"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlahiyat öğrencileri ve cemaatler

Kâzım GÜLEÇYÜZ
04 Ağustos 2019, Pazar
Karanlık ve meş’um 15 Temmuz fitnesinin bir hedefi de, faturanın çıkarıldığı malûm cemaat üzerinden bütün cemaatleri hedefe koyan bir operasyon süreci başlatmaktı.

Bu projenin bir ayağı cemaatleri kendi içlerinde zaafa uğratıp dağıtmak, bir başka ayağı da toplumu onlardan soğutmaktı.

Hem korkutarak, hem de kara propagandalarla insanların gözünden düşürerek...

Bu taktikler maalesef hayli etkili de oldu.

Cemaatlere korku ve şüpheyle bakar hale gelen birçok insan, eskiden güvenle ve gönül huzuru içinde teslim ettiği çocuklarını onlara göndermekten çekinmeye başladı.

Bu ortamın ilahiyat öğrencilerine nasıl yansıdığına ışık tutan bir araştırma yapılmış.

Buna göre, 15 Temmuz’dan sonra cemaatlere bakış daha ziyade kuşku ağırlıklı bir değişim göstermiş, dinî grupları gereksiz veya tehlike olarak görenler de mevcut. Ama muhtemelen bu görüşte olanlar eskiden de vardı.

Bu arada öğrencilerin yüzde 10.4’ü cemaat mensubu olduğunu, yüzde 6.7’si bir dinî gruba sempati duyduğunu, yüzde 8.7’si de bir dinî gruptan istifade ettiğini belirtiyor.

Her ne kadar 15 Temmuz öncesinde cemaat mensubiyetinin çok yüksek oranda olup sonra çok aşağılara düştüğü iddia ediliyorsa da, biz bu tablonun önceki dönemlerden çok farklı olduğunu zannetmiyoruz.

Diğer sonuçlar da, aleyhteki bütün kara algı operasyonlarına rağmen olumsuz değil:

Öğrencilerin yüzde 59.8’lik bir bölümü, dinî grupları “toplum için gerekli” ya da “kültürel bir zenginlik” olarak gördüğünü ifade ederken, yüzde 51.4’lük bir kesim de “İslam toplumunda dinî gruplara ihtiyaç yoktur” önermesine katılmadığını ifade ediyor.

Dinî grupların ortaya çıkış sebeplerine dair soruya öğrencilerin favori cevabı “manevî tatmin ihtiyacı.” Yüzde 29.65 bu şıkkı tercih ederken, yüzde 22.77’si “Dinî bilgi ihtiyacı” diyor. İkisinin toplamı yüzde 52.42. “Toplumun ıslahı” seçeneğini işaretleyenler de ilave edilince oran yüzde 70.28’e çıkıyor. (Independent Türkçe, 30.7.19)

Bu sonuçlar 15 Temmuz tahribatına rağmen cemaatlere genel yaklaşımın çok fazla değişmediğini ve olup bitenlerden doğru dersler çıkararak yola ve hizmetlere devam gereğini bir defa daha önümüze koyuyor.

Okunma Sayısı: 4497
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    4.8.2019 14:54:44

    Peşinden ilan olunan OHAL, ardından demokrasi ve hukukun rafa kalkması, sonrasında OHAL şartlarında 16 Nisan referandumu, nihayet tekçi, tekelci sistemin tesisiyle parlamenter demokratik hukuk devletinde rejim değişikliği....Ülkenin adım adım getirildiği şu anki nokta, geriye doğru adım adım değerlendirmeye tabi tutulduğu zaman; 15 Temmuz zalimane teşebbüsünün neden hâlâ aydınlığa kavuşturulmadığı ortaya çıkmaktadır. Hâlâ karanlık ve gri alanları bulunan bu fitne hareketinin sırları, elbet bir gün bütün çıplaklığı ile ortaya dökülecektir. Yaşadığımız dijital çağda hiç bir şey ilanihaye gizli kalmaz. Ne var ki faturasını halk çoktan ödemiş olacaktır. Ülke olarak siyasal, sosyal, ekonomik anlamda ciddi ve ağır sorunları olan bir süreçten geçiyoruz. Sorunun kaynağı, -inkar edilse de- ülkeyi bu hale getiren yanlış yönetim anlayışı ve uygulamalarıdır. Hem dahilde hem hariçte bizi zor durumda bırakan bu yanlışlardan acilen ve süratle dönülmelidir.

  • Gündüz Alp-2

    4.8.2019 14:42:10

    Ülkede demokrasi ve hukuktan hiç hazzetmeyen güçler olduğu ve "ibrenin hukuka dönmesini" istemediği gibi cemaatlerden de öteden beri hazzetmeyen güçler de bulunmaktadır. Bu iki derin güçten birisi mesaisini demokrasi ve hukuku, diğeri de cemaatleri ortadan kaldırmak için harcamaktadır. Bunların değirmenine su taşıyanlar da yok değil. Mesela, AYM'nin son kararına karşı atağa geçen bilim yuvaları olması gereken üniversiteler bunlardan birisidir. Yine mesela ülkenin içişleri bakanı bile AYM'nin son kararı için "kararı içine sindiremediğini" beyan ediyor. Olabilir. Fakat beğenilmese de Yüksek Yargının kararı herkesi bağlamaktadır. "Karanlık ve meş’um 15 Temmuz fitnesinin bir hedefi de, faturanın çıkarıldığı malûm cemaat üzerinden bütün cemaatleri hedefe koyan bir operasyon süreci başlatmaktı..." tespiti yerinde ve doğrudur. Ama eksiktir. Hedef yalnızca cemaatler mi?

  • Gündüz Alp

    4.8.2019 14:32:21

    Sayın Güleçyüz, zaman zaman ısıtılarak gündeme getirilen cemaat meselesinin, CB'nin "Ya Allah! Bismillah!" deyip Süryani Kilisesinin (dün) İstanbul'da temelini attığı bir zamanda yeniden gündeme gelmesi manidar. Malum olduğu üzere DİB'in bu anlamda gizli bir raporu da gündeme gelmişti. Cemaatlar, dini ya da lâdini olsun toplumsal bir gerçektir. İnsan da sosyal/toplumsal, medeni bir varlık olduğuna göre cemaat gerçeği hiç gündemden düşmeyecek demektir. "Kökünü kazımak" üzere proje hazırlamak yerine, bu tarihi ve toplumsal cemaat gerçeğini, toplumsal barış ve huzura katkı sağlaması için nasıl daha güzel ve verimli hale getirebiliriz diye kafa yorulmalıdır. Yoksa "kökünü kazıma" uğraşı beyhude olduğu kadar zararlı bir uğraştır. Toplumun manevi dinamiklerini yıkmakla neyi kazanmış olacaklar? "Dindar iktidar" döneminde bile bu kadar tahribata nazaran yazınızda verdiğiniz oranlar ve sonuçlar, cemaat gerçeğinin hiç de sandıkları olmadığını gösteriyor.

  • Müjdat Bayar

    4.8.2019 11:38:03

    Cemaatlerden rahatsız olanların dertleri belli.Perinçek ve şürekâsının pişdarlığında kök kazıma işlemi yapılmaya çalışıyor.Unuttukları bir şey var ki :Hak yolunda gidenlerin muîni,zahîri Cenab-ı Allah'tır.

  • HÜSEYİN İLHAN

    4.8.2019 07:18:20

    Özelinde DİNİ CEMAAT olarak bahsedilip tartışılıyor ve gereksiz diyenler çıksada genelinde CEMAAT MEFHUMU SOSYOLOJİK VAKIA VE HAYATIN GERÇEĞİDİR. Toplum bilimi ile ihtisas sahibi,araştırmacı ve bilim insanları yaptıkları birçok araştırmalarında 'İNSANIN SOSYAL VARLIK ,olarak kabul görmesi ve insanların birbirleri ile pozitif anlamda rekabetinin CEMAAT kavramı ile daha da zenginleştiğini ifade etmektedirler. Ülkemizde bir sanatçının başlatıp basında habere konu olan masum ve mağdurlara yardım elini uzatan anlayışı ferdi olmaktan çıkıp CEMAAT tanımına tam uyan bir anlayış varmıştır. Sahi cemaatleri yanlış gösteren zihniyet SÜRYANİ KİLİSESİNİN TEMELİNİ atmada neden o cemaat yada cemiyetten bahsediyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı