyeti sonradan verilen bir lütuf olarak görmez. Onun için hürriyet, doğrudan doğruya yaratılışın gereği ve imanın bir parçasıdır.

Buradan hareketle hürriyetin sınırlarını da belirlemekte fayda var. Bediüzzaman meseleyi şöyle ifade eder: “Hürriyet-i şer’iyye; âdâb-ı şeriatla müteeddibe ve taayyüş etmiş olan hürriyettir. Yoksa sefahat ve rezaletteki hürriyet, hürriyet değildir; belki hayvaniyettir, şeytanın istibdadıdır.”

Yeni Asya’nın savunduğu hürriyet budur: Kanunun üstün olduğu, devletin vatandaşına hesap verdiği ve onun hizmetinde bulunduğu, keyfîliğin ve zulmün meşruiyet bulamadığı, dinin siyasete alet edilmediği, aile yapısının korunduğu ve her türlü ahlâksızlığın karşısında duran bir hürriyet-i şer’iyye.

Adalet-i mahzayı kendisine ölçü alan ve Bediüzzaman’ın izinden giden Yeni Asya, ne Batı’nın ifsadına alet olur ne de istibdadın dindarlık versiyonuna boyun eğer. Hakkın hatırını üstün tutar. Hürriyeti imanın bir şiarı, adaleti ise maddî ve manevî bütün mülkün esası olarak görür.

Dolayısıyla Yeni Asya’ya yöneltilen ithamın ne kadar yersiz olduğu ortadadır.

Okunma Sayısı: 74
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı