"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP: Nereden nereye?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
15 Haziran 2019, Cumartesi
Demokrasi, millî irade, hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü söylemleriyle iktidara gelip bir süre öyle devam eden AKP’nin, bilhassa Erdoğan önce cumhurbaşkanı, sonra “başkan” olduktan sonra geldiği yer tamamen farklı.

Davutoğlu’nun da belirttiği gibi özgürlükçü söylemin yerini devletçi, statükocu, güvenlikçi ve beka endişelerine dayalı bir söylem aldı. Bu söylemle beraber eylem de.

Bir yere kadar “milletin adamı” diye lanse edilen Erdoğan’, gelinen noktada tamamen “devlet dili” kullanarak yola devam ediyor.

PKK terörüyle mücadeleyi “etkisiz hale getirilen terörist” sayısı ile ölçüyor. Her şehit haberi sonrasında, “Onlardan da misliyle şu kadarını temizledik” demesine iyice “alıştık.”

İktidarını ve birçok kritik dönemeci aşmasını onların aktif desteğine borçlu olduğu bir hareketin mensuplarını bir anda bir numaralı tehlike ve düşman  ilân etme sürecindeki söylemleri de bunun çok çarpıcı örnekleri.

Hâlâ aydınlatıl(a)mayan ve cevapları veril(e)meyen soru işaretleriyle dolu, o yapının ve orayla irtibatlı bazı kişilerin de çok kötü bir şekilde kullanıldığı  meş’um, karanlık ve esrarengiz 15 Temmuz olayı gerekçe gösterilerek başlatılan 20 Temmuz OHAL sürecinde yapılanlarla tam bir kıyım boyutuna vardırılan operasyonların işaret fişeği Ağustos-2004 MGK kararı ile yakıldı, ama uygulamaya geçirilmeleri için tam dokuz yıl sonra 2013 sonunda start verildi.

Sonraki gelişmeler devam ederken birçok kez dikkat çektiğimiz gibi, Erdoğan sürekli MGK kararlarına ve kırmızı kitap olarak da anılan Millî Güvenlik Siyaset Belgesine atıf yaparak konunun bir devlet politikası haline geldiğini vurguladı. Vaktiyle aynı MGK ve gizli anayasalarda tehdit olarak gösterilen bir siyasî hareketin öncü isminin, şimdi böyle bir noktaya getirilmesi manidardı.

Bu keskin değişim, daha evvel “Millet adına savcısıyım” diyecek kadar sahipleniyor göründüğü darbe davaları fos çıkıp, o davalarda kesin hüküm giymiş olanların dahi salıverilmesi ile eşzamanlı olarak şekillendi.

Gelinen nokta bu sürecin neticesi.

(Bütün bu olup bitenlerin arkaplanı, 28 Şubat’ta bile yapılamayanların hukukun en temel ilkeleri tamamen askıya alınarak AKP’ye yaptırıldığı, cemaat cenahındaki vahim yanlışlar, işin diğer cemaatlere bakan boyutları “Cemaat ve İktidar” adlı kitabımızdan okunabilir.)

Okunma Sayısı: 3815
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı