"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“CHS toplumsal barış için uygun değil”

Mehmet KARA
18 Ekim 2021, Pazartesi
Meclis’in açılmasıyla birlikte siyaset hareketlendi. Parti genel başkanlarının grup konuşmalarında verdikleri mesajlar yaşanan birçok sorunun gündeme getiriyor.

Millet İttifakı’nı oluşturan 4 parti (CHP, DP, İYİ Parti, SP) ile Deva ve Gelecek Partisi’nin kuvvetlendirilmiş, iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili Meclis’te toplantı yapmaları Cumhur İttifakı’nın “tepkisine” yol açtığı verilen mesajlardan ortaya çıkıyor. Yakışıksız ve olmaması gereken yakıştırmalar yapılırken, çalışmaların devam etmesi bu ittifak açısından can sıkmaya devam edecek gibi görünüyor. 

Cumhurbaşkanlığı sisteminin yürümediği anlaşılırken bunun farkında olan AKP’li yetkililer, aksaklıkların giderileceğini, rehabilite edileceğini söylüyorlar, kireçlenmeler ve tıkanmaların olduğunu kabul ediyorlar, ama bir adım atmıyorlar.  

Son yıllardan hiç görülmeyen 6 partinin bir araya gelip sistem toplantılarına devam etmeleri bazı AKP’lilerinde sistemi eleştirmelerine yol açmışa benziyor.  

AKP eski Milletvekili Mehmet Metiner’in, “Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin yanlışının sürmesi gerektiğine inanmıyorum. Türkiye’nin toplumsal barışı için uygun değil ileride telâfisi mümkün olmayan zararlar vermeye de müsait’” açıklaması ile AKP MKYK üyesi Şamil Tayyar’ın, “Cumhurun başını doğrudan cumhur seçiyorsa, milletin vekilini doğrudan millet seçmeli. Böylece yürütme karşısında yasama güçlenir, sistem dengelenir. Sisteme dair tartışmalar büyük ölçüde tedavülden kalkar. Aksi halde sistem topallar, kazanımları kaybetme riski doğar” demesi bunlardan sadece ikisi... 

Öyle görülüyor ki, CHS’ye MHP’den olmasa da AKP içinden ikazlar gelecek… 

Daha önce yapıldığı gibi… 

***

Muhalefet partileri neden var?

Tam da bu günlerde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın “Ülkenin yönetimine talip olduklarını söylemekten vazgeçmelerinin kendileri için daha iyi olacağını da hatırlatmak istiyoruz” demesi tepkilere sebep olurken, bu sözlerin ne anlama geldiği ya da geleceği ile ilgili tartışma devam edecek gibi görünüyor. Muhalefet partileri Erdoğan’dan “özür” bekliyor, ama bu açıklama için ne özür dilendi ne de izah getirildi. 

Bu sözler “siyasî partiler neden var, iktidara talip olmayacaksa başka ne yapacaklar? İktidara talip olmaktan neden vazgeçsinler?” sorularını akıllara getirdi. Bu soruların cevabı şu anda verilebilmiş de değil. 

***

Bir de devretmeyecek miydi?

Muhalefet seçim isterken bir yandan da “iktidar seçimi kaybetse de hükümeti devretmez” türü demokrasiye ters, ancak diktatör ülkelerde görülen bir kulis pompalanıyor! 

Hükümete oldukça yakın bir köşe yazarı ise bu tartışmalara, “Erdoğan seçimi kaybederse devretmez diyorlardı. Ne oldu? İstanbul, Ankara ve Antalya’da AK Parti seçimi kaybetti, ama devretmediler mi?” diye soruyor.  

Bu soruya karşılık insanın aklına şu soru geliyor, “Bir de devretmeyecek miydi? Demokrasinin gereği olan bu devretme olmayacaktı da ne olacaktı?” 

Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllar önce “Bu koltuğa kalmamak üzere oturma, çünkü bugüne kadar kalkmamak üzere oturanlar bu ülkeye çok şey kaybettirdi” dememiş miydi? 

Bu tür kulisler nereden çıkıyor anlamak mümkün değil! İşin garip tarafı da normal olan bu durumu sanki anormal bir durum gibi ortaya koyup cevap vermek… Hayret bir şey! 

***

Vekil köşesi: Soğanı tuza bandırıp yememiş

Meclis tatile girmeden önce her hafta bir milletvekilinin Meclis Genel Kurulu’nda 1 dakikalık süre içerisinde memleketin ya da ülkenin sorunlarıyla ilgili sözlerini aktarıyorduk. Bu haftanın misafiri de Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver.  

Sayın vekilin “Tarım ve Orman Bakanı Sayın Pakdemirli, 8 Ekim Cuma günü geldiği Karaman’da iş adamlarına ait bir hayvancılık tesisini ve bir elma bahçesini ziyaret etmiş, ardından da beş yıldızlı bir otelde sektör toplantısı yapmıştır. Sayın Bakan, Karaman’da köylü Mehmet Ağanın tarlasına ayak basmamış, nasır tutmuş elini sıkmamış, traktör römorkunun gölgesinde bulgur pilavına kaşık sallamamış, yanık koyun yoğurdundan ayran içmemiş, domatesi, soğanı tuza bandırıp yememiştir. Çiftçinin sofrasına oturmadan tarımın sorunları bilinemez ve çözülemez. Tarımda girdi maliyetleri gün gün katlanıp ürününü hak ettiği değerde satamayan çiftçimiz borç batağına saplanmışken ‘Türkiye’de zarar eden çiftçi yok’ diyebilen bir Tarım Bakanı’ndan da ancak böylesi bir tutum beklenirdi. Kendisini çiftçimizin ve üreticilerimizin vicdanına havale ediyorum” sözlerini ilgililere ve okuyucularımıza aktarıyoruz. 

***

Yıldırım iş arıyormuş?

Eski Başbakanlardan Binali Yıldırım çok komik doğrusu… Geçtiğimiz günlerde, Bahçelievler’de faaliyet gösteren ve down sendromluların görev aldığı Sempati Sosyal Tesisi’ni ziyaretinde öğrencilerin “ne iş yapıyorsunuz?” sorusuna “iş arıyorum” cevabını veren Yıldırım’a orada bulunanlar epey gülmüş. 

Sayın Yıldırım şu anda AKP Genel Başkanvekili ve İzmir Milletvekili. Geçmişte Başbakanlık, bakanlık yaptı, seçimi kaybetmiş olsa da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu.  

Sayın Yıldırım bunu espri olsun diye söylemiş, ama “Acaba bunları iş olarak görmüyor mu?” diye de insanın aklına sorular da geliyor.

Okunma Sayısı: 1212
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • H.Bulat

    18.10.2021 19:57:33

    Nagehan Alçı "kan dökülür" dedi kimse hesap sormadı.

  • Ali TAM

    18.10.2021 11:41:13

    AKP- MHP secmenleri de Hak, Hürriyet ve Demokrasiyi hakediyor, milletvekillerinin dayatmaciliktan, mecliste halka ragmen el kaldirmaktan azad edilmeleri gerekmektedir. Hem kraldan daha kralci hem papadan daha katolik olup ben demokratim demek olmuyor. Bunun benzerini Islam Alemi olan Anadoluda yapmak Müslüman Mahallesinde salyangoz satmak gibidir. Veda Hutbesi Hükümlerince Hak , Hürriyet ve Demokrasiye hak kazanan Müslümanlarin ve diger dinlerin tabiilerinin HUKUKUNU TESLIM ETME VAKTI GELMISTIR. Kemalist, Milliyetci Siyasal Islamcilik ve TEK ADAMLIK OLMUYOR!

  • Ferhat ardıç

    18.10.2021 01:59:27

    Miletin derdi tasası kimin umurunda ciğeri mız yanıyor kimin umurunda bitane bir Allah tan korkan varmı acaba nasıl yatıyorlar bu yetkililer yatakta nasıl hesap verecek Ler öbür tarafta mazlum ların yüzüne nasıl bakacaklar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı