Zübeyir Gündüzalp’in Ankara Üniversitesi’nde farklı zamanlarda, 1947–1950 yılları arasında verdiği iki tarihî konferansın metinlerini ihtiva eden mühim bir eserdir.
Bu konferanslar, yalnızca birer hitabe olmanın ötesinde, Risale-i Nur’un üniversite gençliğiyle ilk ciddi temaslarından biri olması bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır.
1950 yılında verilen konferans, Bediüzzaman Said Nursî’nin isteğiyle Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler isimli eserin sonuna eklenmiştir. Konferansın başına düşülen notta şu ifadeler yer almaktadır:
“Teşrin-i Sânî [Kasım] 1950’de Ankara Üniversitesi’nde profesör ve mebuslarımızın, Pakistanlı misafirlerimizin ve muhtelif fakültelerden talebelerin huzurunda, fakülte mescidinde gece yarısına kadar devam eden ve büyük alâka ile dinlenen bir konferanstır.”
1950 yılında verilen ikinci konferansa dair hatıraları Abdullah Yeğin şöyle aktarmaktadır: Zübeyir Gündüzalp, Ankara’ya geldikten sonra iman ve Risale-i Nur eksenli bir konferans metni hazırlamış, birkaç gün boyunca metin üzerinde çalışmıştır. Ardından, farklı fakültelerdeki talebeler vasıtasıyla konferans duyurulmuş, o dönemin şartları düşünüldüğünde büyük bir cesaret örneği sergilenmiştir. Konferans, Ziraat Fakültesi Camii’nde yatsı namazından sonra başlamış, gece bire kadar sürmüş ve dört yüzü aşkın katılımcıyla büyük bir ilgiye mazhar olmuştur. Dinleyiciler arasında bir milletvekili, Pakistan Konsolosluğu’ndan yetkililer ve akademisyenler de bulunmaktaydı. Abdullah Yeğin’in ifadesiyle cami tıklım tıklım dolmuş, büyük bir heyecan ve dikkatle konferans dinlenmiştir.

Konferans metni Bediüzzaman’ın eline ulaştığında, metni dikkatle okumuş ve Zübeyir Gündüzalp’e “Bu metni kim yazdı?” diye sormuştur. Zübeyir Gündüzalp’in “Ankaralı bir Nur talebesi yazdı” cevabı üzerine Bediüzzaman, “Hayır, hayır; bunu Risale-i Nur’un bir kurmayı yazmıştır” diyerek metnin kıymetini açıkça ifade etmiş ve külliyata dâhil edilmesini istemiştir.
Mustafa Sungur da bu süreci teyid ederek, Zübeyir Gündüzalp’in Konferans Risalesini zamanla tashih edip son şeklini verdiğini, Üstad’a okuduğunu ve Bediüzzaman’ın aynı takdir dolu ifadeleri kullandığını belirtmektedir.
Zübeyir Gündüzalp tarafından Ankara Üniversitesi’nde verilen bu konferansların metinleri, daha sonra Gençlik Rehberi ve Nur’un İlk Kapısı adlı eserlerin sonunda da yer almıştır. Gündüzalp, bu konferansla ilgili olarak, “Risale-i Nur’un dersiyle ve aziz ve kıymetli Üstadım Bediüzzaman’ın himmetiyle hazırlanabilen bu ifadelerim, Risale-i Nur hakkında tatlı ve zevkli bir sohbettir” diyerek metnin mahiyetini özetlemiştir.

Konferans eserini okuyan herhangi bir okuyucu, Risale-i Nur’un her satırında derin bir tefekkürle diğer eserlerden ayrılan yönlerini açıkça fark eder. Bir bütün olarak ele alındığında bu konferans, Risale-i Nur Külliyatı’nın kısa fakat yoğun bir özeti niteliğindedir. Risale-i Nur’u henüz tanımayan veya yeni okumaya başlayan bir kimse için bu eser, merak uyandırıcı bir kapı mahiyeti taşımakta ve okuyucuyu külliyata yönlendirmektedir.
En zor zamanlarda büyük bir cesaret göstererek bu konferansları hazırlayan ve sunan Zübeyir Gündüzalp’in, Bediüzzaman’dan ne derece etkilendiği ve ondan nasıl bir ders aldığı satır aralarında açıkça hissedilmektedir. Bediüzzaman’ın “Kâinata değişmem” dediği kahraman talebesinin bu konferansının Sözler kitabının sonuna eklenmesi, eserin değerini ve tarihî önemini bir kat daha arttırmaktadır.