"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vesilenin neticesi: Demokrasi kazandı

M. Latif SALİHOĞLU
27 Haziran 2019, Perşembe
Son İstanbul seçimlerinin, sosyal ve siyasî hayatın geneli üzerindeki müsbet-menfi etkisi devam ediyor.

Genel tabloya dair bir okumamız da şudur ki: Çok yakın bir süre içinde, sürpriz kabilinden yeni bazı gelişmelerin olması kuvvetle muhtemel.

Buna kısaca “Domino etkisi” de denilebilir. Söz konusu etkinin daha ne kadar süreceği ve nerelere kadar tırmanacağını kestirebilmek ise, bugün itibariyle mümkün görünmüyor. Bekleyip göreceğiz.

* * *

Partiler gibi, demokrasinin vazgeçilmezlerinden biri olan seçimler de birer vesile, birer vasıtadır. Bu vesileler, kullanma şekline göre müsbet olup hayra da götürür, menfi olup şerre de yuvarlandırır.

İşte, tam bu noktada hazine anahtarı kadar kıymetli olan iki veciz sözü hatırlatmakta ihtiyacını duymaktayız: 

BİRİNCİSİ: Her hakkın her vesîlesi hak olması lâzım değildir. (Lemeat)

İKİNCİSİ: Vesilenin mahiyetine bakılmaz, neticesine bakılır. (Risâle-i İhlâs)

Neticenin iyi, güzel ve hayırlı olması için, daima duâ ve niyazda bulunmak icap ettiğini de hatırlattıktan sonra, söz konusu seçim vesilesiyle yakînen müşahade ettiğimiz müsbet ve hayırlı bir neticeye kısaca temas etmek istiyoruz.

* * *

Bilindiği gibi, bazı iç ve dış odaklar tarafından, zaman zaman içimize fitne-fesat tohumları serpiliyor. Çatışmalara zemin hazırlanıyor, şartlar olgunlaştırılıyor.

Keza, bu milleti etnik ve dinî-mezhebî farklılıklar üzerinden germeye, ayrıştırmaya, hatta kutuplaştırmaya çalışanlar var.

Bu gerilimli hava, bilhassa son 30-40 yıldır daha bir körüklenerek, iş kan dökmeye kadar tırmandırıldı.

Mevcut gerginliğe seçim kampanyaları ve siyaset propagandaları da eklenince, hayat çekilmez bir azaba dönüşüyor.

İşte, son İstanbul seçimleri sürecinde, o menfi hava büyük ölçüde dağılıp izâle oldu: Türk’ü-Kürd’ü, Alevisi-Sünnisi, sağcısı-solcusu, dindar olanı-olmayanı..., öbek öbek aynı “Demokrasi potası”nın içine girdi.

Vaktiyle çokça ayıplanıp yadırganan kimliğini gizleme ihtiyacını dahi duymayan fertler, gruplar ve hatta kitleler, birbiriyle yakınlaşma ve aynı siyasî kulvarda beraberce yürüme gereğini duydu.

Seçim takvimi yaklaştıkça, söz konusu yakınlaşma hali, gariptir biraz daha kuvvet kazandı. 

Türklerle Kürtlerin “müsbet milliyet” sınırlarını aşmayan, taşmayan  kısmı, demokrasi ortak paydasında birleşmenin erdemine vardı, timsâlini sergiledi.

Evet, “seçim vesilesi”yle işte böylesine müsbet ve hayırlı bir neticenin hâsıl olması, inşaallah istikbâl açısından da güzel ve hayırlı gelişmelerin işareti ve haberci mahiyetini taşımaktadır.

***

GÜNÜN TARİHİ: 27-28 Haziran 1546-65

Sadrâzam Sokollu Mehmet

Bosna-Hersek doğumlu (1505) olan Sokollu Mehmed Paşanın hayatında garip 27-28 Haziran tevafukları var.

Bazı kaynaklar, onun Barbaros Hayreddin Paşanın vefatından sonra Kaptan-ı Derya olma tarihini 28 Haziran 1546 olarak bildiriyor.

Sokollu Mehmed Paşa’nın Sadrâzam olma tarihi ise, 28 Haziran 1565 şeklinde belirtiliyor. Bir de, onun 26 Temmuz 1552’de imza attığı şöyle bir kahramanlığı var: So­kol­lu Meh­med Pa­şa ku­man­da­sın­da­ki Os­man­lı or­du­su, Ta­meş­var şeh­ri­ni ve ka­le­si­ni fet­het­ti. Tameşvar, bugünkü Romanya sınırları içinde olup bu ülkenin Timiş iline bağlı merkez şehri durumunda görünüyor.

Üç padişah, yani Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Mehmed döneminde üst düzeyde görev yapan Sokollu Mehmed Paşa, 11 Ekim 1579’da vefat etti.

Okunma Sayısı: 1473
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    27.6.2019 05:56:33

    Bu seçimin en sevindirici tarafı; hak sızllığa,ayrımcılığa, zulme karşı bütün kesimlerin birlikte hareket etmesidir. Bu tutum istikbala dair büyük ümit veriyor. Yani zulme ve baskılara karşı ayırım yapmadan, kime karşı yapılır sa yapılsın ortak hareket etmek..,Top lumun en büyük eksikliklerinden biri bu sahadaki çifte standart uygulama sıydı. Bu Son mahali seçimde sergile nen ortak tavrı, bu çifte standartın ortadan kalkacağının önemli bir işareti olarak görüyor ve çok hayırlı bir geliş me olarak değerlendiriyorum.İnşaal lah bu tutum devam eder...

  • Necati

    27.6.2019 01:37:40

    Evet, gerçekten iktidar partisinin ayrıştırıcı düşmanlaştırıcı menfi dili ve tavrı iflas etti. Artık demokrasinin dili olan muhabbet dili gönüllerde makes buldu. Görünen oki bu kainatın rabıtası olan muhabbet, barış huzur kardeşlik dini cemaatler arasında da hakim olacak ittihad-ı İslamın yolu açılacaktır. Bu dilin medyadaki sözcüsü Yeni Asya bu müsbet gelişmenin her tarafta, her cenahta yaygınlaşması için öncülük etmelidir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı