"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

'Fert cemaati, cemaat ferdi yetiştirecek, besleyecek'

27 Aralık 2018, Perşembe 11:25
Yazar Mustafa Kutlu, yaptığı konuşmada şahsiyeti ormandaki bir ağaca, toplumu da bu ağaçların bir araya gelmesiyle oluşan ormana benzetti. "Fert cemaati, cemaat ferdi yetiştirecek, besleyecek." dedi.

Yazar Mustafa Kutlu, "Sanatla ilgili düşüncemi yazdım, söyledim. Sanat bizi bir yere kadar götürür fakat oradan bizim dine teslimiyete intikal etmemiz icap eder. Aksi takdirde mesele, insan olma meselesi hallolmamış olur. Ne kulluk yerine gelir, ne de varlık sebebimiz yerine gelir." dedi.

Mustafa Kutlu, Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı'nda düzenlenen programda konuştu.

Kutlu'nun "Anadolu'da Elli Yılın Hikayesi" konulu bir konuşma yaptığı etkinliği Faruk Aksoy ve Ekrem Ayyıldız yönetti.

Mustafa Kutlu hikayeciliğini ve yazdığı eserleri değerlendiren Ekrem Ayyıldız, son elli yılın hikayesinin Mustafa Kutlu'nun yazdıklarında yer aldığını dile getirerek şöyle konuştu:

"Mustafa Kutlu külliyatına genel olarak baktığımızda, Türk toplumunun hem sosyal hem de siyasal olarak tarihsel tablosu var aslında son kırk, elli yılı kapsayarak. Bilhassa çok partili hayattan sonra şehirleşme, dönüşüm, göç, değerler, olumlu ve olumsuz yönleriyle yer alır. Mustafa Kutlu’nun hikayelerinde insan merkezli, insanın, bireyin iç dünyasıyla bağlantılı olarak toplumcu bir damar görüyorum."

Konuşmasında yazarlık hayatında bağlı kaldığı prensipler olduğunu dile getiren yazar Mustafa Kutlu, bunların başında samimiyetin geldiğini ifade ederek, "Genel olarak hayatta bağlı kaldığım prensiplerden en önemlisi samimi olmaktır. Kitaplarımda da samimiyim. Bu samimiyet benden okurlara geçiyor sanıyorum. Dolayısıyla böyle bir yakınlık peyda oluyor. Burada gördüğünüz gibiyim, fazla bir üst perdeden olma durumu yok bende." değerlendirmesinde bulundu.

"Sevincini Bulmak" romanında bir akademisyen olan Suna karakteriyle ilgili soru üzerine Kutlu, "Bizim aydınımızın şöyle bir problemi vardır. Aydınımız dindar olmaktan korkar. Sanatla ilgili düşüncemi yazdım, söyledim. Sanat bizi bir yere kadar götürür fakat oradan bizim dine teslimiyete intikal etmemiz icap eder. Aksi takdirde mesele, insan olma meselesi hallolmamış olur. Ne kulluk yerine gelir, ne de varlık sebebimiz yerine gelir." ifadesini kullandı.

Tanpınar'ın mimari eserlere ilişkin "Bizim ecdadımız inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı" ifadesini anımsatan Kutlu, "Bu şu demektir. Her an, her yerde, her zaman kul olduğumuzun şuurunda olmak icap eder. Bu inşa etmek değil ibadet etmektir. Bu kavranması, yapılması zor ama ideal bir meseledir." açıklamasını yaptı.

"Din dili hususunda yazma düşüncem var"

Yapılan bir araştırmaya göre dini bilgilerin alındığı kaynaklar arasında ilk sırada ailenin, ikinci sırada cami hocasından alınan bilgilerin geldiğini, televizyon ve radyonun üçüncü sırada yer aldığını belirten Kutlu, "Kendi meselemiz hangi dille, nasıl, nerede anlatılıyor? Bunlar günümüzde çok mühim meselelerdir. Bir şeyi birinden birine anlatmak, bu iletişimle ilgili bir şey. Hikaye de bizim için kadimden beri gelen bir meseledir. Sadece bizim toplumumuzda değil bütün toplumlarda vardır." şeklinde konuştu.

Mustafa Kutlu, Kur'an-ı Kerim'de kıssaların da yer aldığını hatırlatarak, "Allah ömür verirse bu din dili hususunda düşüncelerim var, onları da yazmayı düşünüyorum. Din dili derken ekrandaki dili de konuşmak ve üzerinde düşünmek istiyorum." dedi.

Şahsiyeti ormandaki bir ağaca, toplumu da bu ağaçların bir araya gelmesiyle oluşan ormana benzeten Kutlu, "Fert cemaati, cemaat ferdi yetiştirecek, besleyecek. Bu aileden başlayacak, mahalleden başlayacak, mektepten devam edecek. Toplumdan idareye gidecek, bütün topluma yayılan hak ve vazife denilen meseleler bu çerçevede bizim şahsiyet olmamızı sağlayacak. Dolayısıyla şahsiyet çok önemlidir." şeklinde konuştu.

"Reyting uğruna yapmayacakları şey yoktur"

Televizyondaki pek çok tartışmayı anlamsız ve faydasız bulduğunu dile getiren Kutlu, "Sahte sorular ve sahte gündemlerle dolu televizyon, esas itibariyle bir eğlence aracıdır. Televizyon reytingle yaşar, reyting uğruna yapmayacakları şey yoktur." diye konuştu.

Kutlu, medyanın insan hayatına yön verdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Hepimizin cebinde cep telefonu var. Bu işler böyle gidiyor. Bu sahte sorular, sahte gündemler bizi çok fazla meşgul etmemeli. Böyle şeylere çok fazla takmamalıyız. Televizyonu çok ciddiye almayın ama çok ciddiye alın. Yaşadığımız çağın izahı mümkün olmayan tarafları var."

 

AA

Etiketler: Mustafa Kutlu, kitap, din, sanat
Okunma Sayısı: 1419
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı