"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasetin girmemesi gereken yerler

M. Latif SALİHOĞLU
03 Ağustos 2022, Çarşamba
Evet, siyasetin sokulmaması gereken, girdiği takdirde ise faydadan çok zarar verdiği yerler var. Meselâ: Cami, kışla, okul gibi.

Aynı şekilde, siyasete âlet edilmemesi gereken umumî değerler var: Dinî mukaddesat, milliyetperverlik, vatanperverlik gibi.

Bütün bu mekânî ve mânevî değerlerin sahibi, hissedarı, hatta müdafiî umum millettir. Umuma ait olan bu değerlerin, hiç kimse ve hiçbir siyasî cereyan tarafından ipotek-inhisar altına alınmaması lâzım, hatta elzemdir. Aksi halde, her yönüyle ve herkes için zarar üstüne zarar olur.

Bu ülke ve bu millet, söz konusu zararlara defaatle uğradı, uğratıldı ne yazık ki. 

Bu kronik marazın artık bir şekilde son bulmasını içtenlikle temenni ediyoruz.

*

Yukarıda sıralamış olduğumuz sakıncalı hallerin tamamına yakinen şahit olduk. Evet, siyasetin fütursuzca camiye, kışlaya ve her kademeden mekteplere, hatta İmam Hatip Okulları, İlahiyat ve Kurân Kurslarına varıncaya kadar, bütün eğitim-öğretim yuvalarına sokulduğuna şahit olma bahtsızlığını yaşadık. Ne yazı ki, yer yer yaşanmaya devam ediyor. Üstelik, hiçbir ikaz ve ihtarı da dinlemeksizin.

Ne diyelim, Allah bu gidişatın sonunu hayra tebdil eylesin.

*

Aynı şekilde, dinî, millî, vatanî değerlerin tepe tepe siyasete âlet edildiğine defaatle şahit olduk ve halen de olmaktayız.

Haliyle, bu vaziyetten dolayı üzülüyoruz. Çünkü, iş doğrudan doğruya istismara gidiyor. İstismarcılar, dindarlık gibi milliyetperverliği de, vatanperverliği de kendi ipoteklerine almaya çalışıyor. Başkasının bunlardan adeta mahrumiyetini istiyor.

Oysa, hakiki bir dindar, herkesin dindar olmasını, dinin mukaddesatına yönelmesini ister. Bütün insanların Allah’ın rızasına nâil olmasını murad eder.

Gafiller, istismarcılar ve samimiyetsizler ise, toplumu bu temel meselelerde de bölmeyi, kutuplaştırmayı ve meselâ “Biz ve onlar” şeklinde insanları ayrıştırmayı hedef alır. Bundan da siyasî bir menfaat temin etmeye çalışır. İyi bir hasılat yaptığını gördükçe, bunu daha bir iştahla devam ettirmek ister.

Böyle bir gidişatın sonu ise, ne yazık ki umumi zarardır. Toplumun birliğini, vahdet ve ittihadını, kaynaşma ve tesanüdünü bozmaktır ki, bir millet için öldürücü zehir hükmüne geçer. Bu vatanda yıllar yılı yaşanan ve on binlerce vatan evlâdının kanını akıtıp canını yakan anarşi ve terör belâsının yol açtığı ağır faturalar, bu vehametin bariz bir göstergesidir.

*

Bir ülkenin vatandaşları, nesebi, hatta dinî itikadı ne sûretle olursa olsun, bir tehlike karşısında yekvücut hale gelmeli ve gelmişler de. Tarihte bunun sayısız örnekleri var. Asr-ı Saadette yapılan “Medine Sözleşmesi”nden tutun, Çanakkale’deki vatan müdafaasına kadar, bu çarpıcı tablonun örneklerine rastlamak mümkün. Kezâ, İstiklâl Harbi de öyle…

Yani, etnik menşei ve dinî-mezhebî bağlılıkları birbirinden farklı durumdaki vatandaşlar, vatan ve milletin mukadderatı söz konusu olduğunda, hep birlikte cepheye koşmuş ve müdafaada bulunmuştur.

O halde, hiç kimsenin tutup dindarlık gibi vatanperliği, milleyetperverliği kendi inhisarına alma hak ve selâhiyetine sahip değildir. Aksi tutum ve davranışlar, kişiyi hem dünyada, hem âhirette mesul duruma düşürür. Allah kimseyi o tür hallere düşürmesin.

Okunma Sayısı: 1126
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı