"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Partiler alacakları yardımları bağışlar mı?

Mehmet KARA
06 Nisan 2020, Pazartesi
Öyle görülüyor ki bu sene seçim yok. Siyasi faaliyetlerin yapılması da zor görülüyor. “Bu da nereden çıktı?” diye sorarsanız anlatalım.

Bu sene parlamentoda grubu bulanan siyasi partilere Hazine’den 419 milyon lira yardım yapılacak. 182 milyon 206 bin lirayla en büyük pay AKP’nin... CHP’ye 96,9 milyon, HDP’ye 50 milyon, MHP’ye 47 milyon, İYİ Parti’ye de 42.6 milyon lira yardım verilecek.

Siyasî partiler bu yardımları bağışlasalar hiç de fena olmaz değil mi?

Bunu gündeme getiren BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 600 milletvekilinin birer maaşını bağışlaması durumunda 15 milyon ettiğini, partilerin Hazine’den aldıkları yardımının yarısını verirlerse 210 milyon edeceğini söyledi. “Bu yardımı yapmazlarsa yardım konusunu hiç ağızlarına almasınlar” diyerek 5 partiye selam verdi.

Parlamentoda DP, BBP, SP gibi siyasi partiler temsil ediliyor. Bu partilere yardım da yapılmıyor. Ama faaliyetlerini sürdürüyor ve misyonları gereği çalışmalarını yıllardır devam ettiriyorlar. 

Eğer 5 parti “Bu yardım olmasa biz ne yaparız” diye düşünüyorlarsa, yardım almayan partilere müracaat edebilirler… Gültekin Uysal, Mustafa Destici ve Temel Karamollaoğlu eminim ki devlet yardımı olmadan nasıl siyaset yapılabileceğini güzel güzel anlatırlar…

Peki, partiler Hazine’den alacakları yardımları bağışlar mı? Bekleyip görelim…

***

YASSAK KARDEŞİM!

Dünya koronavirüsle mücadele ederken, tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Vaka sayısı, ölü sayısı gün geçtikçe artıyor. Ülkeler bu virüsün yayılmasını engellemeye çalışırken kurtulmanın çarelerini ararken, Türkmenistan’da ilginç bir uygulamaya geçildi.

Türkmenistan’da ‘koronavirüs’ sözcüğünü kullanmak yasaklanmış. Sözcük, okul, hastane ve iş yerlerinde dağıtılan sağlık broşürlerinden de çıkarılmış. Medyanın bu sözcüğü dile getirmesine izin verilmezken, salgından söz edenlerin veya sokakta maske takanların gözaltına alındığı belirtiliyor. 

Yani yasaklamakla bu virüs bulaşıcılığı ortadan kalkmış mı oluyor. Türkmenistan’da bu salgına ne isim verildiğini merak ediyoruz, Burada şu ana kadar ülkede tek bir koronavirüs vakasına rastlanmadığını da not düşelim.

Diktatörlerin ilk aklına gelen şey yasaklamaktır… Yazılmasın, duyulmasın, bilinmesin... Bu virüsten çıkarılması gereken onlarca, yüzlerce ders varken, bir taraftan da “Allah bu diktatörlerden ve yasakçı kafalardan ülkeleri kurtarsın” diye dua etmek gerekiyor.

***

Yardım ve sonrası

“Kendi yapmadığımız hiçbir fedakârlığı toplumdan istememek gerektiği”ni düşünen DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Meclis’in organize edeceği kampanyada kullanılmak üzere bir maaşını bağışlamış, örnek bir davranış göstermişti. 

Peşinden SP’nin Meclis’teki Temsilcisi Abdulkadir Karaduman da bu örnek davranışa destek vermişti. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlattığı “milli dayanışma kampanyası”na 7 maaşını bağışladığını açıkladı.

Peşinde bağış ve yardım toplama konusunda bir polemik başlayınca bu kampanya da soğudu. Şimdi ülkemizin ve milletin bu zor gününde böyle bir polemiğin başlatılması iyi mi oldu, kötü mü oldu, siz karar verin… 

***

Layık olmak!

Dünyada olduğu gibi Türkiye de koronavirüsle mücadelesini sürdürürken, seçimin ardından yapılacağı söylenmesine rağmen bir yıldan beri kabine değişikliği yapılmıyordu ki, bir gece yarısı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan görevden alındı ve yerine Adil Karaismailoğlu Bakan olarak atandı. Turhan’ın böyle bir ortamda neden görevden alındığı ile ilgili kimisi Kanal İstanbul projeni ihalesinin yapılmasına kimisi de bazı projelerdeki aksamalara bağladı.

Turhan’ın neden görevden alındığından daha çok yeni Bakan Karaismailoğlu’nun, “Bu görevi kendisine tevdi eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güvenine layık olmaya gayret göstereceği”ni ifade etmesi konuşuldu. Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Başçı, yeni bakanın bu sözlerini “Devletin temsil makamları millete hizmet etmekle ve millete layık olmakla yükümlü olduklarını unutmamalı” şeklinde eleştirdi.

Burada şunu not etmek gerekiyor. 

Türk tipi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bakanlar parlamento dışından Cumhurbaşkanınca atanıyor. Parlamentoda yemin ediyor fakat güven oylaması yapılmıyor. Bu yüzden güvenoyu veren parlamentoya değil de kendisini bu göreve getiren makama layık olmaya çalışması kadar tabiî bir şey yok. Eski sistemde olsa kendisini göreve getiren başbakan, onaylayan cumhurbaşkanı ve güvenoyu veren millet iradesinin tecelligâh ıMeclis’e layık olmak istenirdi. Yeni sistemin getirdiklerinden birisi de bu… 

Sayın Bakanı tebrik ederken, hayırlı hizmetlerinde başarılar diliyoruz.

***

DOĞRU SÖZ

“ABD dahil birçok ülke, bu salgın karşısında sağlık ekibi ve ekipmanı sıkıntısı yaşıyor. Oysa, salgın değil de savaş olsaydı, hemen hiçbir ülkenin asker ve silah sıkıntısı olmazdı. İnsanlığın bir virüs karşısındaki acizliğinin nedeni belki de bu: Dayanışma yerine silahlanma!” 

Ertuğrul Günay 

(Kültür ve Turizm eski Bakanı)

Okunma Sayısı: 1155
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    6.4.2020 13:50:25

    Mehmed kardeşim çok iyi bir teklifte bulunuyorsunuz. Bu yıl salgın nedeniyle partiler hazine yardımını almıyoruz deseler hem MİLLETLE DAYANIŞMIŞ,hemde millete moral vermiş olurlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı