"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ya benimsin ya tokmağın!”

İbrahim Aktaşcı
11 Mayıs 2024, Cumartesi
Vaktiyle, memleketin birinde, maişetini mahkeme harçlarıyla kazanan bir kadı paraya sıkışır. Yoldan geçen bir karı-kocayı mübaşiriyle birlikte çeviren kadı, evli çifte, aralarında husumet olup olmadığını sorar.

Karı-kocadan, “ne münasebet” cevabı alan Kadı, evli çifte şöyle der: “O halde şimdi bir karar yazıyorum, ileride aranız bozulursa lazım olur. Verin bakalım yüzer kuruş karar harcı…”

Kıssayı okurken içinizden bu paragöz kadıyı ayıplamış olabilirsiniz. Ancak günümüzde hikayedeki kadıyı mumla arayan ve “para mühim değil yeter ki artık boşanayım” diyen çok sayıda davacı ve davalı var. 

Hakimlerin liyakatsizliği, denetimsizlik, iş yükü bir kenara, boşanma davalarının yıllarca sürmesinin başlıca nedenleri ise maktu harç ve icraya konulabilirlik.

*** 

Malum, Türk hukukunda; ilk derece, İstinaf ve Yargıtay olmak üzere üç basamaklı bir muhakeme sistemi var.

Açılan bir dava, miktara ve konusuna göre ilk basamakta kesinleşebileceği gibi üçüncü basamağı da görebilir. Bu yıl itibariyle bir davanın üçüncü basamağa gidebilmesi için dava değerinin en az 378.290 TL olması gerek. 

Dava değeri arttıkça mahkemeye ödenen harç miktarı da artıyor. Boşanma davalarında ise, davalıdan tazminat olarak “yüz milyon lira” da isteseniz “yüz türk lirası” da isteseniz aynı harcı ödüyorsunuz. 

İşte bu kolaylık sebebiyle davanın tarafları, kazanamayacaklarını bildikleri halde temyiz sınırının çok üzerinde bir miktar üzerinden dava açıyorlar. Böylece dosya son basamağa kadar çıkıyor ve dava yıllarca sürüyor.

“İyi de dava değeri buna imkan veriyor diye illa İstinaf’a ya da Yargıtay’a gitmek zorundalar mı, gitmeyiversinler” dediğinizi duyar gibiyiz. 

*** 

Uygulamadaki bir başka problem de icraya konulabilirlik meselesi. Niteliği itibariyle bazı davalarda, hakim kararı verir vermez ilamı icraya koyup alacağınızı isteyebiliyorsunuz.

Ancak boşanma davasında ve diğer bazı davalarda ise mahkeme kararı; ilgili basamaklara çıkıp kesinleşmeden icraya konulamıyor. 

İşte tam bu yüzden, boşanma davasının tarafları, kararı istinaf ya da temyiz ederken mahkemeye şunu söyle(ye)miyor:

“Ey Mahkeme sen bizi boşadın, boşanmaya bir itirazımız yok. Boşanma hükmünü kesinleştir, nüfusa kaydet. Ancak tazminat ve nafaka gibi parasal alacaklar yönünden verdiğin kararı beğenmedim, davamız bu alacaklar için sürsün.”

Çünkü davanın tarafları bunu söyler ve boşanma hükmünü kesinleştirir ise, taraflar kararı icraya koyabiliyor ve haciz yapabilir hale geliyorlar. 

Hal böyle olunca, “icraya verilmeyeyim” diyen taraflar, hükmü, bilerek kesinleştirmiyor ve boşanma davasının kesinleşmesi on yıl da sürse, taraflar kağıt üzerinde evli kalmaya devam ediyorlar.

*** 

İşte zurna tam burada zırt diyor. Çünkü Yargıtay, kanundaki “sadakat yükümlüğü”nü çok geniş yorumluyor ve diyor ki:

“İsterse dava yirmi yıl sürsün. Kağıt üzerindeki eşine sadık olmalısın. Kimseyle resmî-dinî nikah kıyamazsın, gönül ilişkisi kuramazsın. Aksi halde yeni tazminatlar ödersin.”

Yani kısacası kanun ve uygulama, boşanma davasının taraflarına bir yandan “biz ayrılamayız” şarkısını söyletirken, bir yandan da insan fıtratına aykırı bir biçimde boşanma davası süresince onların aile kurma hakkını elinden alıyor. 

Kesinleşme, harç ödeme, icraya konulabilirlik ve sadakat yükümlüğü gibi hususlarda Medeni Kanun ve diğer kanunlarda çok acilen köklü değişikliklere ihtiyaç var. 

Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Adalet Bakanlığına duyurulur. 

Okunma Sayısı: 1195
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı