"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın çocukluğu -2

Misbah ERATİLLA
08 Haziran 2024, Cumartesi
Medrese, duvarları kerpiçten, ahşap ve iki katlı bir binaydı.

Geniş kapısından avluya girdiler. Ağabeyi Abdullah’ın tahsil görmeye başladıktan sonraki olgun tavrı, onun okuma isteğini daha da kamçılamıştı. O günden sonra ilim kapısından içeri girme arzusu ve öğrenmenin kaynağı olan medreselere hayranlığı daha da artmıştı. Bir an önce ilim tahsili yapmak rüyalarını süslüyordu. Kendi kendine, bir gün ben de medreseye gideceğim, tüm kitapları okuyup ilim tahsili yapacağım, diyordu. Küçük Said, babasıyla ilk defa geldiği medreseye çekinerek ve meraklı gözlerle girdi. Başlarında takkeli talebeler, medrese avlusunda bir aşağı bir yukarı yürüyerek ders ezberlerini yapıyordu.

Bir kısım talebe elindeki kitaplara bakarak ritmik bir şekilde, baş ve gövde kısımlarını bir ileri bir geri sallayarak derslerini tekrar ediyorlardı. Sofi Mirza, 16-17 yaşlarında, sakalına hâlâ ustura değmemiş siyah takkeli gençten birine seslenerek: “Fakı, Seyda’nız nerede?” diye sordu. Siyah takkeli genç, eliyle ana binanın kapısını işaret ederek: “Seyda orada oturur” dedi. Sofi Mirza, küçük Said’i bir gölge gibi yanına alarak, gösterilen ana binaya doğru gitti. Melle Muhammed Emin Efendi’nin odasına selam vererek girdi. Seyda ayağa kalkarak Sofi Mirza’yı karşıladı ve oturması için yer minderinde yer gösterdi. Odada ders alan dört fakı, Seyda’nın el işaretiyle çıktılar. Seyda, küçük Said’in başını okşayarak ona gülümsedi ve onu sevdi.

Küçük Said babasının yanındaki mindere sessizce oturdu. Sofi Mirza, Seyda’ya oğlu küçük Said’i medreseye kabul etmesini istedi. Seyda, küçük Said’i bir müddet süzdükten sonra onu medreseye alıp almamakta kararsız kaldı. Seyda bir müddet düşündükten sonra kapı önünde bekleyen genç fakılardan birine seslenerek: “Bana Ali hocayı çağırın” dedi. Genç fakı hızlı adımlarla odadan çıktı. Kısa bir müddet sonra hafif sakallı, yirmi yaşlarında, yüzü zayıf ve kemikli, esmer bir gençle geri geldi. Seyda, Ali Hoca’ya, eliyle Küçük Said’i işaret ederek: “Bu çocuk senin yanında ders alacak ve sorumlusu da sen olacaksın.” dedi. 

Ali Hoca, küçük Said’i alıp götürdü. Sofi Mirza, küçük Said’i medreseye yerleştirdiğine çok sevinmişti. Seyda, Sofi Mirza’ya: 

“Said evindeymiş gibi rahat edecek, merak etmeyin!” dedi.

Sofi Mirza, oğlu ilim okuyacak diye mutlu ve neşeli bir şekilde Nurs köyüne gitmek üzere yola çıktı. Küçük Said torbası omuzunda Ali hocanın peşinden talebelerin gündüz ders, gece yatakhane olarak kullandıkları geniş ve uzun bir odaya geldi. Ali Hoca, küçük Said’e: “Bu odaya gece yataklar serilir ve yatılır, gündüz yataklar kaldırılır, ders yapılır” dedi. Ali Hoca, küçük Said’e yatağını sereceği yeri gösterdi. Küçük Said de giysilerinin içinde olduğu torbasını yatağının serileceği yerin yakınında bir köşeye bıraktı. Ali Hoca odadan dışarı çıkarken küçük Said’e eliyle “gel” işareti yaptı.

Okunma Sayısı: 1945
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ihsan.pilatin

    8.6.2024 18:14:10

    Allah razı olsun Hocam.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı