"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuksuzluğa yeni ve riskli bir kılıf

Kâzım GÜLEÇYÜZ
25 Mayıs 2024, Cumartesi
SEFERBERLİK YÖNETMELİĞİ

Refahyol hükümetinin iş başında olduğu 1996’da Kriz Yönetmeliğinde yapılan ve Başbakan Erbakan’ın imzasıyla yürürlüğe giren değişiklikler demokrasi duyarlılığına sahip kesimlerde ciddi istifham, soru işareti ve endişelere yol açmıştı. Yeni Asya olarak biz de hem manşetlerimizle, hem köşe yazılarımızla bu kaygıları dile getirip ikazlarda bulunmuştuk.

Bu imzanın üzerinden 6 ay geçmeden patlak veren 28 Şubat krizi ve ardından başlayan süreçte yaşananlar, maalesef bu endişeleri doğruladı.

1990 tarihli Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğünü yürürlükten kaldıran aynı adlı yönetmeliğin, Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girmesi bize onu hatırlattı.

Yeni yönetmelik Cumhurbaşkanına “savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi” ve “ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten ve/veya dıştan tehlikeye düşüren davranışların ortaya çıkması” hallerinde seferberlik ilan etme yetkisi veriyor.

Önceki tüzükte bu yetki Bakanlar Kurulunda idi. Malûm, tek adam rejiminde böyle bir kurul yok. “Başkan”ın memurları olmaktan öteye gitmeyen etkisiz ve yetkisiz teknokratlar var.

Dolayısıyla yapılan değişiklik yeni rejimin mantığına uygun. Ama kurul ve kurumları tamamen devredışı bırakıp seferberlik ve savaş hali gibi çok kritik bir konuda bile yetkiyi tek adama veren bir düzenleme hem demokrasiden uzaklaşmanın yeni bir aşamasını ifade ediyor, hem de ülkeyi içte ve dışta çok ciddi risklerle karşı karşıya getiriyor.

Tek adam rejimi zaten OHAL ortamında dayatılan ve OHAL ürünü KHK’lar başta olmak üzere birçok antidemokratik ve hukuk dışı emrivaki ile devam eden olağan dışı bir rejim. Bu yönetmelikle ona kendisini yine demokrasi dışı yöntemlerle devam ettirmenin yeni bir kılıfı uyduruluyor.

Sinan Ateş cinayeti, Ayhan Bora Kaplan soruşturması ve Kobani kararları üzerinden yaşanan gelişmeleri ve gösterilen tepkileri, Gezi olaylarında olduğu gibi “hükümete yeni bir darbe girişimi” olarak çarpıtıp, bu mantıkla içeride yeni “OHAL tedbirleri”ni dayatıp uygulamanın ve dışarıda da yeni emrivakilerin “yasal” altyapısı oluşturuluyor.

OHAL KHK’larıyla ihraç ve çoğu mahkûm edilip bütün vatandaşlık hakları ellerinden alınan, takipsizlik ve beraat alanlarının bile kamuda, hatta özelde istihdamına izin verilmeyen ve aileleriyle birlikte perişan edilen insanların, seferberlik ilanında göreve çağrılacak “yedek er”lere dahil edilmesi ise rejimin samimiyetsizliğini ve aynı zamanda acımasızlığını gösteren yeni ve “ironik” bir örnek...

Okunma Sayısı: 3051
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yusuf

    30.5.2024 05:38:42

    Şair ne güzel özetlemiş"Sırtlanları geçmişti beşer yırtılıcıkta dişsimizmi biri onu kardeşleri yerdi" yiyin bakalım hiçbir kimsenin elini uzatıp sahip çıkmadığı mazlumu-garibanı...artık Allah ım yardımın nezaman diyor bunca kimsesiz...

  • Burhan kula

    25.5.2024 14:59:12

    KHK lı askerlik yapıyor, şehit oluyor, gerekirse seferberliğe çağrılıyor ama bir yandan da terörist diye muamele görüp açlığa ötekileştirmeye de mahkum ediliyor, işinden aşından edilip daha da kötüsü hapse atılıyor, ne diyelim yazıklar olsun..

  • Kerim Soyten

    25.5.2024 14:59:04

    Allah büyük, gerisi küçük

  • H.Bulat

    25.5.2024 12:08:29

    Öyle demeyin hocam bu yetkinin tek isiye CB nina verilmesi güzel oldu . Daha önce verilmiş olsaydı "Devlet" 6 Şubat depreminde Hatay a 2-3 gün sonra yetişmezdi(!!!)

  • Abidin

    25.5.2024 11:37:42

    Kalemine yüreğine sağlık!

  • S.topuz

    25.5.2024 07:25:59

    Böyle HAYATÎ ve mematî bir mesele tek bir şahsın inisiyatifine ve insafına bırakılamaz ve bırakılmamalı da! Çünkü tek bir kişinin ruh hali, düşünce tarzı ve tehdit ve korkutulma durumu olabildiğinde doğru ve adaleti bir karar veremeyebilir! Onunn için, böyle HAYATÎ bir yetki TBMMeclisinin olmalı, Vesselam!

  • Erhan

    25.5.2024 01:36:43

    Muhalefet, ülkeyi acilen erken seçime götürecek formüller üzerinde çalışmalı. Parlementer sisteme geçilmeli, yoksa eyvahlar ülkemin haline. Ne hak, ne hukuk, ne adalet, ne ekonomi, ne eğitim her şey hallaç pamuğu. Ne yapmaya çalışıyorlar? bir ülkenin genleri ile bu kadar oynanmaz.

  • Arif

    25.5.2024 00:14:39

    Zalimin pervasizligi, zulmün gayretullaha dokunması için elzemdir. Khk'lılara yapılanlara şeytan bile haddi aştınız diyordur. Dini kullananlar üstüne bir de masumların rızkını çalarak Allah'a kafa tutuyorlar. Mazlumların haklarını gayrimeşru şekilde, usulsuz ihaleler, 3,5 maaş vb. ile yiyorlar. Allah ihmal etmez. Vesselam.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı