"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ermeni sürgünü

Mehmet Soydan
06 Mayıs 2022, Cuma
Yazı başlığındaki gibi bir ifadeyi ilk defa görüyorsunuz değil mi? Böyle bir ifadenin hiç kullanılmamasının sebebini sorgulayalım isterseniz.

Tek Parti Dönemi’nde dil ve alfabe inkılabı yapılmasına rağmen neredeyse her Arapça kelimeye birer karşılık bulunmaya veya uydurulmaya çalışıldı. Bu ‘karşılık’lar kullanılmaya başlandı. Herhangi bir karşılık bulunmayan nadir kelimelerden biri “tehcir” kelimesidir. Sırf Arapça kelimelerin kullanımdan atılması uğruna, nice acayip kelimeler dahi türetilmesine rağmen “tehcir” kelimesine hiç dokunulmamasının sebebi ne olabilir?

“Tehcir” yerine “zorunlu göç” denilemez; çünkü zorunlu tutulan bir göçte, insanın buna uymadığı takdirde ödeyeceği bir bedel olsa bile; göç etmek insanın hür iradesine bağlıdır. Halbuki tehcirde ‘hür irade’ yoktur. İnsanlar kadın-erkek, genç-yaşlı, çoluk-çocuk, hasta-ihtiyar denilmeden sırf ırklarından dolayı kurbanlık koyun gibi, hayatlarında hiç bilmedikleri, görmedikleri yerlere sürülmüşlerdir.

Evet, “tehcir” kelimesinin yerine Türkçe bir kelime kullanılsa en birebir uyan kelime “sürgün”dür. Fakat ‘sürgün’ dediğin, normal şartlar altında, bir sebebe dayanıyor olmalıdır. İnsanlar bu sebebi sorguladıklarında, onların bizatihi ırkları olduğunu göreceklerinden ve bunu işleyenlerin zihniyetlerinin ne olduğu alenen herkese görüneceğinden, bu ifade kullanılmamıştır. Biz yine de; Türkçeleştirmedikleri, tarihteki bazı niyetleri maskelemekte kullandıkları “tehcir” kelimesini Risale-i Nur Külliyatı’nda da bir aratalım...

Külliyatta da arattığımızda, hep ‘zulüm’ manasında kullanıldığını görüyoruz. Hatta Üstad Hazretleri Beşinci Şua’da: “Hem öyle bir zulüm ve cebir ki, bir adamın yüzünden yüz köyü harab ve yüzer masumları tecziye ve tehcir ile perişan eder” diyerek, İslam Deccalı’nın da bir ‘tehcirci’ olacağını nazara vermektedir.

Deniliyor ki: “Biz eğer suçsuz Ermenileri de tehcir etmeseydik, onların da bize isyan edip bağımsız devlet kurma emelleri olacaktı!”

El-cevap: Risale-i Nur’dan aldığımız düsturlara göre, dokuz cani ve bir masum olan bir gemi bile batırılmaz. Batırmayı savunmak, Hazret-i Ali Radıyallahu Anh efendimizden öğrendiğimiz adalet-i mahzaya zıt davranmaktır.

Saniyen: (Bu iddianın asılsızlığını ispatlayan bir vaka) Dönemin hükümeti sürgün emrini verdiğinde, zamanın Kütahya mutasarrıfı olan Faik Ali söz konusu hukuksuz ve gayriinsanî emre direnmiş, hiçbir Ermeni’yi sürgün etmemiş, korkudan dinlerini değiştiren Ermenilere din hürriyeti tanımış, hatta başka şehirlerden Kütahya’ya sığınmak isteyen Ermenilere sahip çıkmış; bütün bunlardan sonra da Faik Ali’nin görev süresi bitip Ermeniler sürgün edilene kadar Kütahya’da Türklerle Ermeniler barış içinde yaşamışlardır. İşin üzücü yanı, bu yazıyı yazan kişi birkaç nesildir Kütahyalı olmasına rağmen, böyle bir adil idarecinin tarihî duruşunu büyüklerinden değil kitaplardan öğrenmiştir.

Üstad Hazretlerinin, değil Ermenilerin Anadolu’da hürriyet içinde yaşayabilmeleri; Ermenilerin devlet içinde asker, hatta kaymakam bile olabilmelerinin önünde engel görmeyecek kadar hürriyetperver, adaletperver ve ‘çağının ilerisinde’ bir zat olması; bizlerin “tehcir” denince aklımıza gelen ilk şey olmalıdır. Nokta.

Okunma Sayısı: 802
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Soydan

    6.5.2022 23:46:38

    Hatice hanım aslında hem isme hem olayın kendisine takıldım söylemrj istediğimi özelden de izah edebilirim tabii ki ama bir iletişim adresinizi göremedim. Siz bana mailden yazabilirsiniz mehmetsoydan_43@hotmail.com

  • Hatice

    6.5.2022 22:44:23

    Hocam iyi akşamlar yazınızı büyük bir merakla okudum bu mesele benim için cok önemli gazetenizide takip ediyorum bu meseleye bakışınızı tam olarak anlamadım gerçekleşen olayın ismine mi takıldınız yoksa olayamı bana özelden izah ederseniz memnun olurum fakat daha açık olun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı