"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Epstein vakası ve manevî buhran

M. Latif SALİHOĞLU
05 Şubat 2026, Perşembe
Amerika’da lağım gibi patlayan ve dünyanın hemen her tarafına sirayet ettiği anlaşılan “Epstein Vakası”, ibret almak isteyenler için sayısız derslerle doludur.

Bu hadisenin üstü örtülmeye çalışılır mı, yoksa yeni şok dalgalarıyla daha da genişler mi bilinmez. Bilinen bir şey varsa, o dünyanın büyük bir “manevî” buhran geçirdiği gerçeğidir. Zira, bu her tarafı necis ve utanç verici şebekeye bulaşanların “maddî” noktada herhangi bir sıkıntıları görünmüyor. Hepsi de milyarder olarak bilinen zengin tabakanın insanları.

Tabiî, böyle beynelmilel çaptaki kirli ilişkiler ağının içinde yer alanlar sadece zenginler değil Siyasetçiler, sanatçılar, istihbaratçılar, kraliyet ailesine mensup kimseler de bilerek ve isteyerek bu gayr-ı meşrû bataklığa atlamışlar. Yine bilerek ve isteyerek, reşit olmayan, yani henüz çocuk denilecek yaşta tuzağa düşürülen kızların istismar edilmesine kimi göz yummuş, kimi seyirci kalmış, kimi de insanlıktan çıkarak gayyâ kuyusuna atlamış.

Mağdur edilen çocuklar ve onların aileleri tarafından CİA’ya ve Adalet Bakanlığına işlenen mel’anetlerle ilgili ihbarlar yağınca, aslında bilinen hadisenin üzerine gidilmesi kaçınılmaz olmuştur.

Tabiî, “günah adası”nın asıl sahibi olan Jeffrey Epstein, suçu sabit olup hapsi boylaması ve hapishanede şüpheli şekilde ölmesi (resmiyete göre intihar etmesi), yıllardır işlenen kirli ilişkiler ağının deşifre edilmesini daha da hızlandırmış oldu.

«

Yahudî asıllı olduğu bilinen Jeffrey Epstein, bir matematik öğretmeni iken, nasıl olduysa kısa süre içinde milyarder bir finansör oldu. Ardından, büyük yatırımcılar listesine girdi. 2008’de cinsî istismar organizatörü olduğu da tesbit edilince, hapis cezasına çarpıtırıldı. Çıktıktan sonra da aynı mel’anete devam etti.

Çıktıktan sonra, kendisiyle yapılan röportajlarda suçunu kabul etti. Hatta kendisine “Sen İblis misin?” şeklinde yöneltilen sorulara bile ciddi bir reaksiyon göstermeyerek, bu isnadı zımnen kabul etmiş oldu.

Epstein, 2019 yılında federal düzeyde cinsel amaçlı insan ticareti suçlamasıyla tekrar tutuklandı. 10 Ağustos 2019'da, yargılanmayı beklediği New York'taki hücresinde ölü bulundu. 

Epstein davası, sadece bir tek şahsın suçlarını değil, küresel bir elit tabakanın dahil olduğu organize bir şebekeyi temsil ediyor. Bakalım, içinde 3 milyon sayfalık skandal belgeleri da barındıran küresel çaptaki bu organize kötülüğün üzerine ne kadar gidilecek ve bakalım insanlık bu tür kötülüklere karşı bir çare arayışı içine girecek mi? Aslolan mesele budur.

«

Gençlik Rehberi mahkemesi için 1952’de İstanbul’a gelen Bediüzzaman Hazretleri ile bir mülâkat yapan Eşref Edib, Sebilürreşad mecmuasında yayınladığı mülâkatın bir yerinde şöyle bir suâl yöneltiyor: “Yüz binlerce imanlı talebeleriniz size âti için ümit ve teselli vermiyor mu?

Said Nursî’nin bu suâle cevabı: “Evet, büsbütün ümitsiz değilim. Amma, bu husustaki ızdırabımı da giderecek umumî bir iman inkişafı göremiyorum. Dünya, büyük bir manevî buhran geçiriyor. Manevî temelleri sarsılan garp cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir veba, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müthiş sârî illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak? …Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum.”

İşte, Amerika’da patlayan ve dünyayı dehşete düşüren o ahlâksızlık lağımı olan “Epstein Vakası”nın ortaya çıkardığı acı gerçek, Hz. Bediüzzaman’ın tâ yetmiş küsûr sene evvel ifade etmiş olduğu o “manevî buhran”ı tam tasdik ediyor.

Evet, ne yazık ki, “Dünya büyük bir manevî buhran geçiriyor.” O buhran, bulaşıcı bir veba, bir tâun gibi yeryüzüne yayılıyor. Nice ekâbiri felce uğratıp hayatlarını tarumar ediyor. Hem öylesine yıkıcı bir kasırga ki, ne zenginlik dinliyor, ne şan-şöhret, ne de diplomasi ve siyaset. Etkisi altına aldıklarının tamamını âdeta temelinden sarsıp yıkıyor; ve işte yer yer enkaza çeviriyor.

Okunma Sayısı: 2451
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Kaşlıoğlu

    5.02.2026 17:56:22

    Fezadaki casus peykleriyle dünyanın umum memalikini bir hane gibi tarassut eden,CİA ve FBİ teşkilatlarıyla bütün beşeriyetin istihbaratını yapan USA'da bu melanetler seneler sonra zuhura kavuşuyorsa memleketimizde hal ve vaziyet nasıldır acaba ? Zira halihazırda bizde devlet işleri şirazesinden çıkmış ve hâkimiyet mahvolmuş durumda. Kat'iyen bu hadisat bizde vukû bulmaz demeyin.Türkiye şimdi demokraside,iktisadî hayatta,hukukta,rüşvette,yalancılıkta,uyuşturucu ticaretinde,dolandırıcılıkta,dinî hayattan tebaûd etmekte,maarifte,fakirlikte,ahlaksızlıkta hülasa aklınıza gelen her meselede dünyanın en berbat memleketi seviyesinde mevki ihraz ediyor.Bir asır evvel Bediüzzaman : " Bir müslüman İslamiyetten çıkıp dini terkederse başka bir dine giremez,dinsiz olarak canavar bir hayvana inkılab eder.Beni serbest bırakın Risale-i Nûr ile bu memleket ve bu milletin imanına hizmet edeyim " demişti. Onu dinlemediler.Şimdi müsebbibler eserleriyle iftihar edebilir !!!

  • Necati

    5.02.2026 13:49:31

    Kızlarını diri diri toprağa gömen Cahiliye döneminden farkı olmayan bir kötülük zamanındayız. Nasıl ki Paygamberimiz (ASM) geldi o karanlık dönem aydınlandı, nurlandı. O vahşi anlayış yerini karıncayı dahi inciltmeyen bir anlayışa terk etti. Şimdi de Peygamberimizin tam bir varisi olan bu zamanda doğru İslâmiyet'i ve İslâmiyet'e layık doğruluğu yaşayarak gösteren Bediüzzaman ve onun talebeleri bir asr-ı saadet modelinin yaşanmasına vesile olacaklardır inşallah. Ahhh bir de şu siyasal İslam belasından kurtulabilsek. Çünkü bu zihniyet İslâmiyet adına ne kadar iyilik ve güzellik varsa pis siyasetine alet ederek, bu güzellikleri gölgeliyor, görünmez kılıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı