"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vicdanlı dindarlar nerede?

M. Said ZEKİ
17 Haziran 2019, Pazartesi
“Bu ümmet söylediğinde doğru kaldıkça, hükmettiğinde adâlet yaptıkça, merhamet etmesi istendiği zamanda merhamet ettikçe, hayır üzere kalmaya devam edecektir.” (Hadis-i Şerif)

Herkes hakkına razı olsaydı; yeryüzünde haksızlık olmazdı. Ne yazık ki; dünya coğrafyasının büyük kısmı haksızlıklar ve zulümlerin olduğu acılar coğrafyasıdır. Bulaşıcı hastalık gibi, her şeye sirayet eden çeşit çeşit istibdat, nemelâzımcılık, yalan ve riyakârlık, merhametsizlik, adaletsizlik, sadece kendini düşünme gibi insana yaraşmayan vasıflar kıt’alar geziyor. Maalesef İslâmı iyi idrak edememiş Müslümanlar da bunlardan payını alıyor.

MAZLÛMUN KİMLİĞİ SORULMAZ

Ne mutlu o insana ki; hakkını hukukunu bilir, haddinden tecavüz etmez. Kimseye zulmetmez, kimsenin kendisine zulmetmesine izin vermez ve kimden ve nereden gelirse gelsin haksızlığın karşısında olur; dinine, milliyetine, cinsiyetine bakmaksızın, kimliğini sormaksızın mağdur ve mazlûmun yanında yer alır.

Arabasıyla giderken bir kuşa çarpıp onun ölümüne sebep olan bir Müslüman vicdan azabı çekiyor, günlerce tesirinden kurtulamıyor. Aynı Müslüman büyük bir haksızlık karşısında, ya tepki vermiyor veyahut daha kötüsü haksızın yanında yer alıyor. Gadab-ı İlâhiyi celbedecek dehşetli zulümlere karşılık; mazlûmların feryadına kulak tıkıyor. Bu gün doğru dediğine ertesi gün yalan diyebiliyor. Yarım yamalak yaptığı ibadet onu kötülüklerden alıkoymuyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sizce burada bir çelişki yok mu?

DOĞRU İSLÂMİYET VE İSLÂMİYETE LÂYIK DOĞRULUK

Halbuki İslâmı hakkıyla öğrenip yaşayan vicdanlı bir Müslüman; kâinatın muhabbet üzere yaratıldığına inanır, sevgi doludur. Yaratandan ötürü bütün mahlûkatı; insanları, hayvanları, bitkileri ve çevreyi sever. Karıncanın bile hukukunu zayi etmez. ‘Adlî İlâhide karıncanın hakkını Süleyman’dan alacağına’ inanır. Zerre kadar iyiliğin de, kötülüğün de karşılıksız kalmayacağı, her şeyin, her davranışın, her nimetin hesabının sorulacağı ahiret gününe iman eder. Komşu hakkına riayet eder. Müslüman kardeşini zorda bırakmaz, zorda ise yardımına koşar, merhamet eder. Kendi aleyhine olsa bile adaletten ayrılmaz, zulme izin vermez.

İslâmı iyi bilen, fakat yanlış uygulamalar sebebiyle İslâmdan soğumuş ve uzaklaşmış bir arkadaşım; çok insanın dile getirdiği gibi soruyor: Vicdanlı dindarlar nerede? 

Dilimin döndüğü kadar ona anlatmaya çalıştım. ‘Doğru İslâmiyet ve İslâmiyete lâyık doğruluk’ kavramını, yanlış ve kötü örneklerin emsal olamayacağını, Müslümanın her sıfatının Müslümanca olmadığını vs. anlattım, ama ne derece başarılı oldum bilemiyorum.

HUKUK ÖNÜNDE HERKES EŞİTTİR

İnsanlar fazilet ve meziyet noktasında değil; hukuk önünde bir tarağın dişleri gibi eşittir. Bu fıtrî bir realitedir. Bozulmamış vicdan ise şaşmaz pusuladır. Baskı ve zulüm ile insanları fazilet ve meziyet noktasından eşit yapamazsınız. Vicdanını susturamazsınız. Eşitlik hukuk önündedir. Padişah da köylü de hukuk önünde birdir.

Hâdiseler ne kadar vahîm, şartlar ne kadar ağır olursa olsun, hiçbir zaman Allah’ın rahmetinden ümidini kesemeden, küfre ve dalâlete, sefahat ve sefalete, zulüm ve zalime karşı bütün imkânlarıyla sa’y ve gayret göstermek ihlâslı her Müslümanın vazifesidir... O, bu mukaddes cihadı ifa ederken, kesinlikle yeise düşmez.

ÜMİTSİZLİK YOK!

Çünkü yeis, ruhu istilâ eden en dehşetli bir hastalıktır. İnsanı düşmana mağlûp ettirir, himmetini kayd altına alır, huzurunu mahveder, vicdanını öldürür.

Öyleyse hürriyet aşkıyla dolu, hakikat aşığı, vicdanlı ve faziletli insanlar olduğu sürece; bu insanî değerleri sökülüp atılamaz. Hak ve hürriyet mücadelesi, geçmişte olduğu gibi; şimdi de gelecekte de devam edecektir.

İmtihan gereği Cenab-ı Hak, gece ve gündüz gibi zafer ve mağlûbiyeti de; insanlar arasında değiştirmektedir. Geceden sonra sabahın, kıştan sonra baharın gelmesi ne kadar kat’î ise; geçici arızalarla hürriyet meşalesinin ışığı azalsa da parlayacağı günler, o katiyette yakındır inşallah. Vicdanlı insanlar hep var oldu ve olacak.

Gönüllerimizi karartmadan, umutlarımızı kurutmadan aşkla şevkle doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu kendi içimizde hazmederek ihlâsla hürriyet ve insanlık mücadelesine devam inşallah...

Okunma Sayısı: 2144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı