"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hurmet-i Riba ve Vücub-u Zekât

Kübra ÜNÜVAR
29 Aralık 2020, Salı
Ekonominin çalkantılı olduğu bu dönemde ‘sonumuz ne olacak?’ sorularıyla karşı karşıya gelmekteyiz.

Ekonomide sonumuzun hayır olması için İslâm’ın belirlediği şartlar çerçevesinde ilerlemek gerekmektedir. Pakistanlı iktisatçı Muhammed Abdulmannan, İslâm ekonomisini tanımlarken şunları ifade etmektedir: “İslâm insanı, ekonomik ve ahlâkî yükselmeyi amaçlayan, bireysel, sosyal ve ortak sorumluluk sahibi bir insandır. İslâm insanı olmadan, İslâm’ın sosyo-ekonomik çerçevesini oluşturmak mümkün olamaz.” 

Yine Abdulmannan’a göre liberal ekonomide piyasaları kontrol eden ‘görünmez el’ anlayışı yerine İslâm’da, Kur’ân ve sünnetten çıkarılan temel ideolojik ilkeler, ekonomik analizin temelini oluşturmaktadır. (faizin haram kılınması ve zekâtın farz olması gibi...)

Günümüz ekonomi insanına ‘ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne’ 1 ve ‘sen çalış ben yiyeyim’2 düşüncesi yerleşmiştir veyahut yerleştirilmiştir. Halbuki İslâm bu iki düşünceyi de reddeder. İslâmî düsturlara uymayan milletler bu iki müthiş yarayı da tedavi edememiştir. 

Said Nursî Hazretleri bu iki yaranın tedavisini şu şekilde ifade etmektedir: “Kur’ân, birinci kelimeyi, esasından ‘vücub-u zekât’ ile kal’ eder, tedavi eder. İkinci kelimenin esasını ‘hurmet-i ribâ’ ile kal’ edip tedavi eder. Evet, âyet-i Kur’âniye âlem kapısında durup ribâya ‘Yasaktır’ der. ‘Kavga kapısını kapamak için banka (ribâ) kapısını kapayınız.’ diyerek insanlara ferman eder, şakirtlerine ‘Girmeyiniz.’ emreder.”3 

Yine başka bir yerde, “Birinci kelimenin ırkını kesecek tek bir devası var ki, o da zekâttır ve zekâtın mükemmili olan sadâkattır… Harîs, hodgâm, zalim olan ikinci kelimedir ki, beşerin terakkiyatını öyle sarsıyor ki, hercümerc ateşine atmak üzeredir. Şu dâhiye-i dehyanın tek bir devası var; o da hurmet-i ribadır ve faizin bütün vesailini hayat-ı içtimaîden ref etmektir.”4

Bir sömürü aracı olan faizin devre dışı bırakılması Türkiye ekonomisi için yeni bir başlangıç olacaktır. Zira, İslâm ekonomisi, kişilerin birbirini sömürmesini değil aksine maddî açıdan zengin olanların ihtiyaç sahiplerini koruyup kollamasını böylelikle sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın sağlanmasını istemektedir. Bu amaçla zenginle fakir arasında köprü olacak zekâtı emretmiştir. Zekât ve Allah rızası için faizsiz borç verme sayesinde, zenginle fakir arasındaki menfi duygular, anarşi ve karışıklık, yerini huzur ve sükûna bırakacaktır. Faizin haram kılınmasının diğer bir sebebi de sanat, ticaret ve ziraat gibi helâl kazanç yollarına mâni olmasıdır. Ülkemizde de parası olup helâle harama dikkat etmeyen bazıları, faiz yoluyla bunu zahmetsiz bir şekilde arttırma yolunu tercih etmekte ve bu durum da ziraat, sanat ve ticaret gibi helâl kazanç yollarını büyük ölçüde geri plana atmaktadır. Dolayısıyla ekonominin yeniden hayat bulması ve fakir ile zengin arasında barışın sağlanması için zekâtı hayatlandırıp, faizi ülkemizin üstünden kaldırmak en birinci ekonomik reform olacaktır.

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, İstanbul, Yeni Asya Neşriyat, 2017, s. 460. 

2- A.g.e. 460. 

3- A.g.e. 460. 

4- Bediüzzaman Said Nursî- Eski Said Dönemi Eserleri, Yeni Asya Neşriyat, 2012, s. 589-590.

Lügatçe:

Dâhiye-i dehya: Çok büyük musîbet.

Harîs: Hırslı.

Hercümerc: Karmakarışık.

Hodgâm: Bencil.

Hurmet-i ribâ: Faizin haram oluşu.

Kal’ etmek: Söküp atmak.

Mükemmil: Mükemmel hale getiren.

Ref etmek: Ortadan kaldırmak.

Vücub-u zekât: Zekâtın farz oluşu.

Okunma Sayısı: 833
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı