"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Esat Sezai Cemiloğlu ve Bediüzzaman

Misbah ERATİLLA
05 Aralık 2021, Pazar
Bediüzzaman Hazretleri 1910 yılında Diyarbakır’a gider ve Cemiloğlu konağında bir hafta misafir kalır.

Bediüzzaman konaklarına geldiğinde Esad Sezai Cemiloğlu o zaman altı yaşındadır. Bir gün Bediüzzaman Esat Cemiloğlu’nu yanına çağırır ve ona bir duâyı birkaç kez okuyarak ezberletir. Cemiloğlu, o günden sonra her evden çıktığında duâyı üç defa okur. Duâ şöyledir: “Allahümme latüşmit a’dâî ve bid’aî vec’alil Kur’ân’il-azîm şifâî ve devâî ve enel-‘alîl u ve ente’l-müdâvî.” Bediüzzaman, Cemiloğlu konağında kaldığı süre içinde evin bir hizmetçisi, hizmetine verilir. Bediüzzaman konaktan çıktığı zamanlarda Mesudiye Medresesi’ne gider ve bazı günlerde Ulu Cami’de vaazlar verirdi.

Bediüzzaman Hazretleri çok temiz giyinirdi. Tabancası belinde, kabı ve kabzası gümüşten bir de kaması vardı. Sedeften tespihi tabancasının kabzasına bağlıydı. Bir gün Esat Sezai Cemiloğlu’nun babası Mustafa Cemiloğlu, değerli misafiri Bediüzzaman’a çok pahalı bir takım şal ve şapık denilen bir elbise hediye eder. Israr sonucu Bediüzzaman da bu hediyeyi kabul eder. Birkaç gün sonra biri kapıyı çalar; Bediüzzaman Hazretleri, hizmetçiye: “Bak bakalım kapıyı çalan kimdir?” Hizmetçi: “Eski elbise isteyen bir fakir.” der. Bediüzzaman, Mustafa Cemiloğlu’nun ona hediye ettiği şal ve şapık denen elbiseyi, hizmetçiye vererek “Fakire ver!” der. Bediüzzaman Hazretleri, daha sonra Mustafa Cemiloğlu’na, “Senin hediyeni aldım, kabul ettim ve hayrına bir fakire verdim.” diyerek ömrü boyunca hediye kabul etmeme hususundaki hassasiyetini burada da gösterir.

Esat Cemiloğlu küçük yaşlarda annesini kaybettiğinden babası tarafından çok sevilen ve şefkat gösterilen bir çocuktu. Esat üç erkek kardeşin en küçüğüdür. Okul çağı gelince Burhan-ı Terakki İlkokulu’na gider ve bu okuldan mezun olduktan sonra Muallim Mektebi ile Sultanisi Diyarbakır Lisesine devam eder. Daha sonra İstanbul Erkek Lisesi’ne devam eder. Bu okuldan mezun olunca Yükseköğrenim için Fransa’ya gider ve Mon Pierre’de eğitim görür. Fransa’da Mont Perrie Ziraat Yüksek Mühendisliği’ni bitirdikten sonra memlekete döner.

1959 yılında Mehmet Kayalar Dicle Nehri kenarında Fis kayası mevkiinde iki katlı bir dershane inşa eder. Dershanenin ikinci katına ailesini taşır. Birinci katını ise dershane olarak tahsis eder. Dershane şehir dışında olduğundan bütün çabalara rağmen yol, su ve elektrik problemi bir türlü çözülemez. Bediüzzaman Hazretleri bu problemi haber alınca Diyarbakır belediye başkan vekilliği yapan Esat Cemiloğlu’nun oğlu Felat Cemiloğlu’na “Burası benim dershanemdir. Yol, su ve elektriğini yapıver.” diye bir haber gönderir. Felat Cemiloğlu haberi duyduğu an oturduğu yerden ayağa kalkarak “Emrin başım üstüne!” diyerek dershanenin olduğu yere, Mehmet Kayalar’ın kaldığı dershaneye gider. Ona “Buranın yol, su, elektriğini yapacağım.” der ve çok kısa süre içinde dershanenin yol, su ve elektrik problemini çözer.

Esad Cemiloğlu 1930 yılında ziraat mühendisliği diplomasını alınca Türkiye’ye döner. Çok erken yaşlarda başlayan boks merakı Fransa’da da devam etmişti. Yurda döndükten sonra Ankara’da boks ile ilgili çalışmaları başlatan ilk kişilerden biri olur. Ankara’dan sonra Nazilli Pamuk Islah İstasyonu’nda pamuk uzmanı olarak bir müddet çalışır. Sonra Tekirdağ, Bolu, Manisa, Afyon ve İzmir Teknik Ziraat Müdürlükleri’nde görev yapar. 1951 yılında görevinden ayrıldıktan sonra Diyarbakır’a döner ve ziraat işleri ile uğraşır. Hayatı boyunca şiir, boks ve mesleğiyle (ziraat mühendisliği) ile ilgisi devam etmiştir.

Esat Sezai Cemiloğlu bir röportajında “Bu yaşındayım hâlâ Bediüzzaman Hazretleri’nin bana öğretti duâyı okumaktayım. Hayatım boyunca başıma birçok olay geldi. Kanaatim odur ki başıma gelen bunca hadiseden sonra yaşıyorsam ve hayatta kaldıysam; Üstadın bana öğrettiği o duâ bereketiyle yaşıyorum ve hayattayım.” der.

Esat Cemiloğlu 1904 yılında Diyarbakır’da doğmuş. 1980 yılında Diyarbakır’da vefat etmiştir. Hayatının son anına kadar Bediüzzaman’ın ona öğrettiği duâya inanır ve bu duâyı ağzından hiç eksik etmeden yaşamıştır.

Kaynaklar: 

1- Mehmet Kayalar-İhsan Atasoy

2- https://www.yeniasya.com.tr/elif/bediuzzaman-diyarbakir-da_309654

Okunma Sayısı: 1456
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ihsan

    5.12.2021 10:53:44

    Allah razı olsun hocam

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı