"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstihrac-ı esrâr vazifemiz

İhvan Yıldız
10 Aralık 2025, Çarşamba
Risale-i Nur, asrımızda Kur’ân’ın manevî bir tefsiri olarak kaleme alınmış, iman hakikatlerini akıl ve kalp süzgecinden geçirerek nazarımıza sunan müstesna bir eserdir.

Her bir cümlesi bir mana fışkırtır, her bir kelimesi bir sırrın kapısını aralar. Bu yönüyle, sadece bir kitap değil, hakikat okyanusudur.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, şöyle der:

“Zannederim ki, hakaik-i âliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş, başka yerlerde aramaya lüzum yok. Yalnız bazen izah ve tafsile muhtaç kalmış.”1

Bu söz iki önemli noktaya işaret eder:

1. Risale-i Nur, iman hakikatlerini kapsamlı bir şekilde ele almış ve yeterli delil ve izahlarla açıklamıştır.

2. Ancak zamanın değişen ihtiyaçlarına göre bu hakikatlerin izah ve tafsile muhtaç yönleri vardır.

Hizmet Devam Ediyor

Üstad, aynı mektupta kendi vazifesinin büyük ölçüde tamamlandığını, ancak hizmetin sona ermediğini şöyle ifade eder:

“Onun için vazifem bitmiş gibi bana geliyor. Sizin vazifeniz devam ediyor.”2

Bu ifade, iman hizmetinin bir bayrak yarışı gibi nesilden nesile aktarıldığını gösterir. Temel atılmıştır; fakat bina tamamlanmamıştır. Bugünkü vazife, bu temelin üzerine şerh, izah, öğretim ve neşriyat gibi hususlarda yeni katlar eklemektir.

Bediüzzaman, bu vazifenin nasıl süreceğini mektubun devamında şu şekilde tarif eder:

“Ve inşâallah vazifeniz, şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşir ve talim ile, belki Yirmibeşinci ve Otuzikinci Mektubları te'lif ile ve Dokuzuncu Şua’ın Dokuz Makamını tekmil ile ve Risale-i Nur’u tanzim ve tertib ve tefsir ve tashih ile devam edecek.”3

Bu hizmet yollarını şöyle özetleyebiliriz:

Şerh ve izah: Zor kısımları açıklamak,

Tekmil ve tahşiye: Eksikleri tamamlamak, açıklayıcı notlar eklemek,

Talim ve neşir: Öğretmek ve yaymak,

Tefsir ve tashih: Derinlemesine mana açılımı yapmak ve gerekiyorsa düzeltmek.

Nakil Değil, İstihrac-ı Esrar

Barla Lâhikası’nda geçen şu ifade dikkat çekicidir:

“Şimdilik vazifemiz ise, istihrac-ı esrâr olduğundan, mevcud mesaili nakil değildir.”4

Yani, görevimiz tekrar etmek değil; bilâkis, güncel sorulara Kur’ânî hakikatlerle hakikatlerin derinliklerinden sırları çıkarmaktır. Bu da her okuyanın kendi tefekkürüyle hakikatlere nüfuz etmesini gerektirir.

Üstad’ın 8. Sözdeki ifadesiyle: “Mühimlerini ben söyleyeceğim. İncelerini sen kendin istihraç et.”5 Bu usul bize şunu gösterir: Üstad temel hakikatleri beyan etmiştir. Ancak detaylı manaları keşfetmek her talebenin kendi vazifesidir.

Canlı Bir Kaynak

Risale-i Nur, bir klasik değil; yaşayan bir kaynaktır. Her çağda yeniden okunmalı, zamanın ihtiyacına göre yeni boyutları açığa çıkarılmalıdır. Çünkü zaman değiştikçe, insanların anlayışları, meseleleri ve ihtiyaçları farklılaşır. Hakikat aynı kalsa da anlatım tarzı, izah dili tazelenmeli, güncellenmelidir.

“Risale-i Nur bir me’hazdır, bir kaynaktır. Ondan herkes derecesine göre hisse alır.”

Bu kaynak, bir defa okunup bırakılacak değil; her seferinde yeni manalar sunan bir hakikat pınarıdır.

Sonuç: Vazife Devam Ediyor

Bugün insanlık manevî boşluklar içinde. Bu boşlukları dolduracak bir kaynak olan Risale-i Nur, okunmakla kalmamalı; izah edilmeli, yaşanmalı ve nesillere aktarılmalıdır.

O halde görevimiz açıktır: Okumak, anlamak, açıklamak, yaşamak ve aktarmak.

Bu hizmet, kıyamete kadar sürecek bir vazifedir.

Dipnotlar:

1- Barla Lâhikası, 284. Mektup. 

2- Age.

3- Age. 

4- Barla Lâhikası, 270. Mektup. 

5- Sözler, 8. Söz.

Okunma Sayısı: 1429
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    10.12.2025 20:22:40

    "..... yazılan, vahiy asla değildir, ve olamaz; hatta ilham dahi değildir, belki kalbe gelen sunuhat ve istihracdır....." Sunuhat: feyiz ve kalbe beyne akan misal; İstihrac: bir mevzuuda sürekli çalışan, didinenin, melekesinin ürünleri

  • S.topuz

    10.12.2025 11:42:53

    يُوزَنُ مِدَادُ الْعُلَمَٓاءِ بِدِمَٓاءِ الشُّهَدَٓاءِ" -ev kema kal- Yani: "Mahşerde ulema-i hakikatın sarfettikleri mürekkeb, şehidlerin kanıyla muvazene edilir; o kıymette olur." İKİNCİSİ: مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّت۪ى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّت۪ى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَه۪يدٍ -ev kema kal- Yani: "Bid'aların ve dalaletlerin istilası zamanında Sünnet-i Seniyeye ve hakikat-i Kur'aniyeye temessük edip hizmet eden, yüz şehid sevabını kazanabilir." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Lemalar - 167 - 🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    10.12.2025 11:40:20

    "Yazıda usanan ve ibadet ayları olan şuhur-u selâsede sair evradı, beş cihetle ibadet sayılan {(Haşiye): Bu kıymetli mektubda Üstadımızın işaret ettiği beş nevi ibadetin kendilerinden izahını taleb ettik. Aldığımız izah aşağıya yazılmıştır. 1 - En mühim bir mücahede olan ehl-i dalalete karşı manen mücahede etmektir. 2 - Üstadına neşr-i hakikat cihetinde yardım suretiyle hizmet etmektir. 3 - Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmektir. 4 - Kalemle ilmi tahsil etmektir. 5 - Bazan bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen tefekkürî olan ibadeti yapmaktır. Rüşdü, Hüsrev, Re'fet} Risale-i Nur yazısına tercih eden kardeşlerime iki hadîs-i şerifin bir nüktesini söyleyeceğim." Lemalar - 167

  • S.topuz

    10.12.2025 11:39:51

    "Bu geçen risaleler aynı zamanda erkân-ı imaniyeden bahsetmekle hem iman, hem ilim, hem marifetullah, hem zikir olduğundan; okuması dahi bir nevi ibadettir. Mesnevi-i Nuriye - 262

  • Abdullah

    10.12.2025 00:59:35

    Barla Lahikasında, 283 veya 284.mek tıpta şerhin,izahın ve haşiyenin nasıl yapılacağını bizlere beyan etmiştir. 1364 tarihinde telifat bitmiştir.Bu tarihe kadar bütün Risaleler yazılmıştır.Eksik hiçbir Risale kalmamıştır.Sadece külliyatta dağınık vaziyette duruyorlar. Vazifemiz onları bulup yerlerine yerleş tirmektir.Misâl 25. Mektup yerinde yok. Bu Risale Yasin suresinin 25 ayetinin tefsiridir.Külliyatta var.Bir Nur talebesi bunları tespit edip bir araya getirmiştir Yayın evlerine düşen bunu mektubatta ki yerine koymaktır.9.Şua'nın 9 ali ma kamı da külliyatta dağınık durumda. Bunlarıda cem edip yerine koymak Nur talebelerinin görevidir. 16 Şua eksiktir. Eski Said Eserleri toplansa numaralan dırıp,yerine konulan bu eksiklik tamam lanır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı