"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yolculuk devam ediyor

Mehtap Yıldırım Yükselten
03 Eylül 2020, Perşembe
Ölüm her gün gündemde olan bir mesele olsa da; salgın hastalıkla birlikte herkesin daha fazla ilgilendiği, kendi ve yakınlarının hayatı için endişe duyduğu önemli bir konu hâline geldi.

Bu ölümcül virüs için haber kaynakları ve ya bazı yazarlar “düşman”, “bela” gibi ifadeler kullanıyor ama ehli iman için belâ değil, şifadır. Tehdit değil ikazdır. Rabbinden emir alan bir memur olduğu o kadar açık ki, insanları neye göre tesbit edip seçiyor ve o bedene yerleşiyor tam olarak bilinemiyor. Kimi bunu vücut direnciyle, bağışıklık sistemiyle ilişkilendirirken, kimi kan gruplarına, genetik faktörlere bağlıyor.

Hadis kaynaklarına göre, veba, taun gibi toplu ölümlere yol açan salgın hastalıklar sebebiyle vefat edenlerin mertebesi iman ehli için şehitliktir. “Taun, her Müslüman için şehitliktir.” (Buhari, Cihad 30, Tıb 30)

Bu müjdeyi bilmekle birlikte, biz de çevremizde bu hastalıktan vefat eden kişilerin haberini aldıkça üzüntü duyuyoruz. Ailelerine Allah’tan sabır diliyoruz. O hüzünlü kalplerdeki ayrılık acısı için bir teselli cümlesi bulmak çok zor. Sadece duâlar ediyoruz. Allah o kalplerdeki acıları cennet müjdeleri ile ferahlandırsın. Cennetinde buluştursun.

Hepimiz aynı yere doğru giden yolcularız. Bu yolculukta dünya hanındaki konaklama süremizi seçemiyoruz. Daha bebek ve ya da çocukken aramızdan ayrılanlar da var, genç yaşlarda gidenler de. Sürekli bir yolculuk devam edip gidiyor. Kimin ne sebeple, hangi hastalıktan, hangi kazadan gideceği ise Azrail’e (as) bir perdeden ibaret.

Risâle-i Nur’da insanın dünyadaki hâlini tasvir eden örnekler çok çarpıcıdır. Ama hakikatin ta kendisidir. Meselâ, “Senin ömrün berkten daha çabuk, hayatın çaydan daha sür’atli akar” der. Son zamanlarda yaşanan sel afetinden de bilirsiniz, sel geldiği zaman önüne kattığını alır götürür. “Zaman sel dolaplarını çalıştırıyor” ifadesi de, insanın dünya yolculuğundaki durumunu anlatır.”İnsan, yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir. Evet hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor.” (Mesnevî-i Nuriye)

Velhâsıl, dünyada ebedî kalmak için yaratılmamışız. Vakit geldiğinde hiç itiraz edemeden, hiçbir şey götüremeden bizler de bu misafirhâneden çıkmak zorunda kalacağız. Dünyaya ve içindekilere kalbini bağlamadan, Cenab-ı Hakk’ın Cennetine dâvetlisi, aziz bir misafiri olarak buradaki yolculuğunu tamamlayanlara ne mutlu.

Okunma Sayısı: 3052
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı