"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Göğebakan mevkii ve hamd

MUHAMMED ŞEVİKER
04 Mayıs 2024, Cumartesi
İzmir yakınından başlayan Bozdağlar silsilesi doğu güneydoğu yönünde ilerleyerek bir sapanın iki bacağından birinin diğerine yaklaşması misali, Beydağ ve Kiraz dolaylarında Aydın dağları ile birleşir.

Bu dağlar geçilmesi çok zor olmayan sıralardır. Dolayısıyla Küçük Menderes ovasından Gediz ovasına geçmenin çeşitli yolları vardır.

İşte bu geçitlerden biri üzerinde yer alan küçük bir mahalleye bir yakınımın dostunun daveti üze-rine, kıvrıla kıvrıla ilerleyen dağ yollarında gittik.

Mekân Ödemiş’le Salihli arasındaki biri dağ boynunun ya da belinin güneye bakan tarafında yer alıyor. Çevredeki karaçamların varlığına bakılırsa burası 900 veya bin metre irtifada bir yöre.

Subatan dedikleri bir koyağı da barındıran yörede mısır ve fasulye tarlaları ile kiraz ve vişne bah-çeleri var.

Evin, geleneksel usullerle su bulmada usta olan sahibi, kendisi ile söyleşirken bana “buralara eskiden ‘Göğebakan’ denirdi,” diyor, “şimdi ise artezyenlerin çalıştırılması ile yağmur olsun ya da olmasın sulama yapabiliyoruz.”

Muhatabım belki tam olarak bunu demek istemedi ama ben onu dinledikten nice sonra şunu düşündüm: “Artık yağmur için göklere el açmamıza gerek yok. İstediğimiz zaman sulama yapabi-liyoruz.”

Oysa Rabb-i Rahîm tecellisi nihayetsiz olan Güzel isimlerine ayna etmek için beni sonsuz bir arzu, istek ve ihtiyaç ile yarattı. Dünyayı yutsa tok olmayacak, sonsuz saadeti isteyecek, rahatı talep edecek bir istidat, hazır bulunuşlulukla yarattı.

Beni bir iki ürünle, diyelim, arpa, buğday, çavdar ile yetinmeyecek bir arzu ve heves ve iştiha ile yarattı.

Bu suale bu isteğe cevap vererek kâinatı hazırlayan da O’dur.

Güneşi her türlü ihtiyacımızı pişiren bir lamba olarak göğün yüzüne takan O Mücîb’dir. Benim ihtiyaçlarıma cevap veren O’dur.

Rahmet yüklü bulutları rüzgârın emrine vererek binlerce kilometre taşıyan ve üstümüze bizi in-citmeyecek şekilde indiren O’dur. Yeraltı akiferlerini (su depoları) kıvrımlar, senklinaller içinde saklayan O’nun tedbiridir.

Artezyen için demiri ve sondajda kullanılan elmas gibi sert madenleri emrime boyun eğdiren O’nun keremidir.

Petrolü bir enerji kaynağı olarak var eden O’dur.

Keşifler ve icatlar olarak bildiğimiz gelişmeleri de, kullarının (farkında olsunlar ya da olmasınlar) dualarına, zorda kalma dillerine karşılık olarak sunan O keremdir.

Ta tekerleğin keşfinden, belki ilk insandan beri gelen yol açma birikimine de bir şükür ve teşekkür borcum var.

Yani, eskiden yalnızca yakın çevremdeki nimet tecellilerine bakarak dua etmekte olan ben, şimdi daha geniş ve külli bir şükür ile mükellefim.

Acizliğim, ihtiyacım genişledi, duam da o nispette genişlemek ve külliyet kazanmak zorunda.

Dolayısıyla daha geniş bir hamd ve şükürle yükümlüyüm.

Okunma Sayısı: 664
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı